Albert PAUCHARD - RUHSAL ALEMİN SONSUZ İMKÂNLARI - BÖLÜM11

http://www.dunyaana.com/images/flower22.jpgASTRAL METEORLAR

İyi akşamlar dostlarım. Dünyada yağmur yağar, rüzgar eser. Ama, bizim kötü havaları bilmediğimizi düşünmeyin.

Tabii ki olağan iklim şartlarından bahsetmiyorum. İyi ve kötü ruhsal dönemlerden bahsediyorum.

Örneğin, bir topluluğun içinde herhangi bir konuya karşı büyük ilgi duyan birisi olabilir. Zira, burada da dünyada olduğu gibi toplanılır, bir araya gelinir. Topluluk, bu alemde de onu oluşturan bireyler kadar ilginç, önemli değildir. Basınç çok yükseldiğinde, atmosferimizde elektrik boşalmaları ile birlikte şiddetli bir fırtınaya benzeyen olaylar cereyan ediyor. Hemen hemen atmosferlik olan bu durum, sıradan bir bireyin ruh halinde de görülebilir. Özellikle ahlaki çöküntü durumunda. Benim olayımdaki « karanlık ve ağır bulutları» hatırlayın.

Buradaki kötü havayla dünyadaki kötü hava arasındaki tek, ama önemli fark; bizim boyun eğmek zorunda olmayışımızdır. Nedenleri ve özelliği bilinir bilinmez havaya hakim olunur. Sanırım bu içinizi rahat ettirecek. Mesela, zorlu bir yağmur altında, kalabalığın ortasında bulunulabilir. Bununla birlikte kendi kendine tamamiyle sakin bir ortam yaratılabilir.

Burada şuur hali her şeyden üstün ve önemlidir.

Siz benim AURA’ları görüp görmediğimi soruyorsunuz.

Bu, çoğu zaman dikkate bağlı bir şeydir. Ben edinilmiş bir alışkanlıkla, hemen her zaman gözlerin içine bakarım. AURA’yı düşünür düşünmez, dikkatimi bu nokta üstüne sınırlarım. Ve onu algılarım.

Zaten siz de, eğer dikkatinizi onlara vermezseniz açık olan şeyleri bile göremezsiniz.

Sonra, kişinin ruhsal durumu söz konusu. Birlikte yaptıkları yolculuk konusunda iki kişinin yazdıklarını karşılaştırın, farkı göreceksiniz. Sübjektif hayat burada dünyada olduğundan daha yoğundur. Ve düşüncenin itmesiyle dış şartlar çok daha çabuk ortaya çıkarlar.

Burada insandan tümüyle bağımsız bir alem vardır. Ruhları sakin ve mutlulukla dolu olanlar bu alemi görürler. Bu alem olağanüstü güzelliktedir. Onun bir tasvirini yapmak konu dışındadır. Zira sizin zihniniz her şeyi ancak dünyevi güzelliklere indirger. Açıklaması güç dördüncü buut’u unutmayın!

Bunu anlayabilmek için belli bir zaman burada yaşamış olmak ve belli bir gelişme düzeyine ulaşmış olmak gerekir.

NÜKTE ANLARI

Evet, yine ben. Sizi şaşırttım değil mi?... Şu anda, radyatörün yanında sandalyeye oturmuş olarak, sizinle beraberim. Ama, biraz belli belirsiz. Dün size gündüzki ruhsal sıkıntınızın nedenini açıklamayı denedim. Bunun sebebi, sizin de çok iyi bildiğiniz psişik otomatizmada bulunur. Süreç hiç de hoş değildir ama yararlıdır. Bu anlamda dünyada yapmış olduklarınızı burada yapmak zorunda değilsiniz. Eğer ruhunuzdaki sükunet ve ahenk dış ilişkilerden alt üst olmuşsa, dikkat edin, zira eleştirmek ya da kınamak size hiçbir şey kazandırmayacaktır. Bunun, bulunduğunuz yerde arınmanızla uğraşmanız için size verilmiş bir elverişlilik olduğunu söyleyin.

Sizi iç düzeltmenin ve ıslahın kimi noktalarına vardırmak amacıyla herhangi birinin yaptığı bir iştir. Fakat ne olursa olsun, evrenin tüm güçleri iyi ve doğrunun peşinden koşan bir ruhun yanındadır. Ve elverişlilikler onun yoluna konur.

Bu gerçeği bilmek tecrübeyi kısaltır. Bu elverişliliği size veren sevgidir, kötü niyetli zatiyetler değil.

Uyumsuzluk anlarında hissettiğiniz duygular « bu defa ne yapacağınızı görmek için» Görünmeyen Alem’de izleniyor. Ve tekrar başarısızlığa uğradığınızda sizi düş kırıklığıyla, fakat cesaretini kaybetmeden izleyen « birisi»; « bu defa da olmadı, ama her şeye rağmen sonunda başaracağız » der, kendi kendine. Ve bu izlenim tamamiyle doğrudur.

Abyssinie’de ( *) neler oluyor? Haksız bir savaş olduğunu biliyorum. Ancak, bana dünyada olup bitenlere karışmamam öğütlendi. Astral aleme gönderilen ruhları karşılamak konusuna gelince; şu anda benim bölümüm değil. Şimdi hazırlanıyorum. Bu, şuurun gelişme sürecidir. Benim gelişme tarzım, şuurun genişlemesiyle gerçekleşen bir tarzdır. Burada Tanrı’nın « Elleri», « Başı» ve O’nun « Kalbi» olan kimseler var. Ben sonuncularındanım. Bunu daha sonra yeniden konuşuruz. Bu eşyayı söylemenin bir tarzıdır sadece. Zira, « kalp olmak» aynı zamanda, belli ölçüler içinde, « baş» ve « el» olmayı engellemez.

Şu anda müthiş bir dalış yaptım içime. Sizinle yaptığım şeyler az çaba gerektiriyor. Zira sizinle büyük bir bağım var. Birlikte gerçekleştirmeye çalıştığımız şeyler; eski işimin devamından başka bir şey değildir.

__________________
( *)   Abyssinie : Okyanusların en derin yeri; burada Dünya.

HAYALET – BEN

Size daha önce söylediklerimi -ama sanırım istediğim gibi yapamadım-tekrarlamak istiyorum: Benim tecrübemde Arınmayeri’ne ilişkin anlar, düzenli bir şekilde birbirini izlemiyor. Gidiyorlar ve geliyorlar. Burada da dünyada olduğu gibi, iyi ve kötü onların kendine özgü dönemleri vardır. Bazı kişilerde bu çabucak birbirini izler, kimilerinde de az çok aralık vardır. Her olay bireyseldir.

Fakat esas her zaman tek ve aynıdır:  Hataların, yapanlar tarafından kabul edilmesi, tanınması ve görülmüş olması gerekir. Tecrübelerin büründüğü sembolik şekiller tabiatının özünde olan şeylerdir. Burada onların dünyada algılanmasını sağlayan organın olmadığı görülür.

Şimdiye kadar size orta halli insanlığa ait örneklerden bahsettim. Çok kaba, nezaketsiz tiplerle biraz başka türlü cereyan ediyor, bu örnekler. Daha önce onların konusunda yeterince okudunuz.

Yüksek bir kültür ve duygu seviyesine ulaşmış kişilere gelince, onların da zor anları vardır.

Çok zeki ve kültürlü bir adamla karşılaştım: Sevimlilikleri ve sevimsizlikleri vardı. Dünyadayken, hiçbir zaman kendi kendine; bunun sebebinin tamamiyle subjektif olamayacağını sormadı. Onun gözünde, hata her zaman karşısındakindeydi!

« Arınmayeri’nden» beraberce konuştuğumuz bir anda, gözünün önünden hiç gitmeyen an’ın, dünyayı algılamasını tamamiyle engelleyen kalın bir sis bulutunun içinden geçtiği an, olduğunu kendisi söyledi bana.

Ona, bu dayanılmaz durum hiç sona ermeyecekmiş gibi gelmişti.

Etrafını çeviren sis bulutu tuhaf bir özellikteydi. Ayna olmuştu.

Başlangıçta anlayamamıştı. Önünde kımıldayan bir görüntü vardı, bunun bir zamanlar iğrendiği birinin fantomu olduğunu sandı. Başka taraflara bakmak istiyordu. Fakat boşuna. Bakışlarını çevirdiği her yanda hala onu görüyordu.

Gözlerini kapamayı denedi. Fakat onu her an görüyordu! Bir zaman sonra görüntü değişti. Sevmediği eski tanıdıklarından birinin görüntüsüydü. Bu defa, bir tür görüntü oyununa benzeyen bu olay defalarca tekrarlandı…Vaktiyle tüylerini diken diken eden, canını sıkan insanlar sırayla, birbirinin peşine ortaya çıkıp kayboluyorlardı.

Bir tür sınamaydı,  dedi bana, ifadelerin ötesinde tatsız bir sınama.

Sonunda kızgın bir şekilde rehber varlığını yardıma çağırdı.

Biraz sonra babacan bir sesin ona:

-İyi bak evladım! Kendi görüntünü bir başkasına yansıtmayı ve onu ayıplamayı, eleştirmeyi bırak… İyi bak, bu fantomlar kimindir, dediğini duydu.

- O zaman dikkatle baktım, dedi bana. Tüm bu şekiller altında kendimi tanıdım, gördüm. Bunlar, size bahsettiğim insanlara karşı olan davranışların sonucu ortaya çıkmışlardı.

Rehber varlığa yönelerek sordu:

- Ama başkalarında gördüğüm hatalarda hani gerçek payı yoktu?

Ses cevap verdi:

- Gerçek payları vardı… Ancak, bu onları ilgilendiriyor. Sana gelince, senin işin seninle ilgili olandır: Yani bu insanlar karşısında hissettiğin izlenimlere gösterdiğin davranış tarzı sübjektif – davranış tarzıdır.

Orada, dünyada tasarlanan örnek, bu alemde önemsiz, üstünde durulmaya değmez. Bu olaylar önemsiz gibidirler; kitaplar bunlardan az bahseder ya da hiç bahsetmez. Ancak, burada bir kere daha olaylar bilinmelidir ve çoğu çok şaşırtıcıdırlar!

Şunu her zaman göz önünde bulundurun ki, tüm bu işlerde cezalandırıcı bir yan yoktur. Sadece, doğal olduğu kadar kaçınılmaz olan sonuçlar söz konusudur. Bunlar kendi eksikliklerini tanıma ve onların üstesinden gelmenin tek etkili ve doğru yolunu oluştururlar.

Bir ruh iyi niyetli ve anlamak için samimiyetle arzu duyuyorsa, çok çabuk sınanmadan geçirilir. Bunun, daha dünyadan itibaren açıkça görmeyi gerçekten istemekle yapılmış olduğunu ekleyeceğim.

Umarım bunu okuyanlar kendilerine görüşlerinin arındırılması sürecinde bulunacak bir şeyler bulacaklardır.