Mum Konuşmalarından Notlar 01.06.2014
Dünyadaki tüm realiteler ve bu yolla öğrenilen tüm bilgiler, ruhsal alemden dünyaya verilen mesajlar, bulunan tüm icatlar, adına bilgi denilebilecek her şey ve buna yaşadıklarımız da dahil tek bir amaç için varlar ve hepsi de birer hazırlıktır. İnsan varlıkları yani öz varlıkları, insanların içinde bulunduğu realitelerden gerekli bilgileri toplayabilmek için hayatını ciddi olarak yaşaması gerekirdi ve bu bilgilerin de neye hizmet ettiğini insanın kendisinin bilmemesi gerekiyordu. Bu realite bilgilerinin neye hizmet ettiğini öğrenmekten alıkoyan bir sürü mekanizma, olaylar olarak hala yaşanmaktadır. Gerçeği öğrenmenin karşısına çıkıp engel gibi görünen bu olaylar;
1-) İçinde bulunduğu hayat şartları
2-) Arkadaş veya çevrenin ikna çabaları
3-) Hayatın sırlarını anlatmaya çalışan bilgilerle karşılaşmaması gibi bir sürü engel gibi görünen sebepler sıralanıp giderler.
Bu sebeplerin oluşmasını sağlayan şartlar, varlığın mevcut realite kanalıyla gerekli bilgileri tam olarak toplaması içindir. Ve bu realite bilgilerinin tümü daha büyük bilgiye çıkan hazırlık bilgileri idi. Varlıklar realite yoluyla aldıkları bilgileri tamamlamaya başladılar ve çoğu da tamamlamak üzereler. Herhangi bir realite içinde yaşayan bir insan bunu göremez. Onun hayat şekli yavaş yavaş değişir ve ancak o bu değişikliği fark eder fakat sonucu ve sebebini düşünmeye başlar. Bu hayatın görünmeyen kısmında meydana gelen olay ise onun öz varlığının realite yoluyla bilgi alma yönteminin değişmekte olduğudur. O insan varlığının bu hareketlerini izleyen ve annelik görevi yapan daha büyük varlıklar, bu değişimi çok önceden gördükleri için, o varlığın ihtiyaç duyacağı bilgiler de çok önceden vermişlerdir.
Mevcut realiteden bilgi almaya devam eden varlık için bu verilmiş bilgiler onlar için yeni ve farklı gelecek ya da anlamada zorluk çekilecektir. Bu çok doğal bir neticedir. Tüm realite yoluyla alınan bilgilerin neye hizmet ettiği bilgisi bugün ortaya çıkmış durumdadır. Ve onu da İlahi Nizam Ve Kainat adlı kitapta bulabilirsiniz.
not eden: Hatice İnan