KARMANIN DEĞİŞTİRİLMESİ - BEYAZ KARTAL - BÖLÜM 25

KARMANIN DEĞİŞTİRİLMESİ

“Pişman olmak karmayı değiştirir mi?” diye soracaksınız.

Yapılan hatayı fark etmek, yarı yarıya galip gelmektir, ancak geride suç işlediğiniz kimse vardır. İncinen bir ruha hizmet etmek doğal bir dürtü olacaktır.

Eğer birisini incitip üzülmüşseniz, siz merhamet dolusunuz demektir. “Çok üzgünüm kardeşim, yaralarını sarmama izin ver.” İşte bu şefkat dolu ifade, sizden, ısıtan ve teselli eden Tanrı’nın sevgisinin ve huzurun yayılmasını sağlar.

Şöyle bir soru gelebilir hemen: “eğer bedensel ıstırap ve hastalıklar karmanın sonucuysa, ruhsak şifa vererek, hastaların bu tür karmaları yenmesine yardım etmeye çalışmak doğru bir davranış mıdır?”

“Bu tür şifalarda hastanın oynamak zorunda olduğu rol nedir?”

Hastaya, iyi karmasından dolayı, beden ve ruhun kederinden kurtulmak için çok büyük bir fırsat verilmektedir.

Eğer insanlar akıllıysa, teklif edilen dersi öğrenmek bu olanağa cevap verir. Tanrı’ya, İsa’ya ulaşmayı arzu ettiği için karması temizlenir ve hasta karması değiştirilir. Bu yüzden iç varlıklardaki İsa, herkesi Tanrı’ya yükseltebilir.

Sizler çocukken, hiç kuşkusuz, kurtuluşa giden yolun İsa’yı sevmek olduğu ve İsa’nın sizi kurtaracağı öğretiliyordu. Ayrıca, dünyayı kurtarmak için kendisini kurban ettiğini, Tanrı’nın Oğlu olan İsa’nın, insanların ruhlarını temizlemek için dünyaya geldiği öğretiliyordu.

İsa, insanların ruhlarını nasıl kurtardı? Onların içinde sevgiyi ve sevgi gücünü yaratarak. Bu sevgi, insanlığın kurtarıcısı, herkesin kalbinde bulunan İsa’nın sevgisidir. Bu sevgi gülle sembolize edilmiştir.

Kötü karma sadece sevginin yokluğundan dolayı değil, aynı zamanda bilginin yokluğundan, bilgisizlikten dolayı da meydana gelir.

Bir varlık tecrübeyi kendisi yaşamazsa, sevginin değerini bilemez ve onu anlayamaz. Ancak tecrübeler aracılığıyla sevgi ve bilgeliğe ulaşabilir.

Bu yüzden beyaz gül saf ve suçsuz ruhu; kırmızı gül de, derin tecrübelerden geçip de sevginin anlamını öğrendikten sonraki bir insanın ruhunu temsil eder.

Bilgisizlik konusuna girdiğimiz zaman çok derin sulara girmiş oluruz. İnsanoğlu bencilliğin, açgözlülüğün yanlış bir şey olduğunu bilmeyecek kadar cahil değildir ama yine de bunları yapmaya devam eder. Böyle yaparak da kendisine ıstıraplar yaratır.

Bilerek yapılan bir kötülükle bilmeyerek yapılan arasında bir fark vardır, çünki ilkinde iç sesin inkârına gidilmiştir.

Merhamet ve affın arkasında varlığı bilgisizlikten ve karanlıktan kurtarma fikri yatar ve böylece o varlık yükselerek tanrı ile birleşmeyi arayabilir.

Anî dönüşmelerde ilâhi akış varlığı öylesine etkiler ki hizmet etmek, vermek için büyük bir istek oluşur.

İsa’nın, dünyanın günahlarını yüklendiği söylenir. Kurban ettiği yaşamıyla aslında insanlığın karmasını yüklenmiştir.

Bu tür değişime uğrayan bir varlık kendisinden daha geride olan kardeşlerinin karmasını bir bakıma yüklenir ama daha küçük bir ölçüde.

Bedenlenen bir varlık, arada sırada, fiziksel özürlülerin ya da hastalıkların yaşanması gereken bir aileye doğar. Çünki varlığın yapması gereken belirli görevleri vardır. Ona gösterilmesi gereken belirli olanaklar onu beklemektedir.

O varlık, gücüne göre, bir kurbanı bu tür bir hastalığa düşürebilir ya da düşürmeyebilir. Yenilmek zorunda değildir. Kendisini o kadar güçlendirebilir ki, dersini öğrenmek için, mutlaka o yolu takip etmek zorunda değildir.

Soya çekimi, kaçınılmaz bir kader olarak kabul edemeyiz, çünki her varlıkta, karmasını dengeleme yöntemini bir dereceye kadar belirleyecek güç vardır.

Bir çocuk, problemini birden fazla yoldan giderek çözebilir. İşte burada insanın özgür iradesi devreye girer ve kendi hayat plânını yönetebilir.

Karmanın hızlandırılıp hızlandırılamayacağını sorabilirsiniz! Elbette. Özellikle ruh uyandığı zaman. Çünki o zaman cennette kendisine Tanrı’nın bir görüntüsü gösterilir. Ve ruh bağırır, “Tanrı’ya ulaşmak istiyorum, oraya hemen erişmeliyim!” Cevap anında gelir: “Peki oğlum, ama önünde temizlemen gereken çok şey var.” Bedenlenme zamanı gelince de karma hızlandırılır.

Bu tür bir enkarnasyon diğer insanlara göre, bir dereceye kadar acı ve ıstırap dolu gözükebilir. Ancak o görüntüyü gören buna aldırmaz bile. Hedefe ancak bu şekilde ulaşacaklarını bildikleri için karmayı kabul ederler.

Bu yüzden bizler, başkalarının yaşamları hakkında önyargılarda bulunamayız. Bizim standartlarımıza göre rahat bir yaşam gibi gözüken şey, söz konusu ruh için zor bir enkarnasyon olabilir. Diğerlerine göre çok güç bir yaşam gibi gözüken de, o ruh varlığı tarafından ruhsal bir rahmetle, bütün tecrübeleri bir zevk hâline getiren sessizlikle yaşanır.

Bu konu, öğretimizin en can alıcı noktasıdır. İnsanlık dünyasal yaşamlarında sık sık zorlukla gerilir, ancak haça gerilmenin bir sonucu olarak içinde mis kokulu gül doğdurulur.

Mistik insanların da bildiği gibi, bu gül, sevginin kalbini, haça gerilen İsa’nın kalbini, tüm insanlar için çiçek açan, kurban edilmiş bir sevginin mucizesini sembolize eder.

Dünyadaki ıstırapları dehşetle seyrediyorsunuz, ancak geriye bakmıyorsunuz. Gülün tatlılığını ve mükemmelliğini insanlıktan saklar mıydınız?

Eğer Tanrı insanları ıstıraptan korusaydı, O ayrıca insana o ıstırabın sonucunu da yaşatmazdı. Ama hepiniz onun için mücadele ediyor, onun için yaşıyorsunuz ve hepiniz onun için yaratıldınız. Ki bu, İsa şuurunun elde edilmesinden doğan tarif edilemez bir mutluluktur.
Gülü dikeninden ayıramazsınız. Tekâmülün ilk aşamalarında gül, yavaş yavaş dikenler arasından çiçek açmalıdır. Daha ileride diken gülün içinde erir gider ve insandaki İsa şuuru ile İsa’daki insan tamamlanmış olur.

Bu yüzden sakin olmalısınız. Sempati ve sevginizi salıverin, ancak duygularınızın yanlış yerlere yerleşmesine izin vermeyin. Üzüntü içinde olanlara sevgi ve şefkat verirken, hiç unutmayın ki ıstırap, aydınlanmaya, insanın içindeki İsa şuurunun doğuşuna giden bir yoldur.

Istırap geçip gidecek, unutulacaktır. Ama ardında sonuç olarak ruhun içinde doğan şuur niteliği bırakacaktır.

Bu şuura, sevgi ve mutlulukla ulaşılabileceğini merak edebilirsiniz. Evet, muhtemelen. Ancak Tanrı insana özgür irade verdi ve insan özgürce seçti. Bu yüzden insan ıstıraplı yolu seçti.

Ancak bilgi ve sevgi dolu olan tanrı’dır. Tanrı insana yardım eder. Ona rahmet elini uzatır ve göklerdeki mutluluğa ıstıraplar aracılığıyla eriştirir.

Kardeşlerim, kalplerinizde barış hep daim olsun ve tanrı’nın Mutlak İyi olduğunu unutmayın.