Flü, net olmayan,açık seçik belli olmayan nesne demektir. Planları ise, ilk etapta varlıkların bağlı oldukları küçük veya büyük topluluklar olarak düşünebiliriz. Ruhi planların yapılarını veya işleyiş mekanizmalarını anlayıp idrak etmekten çok uzağız, fakat, varlıkları tezahür ortamında belli olduğu için deney ve gözlemlerle flü’de olsa görünmeye başlamıştır. Dünyamız bir çok varlıkların fırını olmuştur ve bu görevi de hala devam etmektedir. Her an varlıklar gelmekte ve her an geri dönmektedir. Bu varlıklar ayrı ayrı planlara bağlı varlıklar olmasına rağmen bunun bilgisi dünya hayatında hep sır olarak kalmıştır. Kimi varlıklar birkaç gelişinde pişerken,kimisi de belki kırkıncıda yoğrulabilmektedir. Pişmek, yanıp tutuşmak değil olgunlaşmak manasındadır.
Şimdi, planlar olduğuna ve o planlara ait insanlar da dünyanın farklı yerlerine veya bir köşesine doğabildiklerine göre planlar arası bir derece, seviye, veya hiyerarşi ortaya çıkmaktadır.
Biyortimlerdeki hesaplı üç eğri çizgi bizim istek veya ihtiyaçlarımızın zamanını dikkate almadan nasıl etkilenebiliyorsa ve biz kendimizi ritmin zamanına ayarlamak zorunda kalabiliyorsak, planlar arası ritimlerde kendilerine bağlı oldukları insanları onların farkında olmaksızın öylece etkilemektedir. Ayrı ayrı planlara bağlı insanlar ayrı ayrı, aynı plana bağlı insanlar da benzer şekillerde etkilenmektedir.Ruhi planların idaresi veya yönetimi hakkında da açık bir söz söylemeye ne salahiyetimiz, ne de onu anlayabilecek bir kapasite de aklımız vardır. Zira, bizler aşağıdan yukarıya bakan muhtaç varlıklarız ve aşağıyı yani dünya hayatını çok iyi tetkik etmemiz gerekiyor, çünkü sayısız ve aldatıcı teferruatlar içinde yaşıyoruz. Planların flüleşmesi nedir? Planlara ait insanlar o planın temsilcisi olarak yeryüzünde bulunmamış olsalardı biz herhangi bir izlenim veya o varlıklardan bir haber alabilirmiydik? Elbette alamazdık. Bir insan kendi varlığı hakkında doğru bir anlayışa ve bilgiye ulaşması bağlı olduğu plan içinde, dünya için de çok çok büyük bir olaydır. Çünkü insan olmayan hiçbir varlık aslı hakkında en ufak bir bilgiye dahi sahip olamayacaktır, fakat boşuna yaşamıyorlar. Planların flüleşip kendini belli etmesi ne demektir veya böyle bir hal ve durum olduğu nereden ortaya çıkmaktadır? Elbette insanların artışı, duygu ve fikirlerin yakın oluşu, hızlı haber ağları sayesinde ortaya çıkmaktadır. Her türlü hadiseyi tek tek ve ayrı ayrı gözlem yapar ve hadiseye yakın sebepler bizi oyalarsa burnumuzun ucundakini dahi göremeyiz. Fakat, bu küçük dikkatlerin toptan bir gözlem ve değerlendirmesini yapabildiğimiz takdirde, varlıkların çok çeşitli planlara mensup oldukları sezilecektir. Belli belirsiz de olsa planlar ortaya çıkmakta fakat varlıklarda plan bilgisinin olmayışı kendi aralarında farklı yorumlara sebep olmakta ve birbirini üzmektedir. Karışık zihnin ürünü de karıştırır, yani herkes benim düşündüğüm gibi ya da benim inandığım gibi inansın demenin ardında hükmetme isteği vardır. Bu isteği motive eden tesirin arkasında gene bir plan var fakat varlık bunun farkında değil. Hangi plandan ne verilmişse yerinde ve zamanında verilmiştir. Bunları her ortama uyarlamanın insanın kendisini saf dışı edeceğini, yerine yenisinin verilebileceğini aklına bile getirememektedir. Çok farklı planlar ve o planlara bağlı farklı sayılarda varlıkların vazife yaptıklarını söylemiştik. Buradaki sayı plan içindeki ruh varlığı sayısı değil, insan sayısıdır. Özel bir tesir, planlara bağlı bütün varlıklarda farklı tepkiler doğurmaktadır. Yani plana bağlı yüz kişi varsa, yüz’ünün de hayat akışı benzer şekillerde etkilenmektedir. Tesir paylaşılıyor.Başka bir plana bağlı,o planın temsilcisi olan yeryüzün de bin kişi varsa ve ayrı ayrı olmasına ve birbirlerin tanımamasına rağmen bin’i de benzer şekillerde ve çok kısa bir zaman farkıyla hayattan sıkıntı veya ferahlık duyabilmektedir. Zaman farkı ise tesirin hızından değil ona muhatap olan varlıkların pratikteki yavaşlığından ileri gelmektedir. Bir diğer plana bağlı farklı kimseler de zamansız bir aksiyon içinde girebilmekte veya duyarsız kalabilmektedir.Dünya da planın ortaya çıkması görülmüş şey değildir ve çok büyük bir olaydır.Bu ne demektir biliyormusunuz? Gelen özel tesirlerin herkes tarafından alınıp kendi planının varlığını ve amacını idrak etmenin yolu açılacak demektir. Bu durumda özel tesirlere adapte olamayan varlıkların savrulması da normaldir. Şimdiye kadar bir insan dünya okulunu bitirip bağlı olduğu planına kavuşurken şimdiden sonra insanların bağlı oldukları planlar yeryüzüne inip yaşayan insanla kavuşacak demektir. Planların insanlarla kavuşması demek o planın yeryüzünde erimesi demektir. Planın erimesi demek, bugünkü yaşadığımız hayatın tamamen değişmesi ve ne kadar giz, sır, veya bilinmeyen varsa hepsinin su yüzüne çıkması demektir. Planların yeryüzüne inmesi veya erimesi, doğması manasında değil açık malümat olunması manasındadır. Bu nedenle her varlığa karşı sevgiyle saygıyla karşılık vermek veya karşılıksız hizmet etmek o gün değil bugün içindir. Bildirilen hesap gününde hiçbir alışveriş olamaz, yani siz kendinize ait olanı veya başkalarına ait olanı kendinize hediye edemezsiniz ki, başkalarına da hediye edemezsiniz, çünkü ne bir şey alacaksınız ne de bir şey vereceksiniz. İzlerseniz bu konuya farklı bir tesir ve bilgilerle devam edeceğiz. Hakkın rahmeti ayrıcalık tanımıyor.
Muharrem Gök ( 1998 )