İçimde bir susuzluk var!.. Bu susuzluk bir hasret, bir özleyiş, bir aşk, bir ateş oldu ve bu ateşin her alevi, sonsuz bir varlık denizi içinden bir yakarış, bir imdat isteme, bir teslimiyet halinde yükseldi… Bu sonsuz varlık denizinde dünyalar, alemler, kainatlar ve kainatlar… sonsuz kainatlar var!.. Bugün, yarın, gelecek bir gün, ebediyet… ve ebedi oluşun sonu gelmeyen ve gelmeyecek olan ebetleri var!..
Varlıklar, kudretler, kudretlerin kudretleri olan kudretler… ve gene kudretlerden daha kudretli kudretler var!..
İşte buraya gelince varlığım; büyük bir idrak alanından kanatlanarak, önümde perde perde açılan, bilinmeyen ve sırlarla dolu aydınlıkların, her birinde binlerce mana saklı ruh okşayan titreyişleri arasında yükseliyor. Ve ruhuma çarpan her titreşim, ondan kopardığı bir parçayı bütün bir varlık ve yokluk denizinin Tek Sahibi ve Yaratıcısı olan Tanrı yolunun kahraman yolcularına armağan ederken, bu armağanı diğer kudretli yükseliş vasıtalarının yanında, kendilerine küçük bir basamak yaparak, Rabb’e doğru yükselmek mutluluğuna eren sorumlu varlıkların sevinç ve mutluluk haykırışları, Allah’ın daha nurlu, daha aydınlık, daha tarifi imkansız güzellik, mutluluk ve görkemlerle dolu yollarının kapılarını ruhumda, sonsuz ufuklar arkasından gelen ufuklar halinde açmaktadır. Ve işte o zaman ben, Allah’a tam bir teslimiyeti ifade eden yaklaşma duygusunun; o anda yükseldiğini idrak ettiğim varlığımın küçüklüğünü ve hiçliğini bana duyuran tatlı kucağında kendimi kaybediyorum.
Ey bu sonsuz kainatları Yaratan!..
Ey bu ebede kadar oluşun sonu gelmeyen ebetlerini Var eden!...
Ve ey bütün bu zaman ve mekan sonsuzluklarıyla ve ebede kadar oluşun ebetleriyle boy ölçüşen varlıkların, kudretlerin ve bu kudretlerden daha üstün kudretli olan sonsuz kudretlerin Yaratıcısı Ulu Tanrım!.. Seni anlayamıyorum ve asla anlayamayacağım… Fakat senin ilahi ismin karşısında içimin yandığını duyarken, bu yangının zamanı ve mesafeleri aşan kızgın alevleri, avucunun içinde tuttuğu varlığımın her zerresini, doğrultusu, yeri ve yönü var olmayan, ama var olmayanı da var eden Sana doğru bir hasret, bir özleyiş, bir aşk, bir yakarış ve yalvarış halinde yükseltiyor… Allahım, onları lütfen kabul et.
Ey Ulu Sahip!.. Özlediğim kadar duyamadığım ve doyamadığım Varlığının ruhumdaki ateşi ile mutluyum… Ebedi olan bu ateşi, her an daha kızgın eyle ki, mutluluğum artsın ve son bulmasın!.. Ve sana olan ebedi aşkım, hasretim ve ebedi yakarışım ve imdat isteyişim; bütün beşeri kimliğini sonsuz bir ezelde terk ederek, sonsuz ebetlerin kucağında dinlenebilecek bir gücün eşiğine ulaşsın!..
Ey Allahım!.. Küçük varlığımı bir kainata bedel kılan Senin Mutlak Kudretin karşısında ben bir hiç oldum. Ve bu hiçliğimden duyduğum kutluluk, kainattan üstün mutluluklarla varlığımı doldurdu. Sana nasıl hamd edeyim? Ve bana bol bol verdiğin aralıksız bağışlarının yükseltici kollarında büyüyen varlığımın Sana olan şükranını, hangi aciz dilimle ifa eyleyeyim?..
Borcumu ödeyebilmek için değil, fakat emrinde olan bütün varlığımı ve hiçliğimi, Senin İradene, Senin İlahi Muradına teslim etmenin tükenmez hazlarını ve mutluluklarını biraz daha fazla soluyabilmek için, ebediyen yemin ettiğim bu teslimiyetimin artışı son bulmasın yarabbi.
Ey Büyük Tanrım!.. İçimdeki susuzluğun, hasretin, özleyişin, aşkın ve ateşin, kainatlar değerindeki mutluluklara beni ulaştırmasına yol açan bu ezeli ve ebedi teslimiyetimin bendeki idrakini lütfen arttır. Ve varlığımın ebediyeti boyunca ilahi emirlerinin uygulanmasına memur, bütün yarattığın varlıklara karşı faal, fedakar, özverili, şefkatli, merhametli, faziletli bir kulun olmak hususunda vermiş olduğum kararı destekleyici yardımları ve sebepleri yaratarak, beni küçük bir hizmetçin olmak kutluluğundan bir an ayırma.
Ey Yaradanım!.. Bütün varlıklara ve insanlara aynı derecede ihsan buyurduğun bu yüksek kaderi, onların da birer birer duyabilmeleri için kendilerine kudretler, yardımlar ve yardımcılar nasip et. Ve dünyanın ağarmayan karanlık gecelerinde, ilahi görkemin belki en küçük birer görüntü yeri olan kainatların, varlıkların ve kudretlerin coşkun seller halindeki nurlarından habersizce, dalmış bulunduğu derin gaflet uykusundan beşeriyeti uyandırmaya gücü yeten, yüksek varlıklarını lütfen vazifelendir ve insanlara er geç kaderleri olan bu büyük mutluluğu bir an evvel duymak kutluluğunu bağışla. Sana yalvarırım Allahım.
BEDRİ RUHSELMAN