BİLİYORSUNUZ her bilgi bir tesir taşımaktadır. Bu yüzden karşılaştığımız tesirlerin hangi bilgiyi taşıdığını anlamamız gerekiyor. Biz bir tesirdeki bilginin neleri içerdiğini veya o tesirle neden muhatap olduğumuzu hemen anlayamayız. Bu bilgiler hem çok, hem de alış kabiliyetimize göre oldukça karmaşık şekilde her yerden gelmektedir. Şimdi biz bir bilgiyi, ama var olan ya da olmakta olan bir bilgiyi nasıl alırız? Tesirde bilgi vardı, demek ki önce bir tesiri alacağız ve arkasındaki bilgiyi anlayacağız. Tesir almayan hiç kimse olamaz. Tesir nasıl alınır? Buna bir örnek vermeden önce buradaki tesirleri ışınımlar, anladığımız veya anlamak istediğimizi de bilgiler olarak düşünelim, aynı radyestezi medyomlarının yaptıkları gibi. Fakat burada, çatal çubuk veya sarkaç gibi âletler kullanmayacağız. Bir başkası sizin hareketlerinizi görüp, ne yaptığınızı anlayamayacağı için hiç çekinmeden her neredeyseniz deneyebilirsiniz. Bunun için çok rahat olmayan bir yerde veya sandalyede dik olarak oturun, arkaya dayanmayın. Vücudunuz bir tarafa kaymış olarak da durmasın. Oturduğunuz yerdeki dengenizi hafif dairelerle bulun.Tüm kasların gevşek mi, yoksa gergin mi olduğuna dikkat edin. Elleriniz kucağınızda kalabilir. Beden nasıl duruyorsa başınızı da aynı şekilde dengeleyin ve gevşek bırakın.
Daha iyi hissedebilmek için önce gözlerinizi kapatın, alışınca açabilirsiniz. Kafanızda değişik, konu dışı düşünceler taşımayın. Burada dikkati kendinize vereceksiniz. Radyestezide kullanılan sarkacın meydana getireceği hareketleri bedenle hissedeceksiniz. Gözleriniz kapalı olduğu hâlde bedenin titreşimini veya salınımmı izleyin. Beden kaya gibi sabit, kendinizi izler durumdayken zihnen bir soru sorun ve bu hareketlerin yönlerini tespit edin. Sebepsiz hiçbir hareket olmaz. Sonra olumsuz bir şey sorun veya kendinizi kararsız düşünceler içerisine sokun ve hareketleri içten gözleyin. Pozitif, negatif veya nötr düşüncelerin, yani kararsızlığın bedene yaptığı etkileri ve bedendeki hareketlerin konumlarını bulduktan sonra bir cisme bakarak veya elinize alarak ışınımları alır, analiz edebilirsiniz. Tanıdığınız birinin yüzünü gözünüzde canlandırabilir veya resmine bakarak nasıl olduğunu sorabilirsiniz. Çok uzaklarda da olsa o anki durumu hakkında az da olsa bir bilgi alacaksınız. Burada zihin neyle meşgulse beden de onun özelliğinin etkisi altında kalacaktır. Bu ancak, dikkatin geliştirilmesi ve duyarlılığın artışıyla daha iyi fark edilecektir. Kalp çarpıntısının verdiği titreşimin dışında bedenin etrafında anafor gibi dönen, üzerimize çektiğimiz süptil etkileri karıştırmamak gerekir. Tesadüf yoktur.
Muharrem GÖK
18 TEMMUZ 1995