YETENEKLER NEREDE SAKLI ?
Bu gezegende bu hayatımızda adaletsiz görünen bir yaşam şeklini zaman, daha sonra adaletli hale getirmektedir. Yani daha sonra öyle bir anlayışa varıyoruz ki ‘demek en doğrusuydu ‘ diye idrak ediyoruz, yani anlıyoruz. Anlayış hayatı yaşadıktan çok sonra geliyor, ve bu tür bir anlayışın elde edilmesi oldukça uzun ve zor oluyor. Fakat bunu yani yaşadıklarımızın adaletli olup olmadığını hak edip etmediğimizi şu anki sıkıntılı halde veya anında görüp anlayamıyoruz. Genelde arzularımıza göre çalışıp çabalıyoruz. Yönetip yönlendirmemizde öyle. Kimimizin maddesel, kimimizin Ruhsal yöndeki isteğiyle. Eğer maddesel yöndeki çalışmaya gidişata yatay, Ruhsal yöndeki çalışmalara da dikey yönler olarak; ele alırsak ki bunların istikameti birbirine zıt değil sadece farklıdır, biz dikey yönlere , yollara farklı bir göz atacağız.
Çünkü Ruhsal yoldaki gelişim, ama bu doğrudan Ruhsal yoldur, bu yöndeki gelişim ilerleyiş hem zor hem şartsız hedefe ulaşmak açısından da en kestirme yoldur. Şimdi mesela bir çok Ruhsal yetenek vardır, durugörü, duruişiti gibi yetenekler de Ruhsal yeteneklerdir. Biz bunları çalışarak elde edebiliyoruz ancak, nadiren beraberimizde hazır geliyor yani doğuştan getiriyoruz yada yatkınız. Her halükarda bu yetenekleri kullanabilmek için bir gayret bir hazırlık gerekiyor, eğer kendiliğinden vuku bulmaz ise. Hiç kimse ömür boyu üçüncü gözüyle bakamıyor veya bütün gün uzaklardaki sesleri duyamıyor. Ancak bunlar gerektiği yer ve zamanlarda veya dediğimiz gibi kendiliğinden açılabilir veya kullanılabilir.
Şimdi geliştirilmiş, uyandırılmış bir ruhsal yetenek kullanılmadığı zaman nerededir? Yok mu oluyor veya kontağı kapatılan bir araca benzer bir şekilde mi bekliyor? Bunlara Ruhsal yetenek diyoruz, yani Ruha ait bir yetenek bunların sayısı çeşidi mahareti de sonsuzdur ve orada hiçbir şeyin stopu statiği olmuyor. Orada hiçbir şeyin önü arkası altı üstü yok. Eğer şu an bir bedeniniz varsa ki vardır, kendi öz varlığınızın bu yetenekler gibi bir çok yetenekleri açık, faal halde ve dünyanın her yerinden sizin haberiniz olmadan haberdar olabiliyor demektir. Yani görüyor, işitiyor, hissediyor, etkileniyor ve biz bunlardan tamamen habersiziz. Yani biz, öz varlığımızın şu kısık şuurlu kısım tarafında habersiz olarak uykuda olan tarafız. Hal böyleyken bu Ruhsal yetenekleri bedenli halde ara sıra kullanarak ta uyanmaya çalışıyoruz. Uyanan kişi her şeye küresel bakar. Küresel bakışların altında adaletsiz görünen bir yaşam şekli yoktur. Küresel bakışların merkezi girdapların merkezleri gibidir. En emin fakat rotadan çıkınca da en uzağa fırlamaya müsait. Değişim fırtınası kendisini herkese hissettirmiştir. Gayretle değil artık üstün gayretle çalışmanın vaktidir. Gerilim potansiyeldir hangi yön ve yolda kullanılacağı bize bırakılmıştır…
MUHARREM GÖK