SÜREKLİ VE DARBELİ TESİRLER

http://www.dunyaana.com/images/muharrem%20gk%201990s.jpgTesirler için ;   Tesirler sizin hayat kaynağınızdır  ‘ deniyor. Demek, tekamül için elzem ve her an gerekli olan bu hayat kaynağından sürekli beslenmemiz gerekiyor. Tesirin kaynağı ruh olduğuna göre, demek ki hayatın kaynağı da ruh olur.

Tesir ruhtan çıkıyor ve bizi besleyerek bir hayat doğuruyor. Tesir nedir, nasıl çıkar, nasıl gider ve döner, genel özellikleri hakkında yeteri derecede yazılı bilgiler mevcut olduğu için kısa kesmek amacıyla burada pek yer vermiyorum. İdrak sahamıza girsin veya girmesin sonsuz sayıda, çeşitte ve yoğunlukta tesirler var ve sürekli akış halindedir. Tesirlerin kalitesini, yoğunluğunu ve yayılımını ayarlayan, iniş ve çıkışlar, ruhsal ağ veya kademeler dediğimiz çeviriciler sayesinde güç ve direnç bakımından alış kabiliyet ve sahamıza göre ayarlamışlardır.

Büyük planlarla, organizasyonlarla yada tesir ağ veya şebekeleriyle uyum kanununa uymadan doğrudan temas pestilimizi çıkartır. Halbuki bu yol hayatın kaynağına doğru gider. Çok çeşitli ve çok fazla sayıda tesirler altındayız. Kademeli bir şekilde inen kontrollü tesirler, helozonik bir şekilde gelip çarpan uzaysal tesirler, yönümüzü sağa veya sola döndürdüğümüz de maddenin ışımasıyla yansıyıp gelmiş hazır duran formsal  tesirler, devre sonunun özel veya darbeli tesirleri gibi tesirler. Elbet bunlar bizde birer kıpırtı meydana getirecektir.   Aynen,  bir karınca yuvasına hohladığımız zaman orada meydana gelen koşuşturmacalar gibi hareketliliği sağlarlar ve nefesteki enerji bittiği zamanda biter.

Yüksek frekanslı elektromanyetik dalgalar da ışıma tarzındadır, ışık gibi yayılır, köşe dönemez.  . Fakat, hız ve yapı olarak bahsettiğimiz tesirlerin özelliğine ve karakterine sahip değildir ve kıyas da edilemez. Zira elektro dan çıkmış herhangi bir enerji ile temas, fikir, duygu veya bir mana vermez ve taşımaz. Darbeli tesirlerden kasıt, zaman zaman muhatap olduğumuz değiştirici, aksatıcı, ayırıcı, endişe uyandıran düşündürücü tesirlerdir. Sürekli tesirlerden kasıt, an be an kesilmeyen, bedenimizi hayatta tutan, Ruh’tan, iç varlığımızdan,  iç kendimizden akıp gelen sabit tesirlerdir. Isı’da hayat kaynağıdır. Bedenlerimiz bir transformatör vazifesi gibi vazife de yaptığı için ruhsal enerjinin stabilize olmasıyla birlikte sabit bir ısıda kalmıştır. Fakat onun da fazlası yakıcıdır. Bu nedenle hiç kimse hikmet taşıyan darbeli tesirlere muhatap olamadan öbür dünyaya göçeceğim diye de bir endişesi olmamalıdır. İstihbarat dünyaya ait bir hadisedir, öbür tarafta giz, sır olamaz ki…! Bedeni yaşatan sürekli tesirler de sonsuza dek sürmez. Halbuki, beden maddesi persipiri maddesinin ahenk ve yapısına ulaşmış olsaydı hepimiz bir fizik bedenli olarak ölümsüz olurduk. Bu nedenle sık sık kopmalar olmakta fakat madde sürekli ve darbeli tesirler altında ve sayesinde bu yolda adım atarak ilerliyor. Sonsuz sayı ve şekilde iş ve  işçiler iş başında, tesirler gerçekten hayat kaynağıdır. Ne ölçüde muhatap olduğumuzu idrak etmek için sevgi ile yaklaşıp,  cezp ederek, almaya hazır olduğumuz zaman kıymetini de herhalde anlamış oluruz…

Muharrem Gök ( 1998 )