İnsanların kendilerini sınırladıkları, ve büyük ölçüde kendilerini engelledikleri, yollardan bir tanesi de bazı şeylerin belli bir kaynaktan gelmesini beklemeleridir. Örneğin, eğer bir kişiye sevgi verirlerse, bunu o insandan geri beklerler. Eğer diğerine karşı naziklerse, karşılığında nezaket beklerler. Eğer böyle olmazsa da dünyanın adil olmadığını düşünerek kendilerini daha da geri çekerler.
Bunu daha çok açarak açıklamamıza izin veriniz. Eğer karşılığında bir şey almaya çok fazla odaklandıysanız siz bir beklenti, bir koşulla veriyorsunuzdur ki bu gerçekte eksiklik ve korku alanından vermeye çalışmaktır. Koşullu olarak veriyor veya seviyorsunuzdur ki bu size aradığınız koşulsuz sevgi veya desteği getiremez. Eğer eksiklik korkusuna veya cevaba odaklanırsanız durumu daha fazla eksiklik deneyimlemeye ayarlayacaksınızdır. Akışta olmaktansa olayları zorlamaya çalışıyorsunuzdur.
Geri dönüşümlerinizin sadece bir insandan veya bir yoldan gelmesini beklediğiniz zaman, siz aynı zamanda sonuçlarınızı da sınırlıyorsunuzdur. Eğer odağınızı önünüzdeki durum veya insanın ötesine genişletirseniz ne olur? Eğer evrenin her zaman size cevap vereceğini ve bunun sonsuz kaynaklardan geleceğini bilmenin güveniyle sadece verseydiniz veya sevmenin keyfinden dolayı sevseydiniz ne olurdu?
Genişlemiş bilince, size ve ortaya koyduğunuz her şeye cevap verenin evren olduğuna, ilerlediğinizde kendinize ortaya koyduğunuz sevgi ve takdirin karşılığını alacağınız yolu çok daha fazla açmış olursunuz. Sistemin çalışmasını ve her zaman ama her zaman adil ve makul olduğunu görmeye başlarsınız. Kısıtlamalarınızı ve beklentilerinizi bırakırsınız ve koşulsuz vermeye başlarsınız, vermenin keyfi için, sevmenin keyfi için, takdir etmenin keyfi için, ki bu ruhunuzun uzun zamandan beridir aradığı özgürlüktür. Başmelek Gabriel
Çev: Pınar Gelişir
http://trinityesoterics.com/2014/12/14/daily-message-sunday-december-14-2014/