TEZAHÜR KANUNLARI - DAVID SPANGLER - BÖLÜM 7 - YENİ TEZAHÜR KANUNLARI

Share

http://www.dunyaana.com/images/flo2.jpgLord of Civilization (Uygarlık Efendisi) olarak bilinen varlıktan, David Spangler aracılığı ile alınan mesaj. 9 Haziran 1971

Ben size, her insanın içinde var olan O'nun nuru ile aydınlanmış yeni bir kültür, yeni hayat ve şuurun doğumu için bir giriş kapısı olarak geliyorum. Ben bu zamanda, O'nun kudretinin ve O'nun sevgisinin meydana çıkıp kendini belli etmesi için yolu hazırlayan biri olarak duruyorum. Mantomu arzın üzerine serdim. İnsan ailesi içinde birçokları, içlerindeki canlı gerçeğin ortaya çıkması, serbestçe ifadelenmesi için şuurun ve eylemin, kültür ve yaratıcılığın kapılarını ardına kadar açıyorlar.

Bu vakte kadar merkez, ( Findhorn), burada yapılan işler ve onunla ilgili şuur düzeyleri bakımından tamamen yeterli olan belli düşünce ve inanç, eylem ve gösteri kalıpları içinde yol aldı. Fakat daha güçlü ve dinamik enerjiler, şuur ve derin görü yetenekleri, aranızda yer almaya başladıkça, bu merkezden akıp geçen güçler önceki anlayış kalıpları içinden gereğince iletilemez hale geldi. Hatta bu kalıplardan bazılarını benim harekete geçirmiş olmama rağmen bu böyle oldu. Çünkü onlar önemliydiler ve önemli kalmaya devam edecekler. Onlar, bu merkezde mevcut gelişme ve büyüme imkanlarına henüz ulaşamamış bulunan başka merkezler için önemli olacaklar. Fakat bu merkeze artık yeni ufukların açılması ve yeni öğretilerin verilmesi mutlaka gerekli. Aksi halde şuurlarınız, genişleme olanağı bulamayacakları bir noktaya geliyor.

Size vaat edilmiş her şey idrakinizin ve bildiğinizi ( anladığınızı) uygulamanın hemen yanı başında duruyor. Fakat onlar eğer sizin şuurunuzun doğru ve gerekli şekilde gelişmesine zararlı olacaklarsa, tezahür etmeyecekler ( yani hayatınıza girmeyecekler). Çünki şunu anlamanız lazım, geçen yıl siz hep birarada iken " Sınırsız Sevgi ve Bilgi”nin de sizlere söylemiş olduğu gibi, burada sahip bulunduğunuz her şey göz açıp kapayıncaya kadar değişebilir ve sizden alınıp götürülebilir, çünki bu önemli değildir. Önemli olan, sizin kendi içinizde bir grup olarak ve bireyler olarak yarattığınız şuur halidir. Her şey şuurdan çıkar ve eğer Yeni Çağ içinizde ise ve içinizde yaşıyorsa, onu kendi çevrenizde her zaman tezahür ettirebilirsiniz. Ama eğer bu merkezin maddi yönden büyüyüp gelişmesi onun şuur yönünden büyümesini geride bırakırsa, bu durum şuur büyümesini aksatacaktır ( şuur büyümesi duracaktır). Çünki kendinizi büyük ölçüde artan dış talepler ve genişleme ve çevreye ulaşma didinmeleri içinde bulacaksınız, hem yakın çevrenizle ilgili olarak fiziksel bakımdan, hem de yayınladığınız yazılarınızı başkalarına ulaştırma ve öğretme çabası bakımından uğraşacaksınız.

Anlayacaksınız ki okült kardeşlik öğretileri hiçbir suretle en son gerçekler değildir; fakat onlar, ruhun yeteneklerini öğrenmeleri için -ki esas olan budur- insanlığa ilahi fikir ve idealleri ulaştırmak için kullanılan vasıtaları temsil ederler. Bir sınıfta gerekli olan öğreti daha üst sınıflarda aşılmış olur. Ve eğer bir inisiyasyon kademesi için uygun olan disiplin daha üst kademedeki bir inisiye tarafından uygulanmaya devam edilirse, o kimse kendini daraltmış olacaktır. Bu gerçekten, bir tahta araba ile bir ata sahip iken kendisine modern bir tren verildiğinde, onu da aynı at ile götürmeye çalışmak gibi bir şeydir. Şuurun gücü, şuurun genişliği ile ( tezahür ettirilecek şuurun niteliği ile ) benzer olmalıdır.

Merkez, bir inisiyasyon sürecinden geçmektedir ve her bir üye de bu süreçten geçiyor. Bu süreç bu merkezin şuurunda değişim yaratacaktır ve onun kendi hakkındaki idrak, sezgi ve ilham kapsamını da değiştirecektir. Bu değişiklik fizik anlamından ziyade, insanın şu sırada gelişmekte olan şuuru ve arz üzerinde yeni bir uygarlığın belli edilmesi ve sağlamca yerleştirilmesi bakımındandır. Bu merkez O'nun bedeni olacaktır, olma yolundadır. O'nun ışığının önceden belli edilmiş hali ile değil, fakat şimdi olduğu hali ile. Bu merkez, geçmişin okült eğitim geleneklerini sürdüren bir merkez olmayacaktır; fakat O'nun yeni ışığının şuuru içinde yeni gelenekleri, yeni anlayışları geliştiren, destekleyen ve belli eden bir merkez olacaktır.

Mesajım sizi buna hazırlamak içindir, geleceğin inisiyasyonuna hazırlamak. Siz kendi üzerinize büyük güçleri ve enerjileri davet etmiş bulunduğunuza göre bu enerjileri kapsayabilmek için şuurunuzu yükseltmek zorundasınız. Çünki onlar geçmişin eylem kalıplarını desteklemeyecek ve devam ettirmeyeceklerdir. Doğaldır ki onlar, kendi büyüyen, genişleyen boyutlarına uygun düşecek biçimde, geliştirmeyi gözeteceklerdir. Önce verilmiş olan eğitim, büyük ölçüde, bireyi sizin yoğun ve karmaşık ortamınızda spiritüel prensipleri başarı ile uygulamaya alıştırabilmek içindi. O prensiple, daha büyük ışık, daha büyük uyum, daha büyük istikrar ortamı içinde, yani aslında Yeni Çağ ortamı içinde kullanılmak üzere verilmemiştir. Onlar bireyin, uyumlanmayı öğrenip uygulayabilmesi ve aynı zamanda bir yandan hala eski dünyanın baskıları ve kısıtlamaları altında yaşarken, bir yandan da tezahür kanunlarını sadece gerçek ihtiyaçlar için kullanma sorumluluğunu öğrenmesi içindi.

Aynı şey " zikir" süreci içinde ve tekrarlamalar suretiyle şuur altına okült telkinler yerleştirme konusunda da geçerlidir. Bu, eski negatif telkinlerin kargaşası ve bombardımanı altında kendi kimliklerini ardarda teyit etmek ( vurgulamak) ihtiyacında olan şuurlar için uygun bir metottur. Bu tür teyitler telkin süreçleri ve prensipleri, şuurların birlik haline gelmekte olduğu daha büyük enerjilerin iş başında olduğu ve Yeni Çağ'ın özünün doğmakta, meydana çıkmakta olduğu çevrelerde kullanılmak için değildir. Bu aslında birey üzerinde aksi tesir yapacaktır, çünki bireyi bir kuvvet ve stabilite kalıbı ( bir düşünce formu -Ç.N) üzerinde yeni enerjilerin gerektirdiğinden çok daha fazla bir şiddet ile odaklaşmaya sevk ettiğinden, onun için gerekli olan açık olma, açılma, serbestleşme ve böylece gelecek tesirleri alabilme imkanını daraltmaktadır.

Şuurunuz şimdi size gelen bu yeni enerjinin ve yeni dünyanın inisiyasyonundan geçerken, siz O'nunla, O'nun ruhu, O'nun ışığı ile bir olacaksınız. İhtiyacınız olan her şey sizindir o zaman. İhtiyacını duyduğunuz her şeyin odak noktası olduğunuz hakkındaki kesin ve şaşmaz bilginizle, siz onları kendinize çekeceksiniz. Bu süre içinde siz, bir tezahür tekniğinden bir diğerine geçe geçe, bir ara değişim süreci yaşayacaksınız, fakat bilin ki bu değişme geliyor. Geçmişte sizin için koyduğum prensipler, henüz eski dünyanın basıncı altında fonksiyon yapmakta olanlarınız için hala faydalıdır, fakat sizler burada yeni tezahür kalıplarını belli etme durumundasınız. Çünki çok büyük ve çok geniş bir varlıklar alemi ile birleşme yolundasınız ve bu alem tarafından size verilmekte olan fırsatlar vardır. Bu yeni tezahür kalıbı, kendini kaynaktan ayrı gören, dolayısıyla da bilgisi pasif olan şuurlarca başarı ile kullanılamaz. Bu yeni tezahür prensibi, bazı şeyleri tezahür ettirmek için herhangi zihinsel, duygusal veya bedensel gücü kullanan ama bu güçleri gerekli temelin üstüne oturtamamış bulunan kimse için işlersizdir ( iş görmez). O temel ise; bu tezahür kalıplarının gerçekleşeceği, zaten gerçekleşmiş olduğu hakkında ve dolayısıyla, onların varlığının getireceği sonucun rahatça beklenebileceği hakkında kesin ve sarsılmaz bilgi sahibi olmaktır.

Daha önce bildirdiğim tezahür kanunları istenilen bir formu manipüle etmek veya tezahür ettirmek için düşüncesizce ve şuursuzca kullanılabilir ve gerçekten orada mevcut olanı tezahür ettirebilir de; fakat çoğu zaman onu çok dar bir kanal içinde tezahür ettirebilir. O nedenle de devamlı olarak, her sefer küçük adımlar atarak ilerleyebileceği bir sürece kendini mahkum eder, oysa ki istedikleri büyük bir bolluktan korkmayacak ve öyle bir tehdit altında kalmayacak ya da o bolluğa yenik düşmeyecek kadar genişleyip büyüyünceye dek, o bolluk ona sel gibi akıtılmayacaktır. Belli şeyleri tezahür ettirmede kullanılan süre, eğer o şeyi zihinde canlandırmak ve sonra projekte etmek şeklinde ise, bu durum o süreç içinde meşgul edilen şuurun gelişmesine pek de yardımcı olmayacaktır. Çünki şuurunuz her ne kadar beşeri şartlar ile bağımlı, beşeri bağımlılıklar kademesinde fonksiyon yapıyor ise de ve daha yüksek tezahür kademesi belirsiz ve meçhul görünüyor ise de, gerçekte o bir bilgi bütünlüğü, güç ve irade bütünlüğü arz etmektedir ve onun karşısında zaman, mekan ve tüm kısıtlayıcı engeller kaybolur gider.

Yeninin şuuru içinde öyle bir noktaya varırsınız ki artık soru sormazsınız. Onun orada var olduğunu bilirsiniz. Ve o vardır, oradadır. Şuurunuz Tanrı ile yaratıcı iş birliğini gerçekleştirme, anın işini yapma ( hal içinde gerekeni yapma), size verilmiş ebediyet içindeki işinizi yapma üzerinde odaklaşmıştır. İçinizde olan Sevgili ile aranızda sevgi öylesine derin, öylesine dolgun, öylesine sonsuzdur ki, nasıl siz O'nun için yapmanız gerekeni, daha sizden istemeden hemen yapmaya hazır iseniz, O da sizin istemeden bütün ihtiyaçlarınızı, daha siz o ihtiyaçların farkına bile varmadan onları size verir.

Bilmeli ve anlamalısınız ki bu geçmişte de verilmiştir. Bir taraftan denilmiştir ki, " İsteyin, verilecektir; arayın, bulacaksınız; kapıyı vurun, açılacaktır."; fakat diğer taraftan da denilmiştir ki, " Tanrı ihtiyaçlarınızı sizden önce bilir, O'na güvenin." Bunlar iki farklı şuur kademesini, iki farklı eğitim seviyesini, iki farklı disiplin düzeyini, iki farklı imajinasyon aşamasını temsil etmektedir. İnsan formun, sınırlılığın, dakikliğin, enerjiyi, zamanı, şartları doğru kullanmanın kanunlarını öğrenmek, anmak ve onlara uymak zorundadır. Fakat aynı zamanda insan büyümeli genişlemeli ve öyle bir şuur seviyesine ulaşmalıdır ki orada o, O'nunla birdir ve bundan ötürü de ihtiyacını duyduğu her şeyin karşılığı bizzat kendidir. İşte bu şuur seviyesine varıldığında, önceden bildirmiş olduğum  tezahür ve pozitif düşünce kanunları artık uygulanabilir değildir, çünki onlar şuuru enerjinin manipulasyonu gibi okült işlemler ve ayrılık kavramları seviyesinde bağlayarak, orada kısıtlı tutmaya devam ederler. Şuur ise bu anlayış kademesini geride bırakmalıdır; şayet onu bekleyen daha büyük bir enerji, yönetim ve dinamizm kaynağı ile bağlantı kurmayı istiyorsa.

Size önünüzde bulunan yeniye ve daha büyük değişimlere girmekte olduğunuz söylendiğinde, bu söz bütün yönleri ve bütün içeriği ile birlikte dikkate alınmalıdır, hatta bu merkezin temellerine ve onun dayandığı her şeye varıncaya kadar. Çünki diyorum ki, ilerdeki günlerde varlığınızın ta köklerine kadar ve bütün bu merkezin maksat ve fonksiyonunun temellerine kadar götürüleceksiniz. Hiçbir şey yeniden değerlendirmenin, değişimin ve yeni gelişimin kapsamı dışında kalmayacak. Şuurlarınız şaşkınlıktan donup kalabilir, fakat eğer kanunları gerçek anlamı ile uygular ve size yapılan rehberliği izlersiniz. Sevgili’nin Hikmeti’ne tam bir itimat, birbirinize ve Yeninin süreçlerine tam bir güven içinde olursanız, siz hayra ulaşacak ve dünyanın hiçbir yerinde eşi olmayan bir merkez haline geleceksiniz ki, orada bütün kültürlere ve uygarlıklara kaynak olan gerçek insan, gerçek anlamı ile meydana çıkmış olacak.

Bu merkezin fizik bakımından gelişmesi için grubun, bu merkezin tezahür ettirmekte olduğu vizyonu tümü ile bilmesi ve size açıklanmış olan spesifik gelişme kalıplarının da farkında bulunması yerinde olur. Farkına varasınız diye eterik plana sizin için konulmuş olanlar sizin için birer atlama taşı olmuştur. Küçük aşamalar içinde gelişip büyümeniz gerekiyordu. Çünkü, şuurlarınız, sizin için önünüzde yatan imkanların yüceliğini kavrayabileceğiniz yeterli hazırlığa sahip değildi. İnsan kendi varlığına ait realitenin dolgunluğuna ve kendi tanrısal doğasının gerçeğine karşı sürekli çekingen ve uzak bir tavır içindedir. Bu nedenle size, eterik planda bulunan şeyler birer hedef gibi gösterildi, o yönde çalışasınız, topluluğunuzun grup dinamizmini harekete geçiresiniz, grup olarak düşünce birliği içinde bir araya gelesiniz ve bu merkezin fiziksel gelişimini tezahür ettiresiniz diye; fakat öyle zaman gelecek ki, siz bu eterik plandaki kalıpların geliştirici oldukları kadar kısıtlayıcı olduklarını da göreceksiniz. Onlar bu tür vizyonları hedef alarak üstünde çalışmaya ve o yönde antrenman kazanmaya ihtiyacı olan bir şuur seviyesi için geliştiricilerdir. Buna karşın onlar, O’nunla bir olmak üzere açılan ve böylece kendileri birer kaynak haline gelen şuurlar için kısıtlayıcıdırlar.

İşte bu daha üstün ve büyük kademe sizi bekliyor. Hiç şüphesiz ki o kademeye geçiş kapısını, içinde bulunduğunuz tekamül süreçlerinden geçerken kendiniz keşfetmek zorundasınızdır. Bunu gerçekleştirmeniz için size çok yardımlar yapılacak. Eterik planın çeşitli kademeleri vardır ve onlardan herhangi biri fizik realite kademesinde tezahür ettirilebilir.

Bütün bu yıllar boyunca şuurunuzun gelişmesi için sizlerle birlikte çalıştık. Bir noktadan itibaren artık bunun icaplarını kabul etmeniz ve bazı bakımlardan bugüne kadar göstermiş olduğunuzdan daha büyük bir inanç, daha büyük bir anlayış ve daha büyük bir itaat ve teslimiyete lüzum gösterecek olan bir şuur gelişmesine imkan vermeniz gerekecek.

Bir ilahi süreç her birinizin içinden yol bulmaya çalışarak sizdeki bütünlüğü, içinizdeki kozmik varlığı serbestçe salıvermeyi gözetiyor. Siz buna o kadar yakın bulunuyorsunuz ki, bize sadece sizi teşvik etmek ( yüreklendirmek) düşüyor; bütün yapabileceğimiz, bu değişim periyotlarına yaklaşırken sizi haberdar etmektir ki, siz o değişimlerle birlikte rahatça akabilesiniz. Burada bazı şuurların ise, eski prensipler uyarınca tezahür deneyimleri geçirmeye ihtiyaçları var.  Çünki öylece onlar Tanrı’nın sonsuz hazinesi ve birer yaratıcı olarak kendi güçleri ve sorumlulukları hakkında bir güven ve idrake ulaşsınlar diye.  Onlar bunu öğrendikleri zaman, ki bazıları şimdiden, hatta önceki hayatlarından bu yana öğrenmiş bulunuyorlar, o zaman o belli zikir ( mantra) ve tezahür şekilleri manasız ve gerçekten kısıtlayıcı, daraltıcı bir hal alacak. Böylece cemaat içinde bir ayrılık ( farklılık) baş gösterecek fakat  yeni kalıpların açılıp meydana çıkması ile herkes bir araya gelecek.

Buraya halen yürürlükte olan belli bazı kanunları izah etmeye çalışacağım. Tezahür etmesini istediğiniz bir imajı zihninizde tutup onu iyice tahayyül ettikten sonra, irade gücünüzü şuurla projekte ettiğinizde bu, etherde ( esirde) manyetik alan içinde bir iz, bir etki meydana getirir ve orada bir realite haline gelir. Siz bu işlemi yapıncaya kadar, o şimdi size tarif etmekte olduğum fonksiyon kademesinde henüz reel bir nitelik kazanmamış, bir “ realite” haline gelmemiştir. Sizin kendi projeksiyonunuzla ona verdiğiniz güç onu canlandırır. O zaman o, şekle bürünmek üzere her neye ihtiyacı varsa kendine çekmeye başlar. İşte bu merkezin tezahür gücü o kadar artar ki, bu konuda örneğin Peter gibi eğitim görmüş biri bu metodu kullandığında, o bu belli formu tezahür ettirilecek olan şeyi karşı konulmaz bir güç ile kendine geçer. Fakat gitgide daha çok fark edeceksiniz ki tezahür ettirilen form, total ihtiyaç ( bütünün hayrı) bakımından her zaman en yararlı olan değildir; ama belli ( spesifik, özel) bir ihtiyaç içinde pekala yararlı olabilir de. Yani böyle bir durumda tezahür eksik olmuştur; belli bir vizyonu gerçekleştirmiş fakat bütüne ilişkin vizyonu tezahür alanına çıkaramamıştır. Dolayısıyla da faydasız ve kısıtlayıcı bir nitelik sergileyecektir.

Kelimeler içinde çalışan, kelimelerle iş gören, şuurları henüz uyumlanmayı öğrenme çabası içinde olanlar kendi yaratıcı güçlerini tanımaları için öğretilen işte bu kanundur. Fakat bilmelisiniz ki bu, “ visualization” yani göz önünde bir imaj canlandırma, tasavvur etme ile ilgili kanunların altında yatan enerjiler varlıktan, o varlığın dışına ( çevresine) doğru akmaktadır ve çevrede oluşan tezahür güçlerinin aslında varlığın kontrolü altında bulunduğu anlamına gelir. Bu kontrolün iyi öğrenilmesi, anlaşılması, değerlendirilmesi ( öneminin fark edilmesi) gerekir. “ Manüpulatif” deyimini kullandığım zaman bunu negatiflik anlamına söylemiyorum.; belli formları meydana getirmek üzere, yaratıcı enerjilerin manipüle edilmesi  demek istiyorum. Bu yaratılış malzemesini yoğurup belli bir şekle sokmak üzere onun üzerinde bir işlemde bulunma sürecidir.

Şuurun bir üst oktavında faal olan Tezahür Kanunu’na gelince, burada birey ihtiyacı idrak eder ve o ihtiyacı karşılayacak faktörün de kendinde ve kendi çevresinde var olduğunu idrak eder. Bir imaj projekte etmez, bir şeyi göz önünde canlandırmaz fakat onun yerine, kendi içinde bir merkez oluşturur ve bilir ki, o belli ihtiyaç ve aslında bütün ihtiyaçlar, çevreden veya bütünden gereken yere, gereken şekilde, kusursuz biçimde ulaşmak üzere sevk edilecektir. Sonra bu ihtiyaç gerçekleştiğinde, sadece o değil fakat onunla bağlantılı birçok başka ihtiyaçlar da karşılanmış olacaktır. Bu ikisi arasındaki fark ince ve anlaşılması güç görünse de önemlidir.

Öncekinde, size lazım olanı yaradılışın içinden oyarak ve yontarak çıkartacaksınız. Sonrakinde ise, yaradılışın size doğal olarak sunduğu ve sizi daha çok tamamlayacak, daha bütünleştirecek olana kendinizi dirençsiz, kasıntısız, serbestçe açarsınız. Siz onu, meydana çıkması için çekersiniz. Siz onu, çıkmaya davet edersiniz. Siz içine enerjilerin akmak zorunda olduğu bir kalıp yaratacağınız yerde, o şuur, o kalıp, siz olursunuz. Ve uygun olan enerjiler size doğru akarlar, ve böylece siz öyle daha yüksek bir seviyeye erişirsiniz ki orada artık ihtiyaç diye bir şey yoktur ve her şey her zaman mükemmel şekilde yerli yerinde ve tamamdır.

Size şunu söyleyeyim; İnsanın ihtiyacı olan şeyi hemen anında tezahür ettirmesi, materyalizasyon olayında olduğu gibi, sanki hiç yoktan bir form gerçekleştirmesi, bu kanunların çok reel uygulanışıdır fakat bu ihtiyaç ve o ihtiyacın nasıl karşılanacağı hakkında, kendisine hiçbir endişe, ön yargı, her hangi bir kısıtlama empoze etmemiş bir şuura lüzum gösterir. Onun bilgisi ve inancı eksiksiz olmalıdır ki, bolluk ve bereketle tam anlamıyla özdeşleşebilsin. Eğer bu sizin şuurunuz için çok uzak bir hal olarak görünüyorsa, o zaman o imajın değişmesini ve gerçek ihtiyacınızın cevabını kendi içinizde tezahür ettirmeyi isteyin; bu ihtiyaç daha geniş bir idrak ihtiyacıdır. Ve şuurunuz değişim geçirirken, bu ihtiyacınız gerçekten cevaplandırılmaktadır.

Her biriniz geçmişin eğitimin disiplinlerinden, şayet onlar artık gelecekteki şartlar için gerekli güç ve enerjiyi size sağlamıyorlarsa, kendinizi kurtarmayı öğrenmelisiniz. Bu merkezde yalnızca inandıklarınızın ta temeline kadar inmeye ve bunun ötesindeki her şeyden sıyrılmaya hazır olun, öyle ki artık inandıklarınız arasında yanlış olduklarından korktuğunuz hiç bir şey kalmasın. Geçmişe tutunmayın, kendinizi kaosa terk etmeyin. Kaos korkudan, duygusal ve düşünsel reaksiyondan, direnç ve çatışmadan kaynaklanır. Sevgi ve itimadın, bilgi ve inancın olduğu yerde kaos yoktur, belki sadece formların inşası vardır. Her şeyde olduğu gibi, bu da sizin şuur haliniz ile ahenktar olarak gerçekleşecek ve böylece siz, sizin dayanabileceğinizden daha ağır bir yük altına hiçbir zaman konulmayacak ve böylece yeni bir güce doğru ilerleyeceksiniz; ne var ki şu andaki fizik şuurunuza göre size bu pek rahat görünmeyebilir.

Bütün yapmakta olduklarınızın ve bütün inanmış olduklarınızın ardında yatan esas prensipler aynıdır. Onlar ebedi gerçeklerdir. İnsanın Tanrı ile birliği ve bir olması bunun ritmine uyması gerekliliği; insanın kendi yaratıcı gücünün sorumluluğunu kabul etmesi, fakat aynı zamanda bunu şuur özgürlüğü ve şuur genişlemesi kapsamı içinde kabul etmesi gerekliliği gibi. Bütün bunlar hepsi aynı kalır, sadece bu prensipleri uygulamak üzere kullanacağınız formlar farklı olur. Sizden, eski olanı kaldırıp atmanız istenmeyecek, fakat yeniye hazır olmanız ve onunla birlikte yürümeniz istenecektir. Eskinin bu merkezdeki eğitim ve öğrenim yönünden yeri ve uygulama alanları olacaktır. Fakat, şu sırada herhangi bir noktada, yeniye gerçekten ulaşmış, yeniyi gerçekten elde etmiş, benimsemiş olduğunuzu zannetmeyin. Şuurlarınız hala geçmişin belli bazı kalıpları içinde fonksiyon yapmaktadır ki, bu uygun zamanlama, uygun ritm ve armoni içinde giderilmiş olacaktır. Yeni şekiller manzumesi ( dizisi) değildir. O sizin yücelen şuurunuzdan ve sizin gerçek insan halinizden çıkıp gelecek bir şeydir. O noktada siz artık yeni bir uygarlığı kurmadan edemezsiniz. O sizin henüz rüyasını bile görmediğiniz şekiller alacak; çünkü onlar sizin şimdiki şuurunuzda imkansız olan fakat ulaşmak üzere ilerlediğiniz şuur hali için çok önemli formlardır.
Şuurun daha üstün tezahür kanunları ancak, sorumluluğun şuurunda olduğunu bilen, “ bütün” ile kurban olmak, feda olmak için değil, fakat tamam olmak için bir olduğunu bilen; yaratıcı özgürlüğü üstlenebileceğini kendine ve Tanrı’ya gösterebilmiş olan kimselerin hizmetinde olacak. Ben size sadece içinde bulunduğunuz devrimin çapını ( vüsatini), onun insan şuurunu değiştirerek ulaştıracağı alanlar bakımından büyüklüğünü, yüceliğini eşsizliğini işaret etmek istiyorum. İnanıyorum ki sözlerim sizi o güçlendirilmiş uyanıklık halinde tutar ve böylece tatmin hali içine girmez, öğreniminizde tamam olduğunuzu zannetmezsiniz.

Tanrı bütün ihtiyaçlarımı sağlayacaktır, öyleyse ben sadece gönlümü açıp bekleyeceğim diyen bir kimse belki de hiçbir şey alamayacaktır. Çünki o belki de çok büyük kargaşa içindedir ve dıştan gelen baskı, etki ve telkin kalıplarının fazlasıyla kontrolü altında bulunmaktadır. Bu yüzden o ihtiyacını duyduğu her şeyin kaynağı olan, böylece de korkmasına gerek bırakmayan biliş yoğunluğuna kendi içinde ulaşamamaktadır. Halbuki o dinamik bir biliş halidir, öyle oluruna terk edilmiş bir belirsizlik hali değil. Öyleyse şuur kendini tek noktada toplamayı öğrenmelidir ve o bunu kabul ve tasdik ederek ve gözünde net olarak canlandırmak suretiyle yapabilir ve böylece sadece kendi ihtiyacı olanı ve tam olarak alma yeteneğini, sorumluluğunu öğrenir. Bunu bir kez öğrenince de, ona bol bol verilir, çünki insan ihtiyaçlarıyla sınırlı olmayacaktır.

İnsanın ihtiyaçları o sırada şuur halinin bir ürünü olduğundan ihtiyaçlarının gerçekte ne olabileceğini her zaman bilemez. Eğer siz belli bir alete ihtiyaç duyuyorsanız ve o aletin özelliklerini ve fiyatını, size önceden öğretmiş olduğum kanunlara uygun olarak açıkça belirtirseniz, siz hala geçmişin şuur hali içinde fonksiyon yapıyorsunuz demektir. Siz ondan daha fazlasını çekebilecek güçte olduğunuzu  veya ihtiyaçları cevaplandırmak üzere bilmediğiniz başka şeylerin de gelebileceğini belki bilmiyorsunuzdur. Bir kişi eğer kendi içinde sükunet ve dengesini kurmayı öğrenmiş olan bir şuura sahip ise, gelen bolluğu karşılayabilecek şekilde büyüyecek, gelişecektir. Gelen bolluktan sadece kendi ihtiyaç kavramına uygun olanı çekip almakla yetinmeyecektir. İşte bu, bütün bütüne farklı bir yaklaşımdır; fakat bunun içinde, Tanrı’nın bolluk ve bereketini kabul etmenin gerektirdiği icaplar da yatar. Siz bu deneyimleri kullanırken şimdi artık onların ne demek olduğunu fark etmeye, keşfetmeye başlayacaksınız; ve böylece değişimler geçireceksiniz. Belirsizlik içinde olan şuur açık seçik, dakik olmak üzere eğitilmelidir. Dış etkiye aşırı maruz kalmış olan şuurun kendinde merkezleşme eğitimine, onun aldıklarını doğru kullanma sorumluluğunu  öğrenmeye ihtiyacı vardır. O bunu öğrendiği ve serbest bırakıldığı  - çünki serbest bırakılmadıkça gelişemez- zaman artık farklı bir tezahür kanunları dizisi içinde, ( şuurun farklı bir seviyesine ilişkin tezahür kanunları içinde  - Ç.N.) gerçekte tüm yaratıcı gayret ve faaliyetler için hareket etmeye başlar.

Bu topluluk içinde bunu şuurla kavrayabilenler çıkacak ve bu merkez daha sonraki gelişmeleri ve değişmeleri geçirirken, onlar dengeyi ve istikrarı sağlayıcı bir çekirdeği oluşturacaklar.
Değişim bugün eşikte… Değişime şuurla hazırlanmış olmalısınız ve yeni idrak ve anlayışın girmesi için kapılar açık bulunmalı. Dengeyi korumak için kendinize yeterince güvenebilirsiniz. Bilgileriniz var sağduyunuz var. Kendinizden korkmayı, başkalarından korkmayı, başkalarındaki dengesizliklerden korkmayı terk ediniz ve itimadın yapıcı, olumlu değerini fark ediniz. Değişimin eşiğindesiniz fakat o tümü ile belli olmaya henüz başlamadı, fakat başlıyor. Başlangıçta da söylediğim gibi ben bir kapı, bir yol gibi geldim, zihinlerinizi gelecek ve olacak olanlara, sizi bekleyenlere hazırlamak için… Bu tamamlandığında –ki ne zaman tamamlanacağını söyleyemem- kendinizi bazı bakımdan daha farklı bir cemaat olarak bulacaksınız. Şimdi olduğundan daha güçlü, daha öze uyumlanmış ve daha Yeni Çağ topluluğu olarak; hiçbir şey kaybetmemiş ve yeni bir dünya kazanmış olacaksınız.

Uygarlık Efendisi olarak ben, görevimi iki şekilde yerine getiriyorum: Gerçekten her şeyin kaynağı olan çünki O’nunla bağlantı halkası teşkil eden Büyük Parlağa ( Kozmik Varlığa) yolu açıp hazırlamakla ve size yardımcı olmak veya açılıp gelişmemiz için sizi harekete geçirecek, size hız verecek belli bazı özel formları şuurlarınıza telkin etmek ve onları desteklemekle işimi sürdürmeme vasıta olan bu şuur hali özel ( kişisel) soruları cevaplandırmak üzere hazırlanmış değildir.

Ben ilerde sizi bekliyenleri işaret etmek üzere geldim, ta ki hazırlanmış olasınız ve sükunet içinde, gönül huzuru ile ona doğru gidebilesiniz. Yeni kapılar kendilerini daha açıkça belli edinceye kadar sadece sükunet ve barış hali içinde kalmaktan gayri bir şey yapmayın. Çünki o zaman, tutmanız gereken yolu daha berrak bir şekilde görebileceksiniz.

Bu zamanda küçük gruplarla çalışarak, onları hazırlayarak, onlarla birlikte çalışarak başlayın. Böylece anlasınlar ki korkulacak bir şey yoktur, sadece büyük bir sevinç ve sorumluluk duygusu vardır. Sorumluluk duygusu kuvvetlendirilmelidir fakat bu baskı ve zor kullanarak olmaz; sadece sezgi, görüş, anlayış ve kabul yoluyla olur. Bu insanların özgürlüklerini kısıtlayamazsınız. Onların özgürlükleri o tarzda ifadelendirilmelidir ki bu bütünü yüceltsin. Yeni Çağ’da Tanrı, insanların sürekli korktukları için daima reddettikleri özgürlüğü onlara sunuyor. Devirler boyunca O, insanlara bu özgürlüğü sundu ve insan büyüyerek zamanla O’nu kabule yaklaştı. Şimdi yeni bir fırsat var. Geçmişten, tüm yönleri ile, bağımsız olabilmeniz için… Rehbersiz bırakılmayacaksınız. Yol göstericiniz kendi içinizde, kazandığınız bilgeliktedir; kazandığınız sevgide, yüz yıllar hatta bin yıllar boyunca birikmiş deneyimlerinizin kazandığı dengelerdir. İçinizdeki mükemmelliği tasdik ederek ve tüm insanlığınızla bir olmaya sizi çağırarak, her birinizi kutsuyorum.

İşinizin ne olduğunu gitgide daha çok fark edeceksiniz ve yaşamlarınız bir hayli değişinceye kadar bu fark ediş böylece artmakta devam edecek. Sevincinizi sizlerle paylaşıyorum. Yaradan’ın vaatleri, geleceğe ait vizyonlar meydana çıktığında, ruhtan akıp gelen mükemmellik dışta belli edildiğinde, bunlar daima bir sevinç yaratır. Gelecek günlerde bunlar sizler için alelade bir şey haline gelecek ama içinde sevinci taşıyacak, çünki bunları hiçbir zaman “ nasılsa var” şeklinde değerlendirmeyeceksiniz. Aksine sizi çepeçevre saran tezahür mucizelerini daha büyük bir idrak içinde fark etmeye başlayacaksınız; bir tek otun büyümesinden, bir çocuğun doğumuna, size Güneş’ten yıldızlardan gelen ışığa kadar… Bunlar sizi kuşatan yaratılışın şeklidir. Hayır, bunlardan hiç birisini “ nasılsa var, öylesine el altında” tarzında düşünmeyeceksiniz. Bu, insan için zor olmuştur. Ama siz bunu doğal kabul edeceksiniz ve içinizdeki ilahi ritm ve armonilere kendinizi daha çok alıştıkça sizin için imkansız bir şey kalmayacaktır. Kusursuz bir sevincin şuurunda, yani kusursuz bir sevinç dünyasında yaşayacaksınız.

Çalışmalarınız, Yeni’yi meydana koymak için geçmişinizin ve kültürünüzün kitlesel düşünce formlarına ters düştüğü zaman, böyle bir muhalefet ile karşılaşıldığında, kendi ilahi kimliğinize, şuurunuza ve uyumlanma yeteneğinize sağlamca sarılmalısınız. Bunu yapmak için önce bir arınma sürecinden geçmeniz, kültürünüzün ve şuurunuzun üstüne birikmiş tortulardan, toplumunuzun şuurunun üstüne – tabir caizse- midye kabukları gibi yapışıp birikmiş yüklerden sıyrılmanız gerekir. Bunu yapabilmek,  müspet düşünce, zihnin kendini bilme gücü, ve meydana koymak istediği kalıbı tahayyül edebilme yeteneği ile şuuru tek noktada toplamayı gerektirir.

Böyle bir odaklaşmaya lüzum vardır. Modern toplumda insan şuuru, birçok telkin biçimleri ile bombardıman altındadır. Eğer kendi gerçeğinden, kendi şuurundan gelen telkinler ile kendi içinde güçlü değilse, o zaman yaratıcı bir kimliğe sahip olmaktan vazgeçer ve o, sadece toplumsal telkinlerin bir ürünü olup çıkar. Mevcut kalıpları aşıp çıkmak isteyenler için önceden olan öğretilerimi herhangi bir şekilde değiştirecek değilim. Fakat birçokları, hatta dış dünyada da, yüksek bir uyumlanma derecesine ulaşmış olanlar, özellikle gençler için o tarz disiplinlere ihtiyaç vardır. Burada, bu toplumda, siz gitgide daha sağlam, daha güvenli hale geldikçe ve gelişen şuurunuzun ileri doğru götüren hızı ve gücü ile gitgide daha çok donanmış durumunuz içinde sizin o tür bir disiplin formuna ihtiyacınız yoktur veya o ifade tarzına ihtiyacınız olmaz. Siz o disiplinden kazandığınızı kaybedecek değilsiniz, fakat o enerji şimdi daha başka ve daha özgür bir tarzda kanalize edilebilir ve ifadelendirilebilir.

Siz, kendi çevresi ile mücadele eden, didinen, korku içinde olan, ihtiyaç duygusu şeyleri çekip alma eğilimi taşınan bir şuur halini değil, fakat Sevgilisi ile bir olan ve ihtiyaçlarının cevabının bunda olduğunu bilen, kaynağın yokluğu ve yoksulluğundan önce kaynağın varlığını ve tükenmezliğini görmek anlamında, Tanrı’ya en önde yer veren bir şuur halini.

Sizin sergilediğiniz gibi böyle bir şuur insanlara çok reel görünecektir, şimdiden dünya yüzünde birçoklarına göründüğü gibi. Gerekli olan hepsi işte bundan ibarettir, bunun iş göreceği hakkında halkın bilgisi vardır; onu pratikte de görebilecekler. O zaman istedikleri ve inançları olacak. Buna güvenecekler. Bu bir kimsenin uçurum üzerine gerili ip üstünde yürümesine benzer; bu işi başkalarının da yapabileceğini göstermek için önce orada yürüyen kimselerin olması şarttır ki böylece ipe güvenmek mümkün olsun. Tanrı birçoklarına uçurum üzerine gerili bir ip gibi görülür, O aslında, üstünde istediğiniz süratte seyahat edebileceğiniz geniş bir anayoludur. Tanrı’nın sizin için bir cambaz ipi gibi görünmesine meydan vermeyin; O sizin için bir oto yolu olsun. Ve içinde ayrılık olmayan bir şuur hali içinde olun; yani O bir menzile ulaşma aracı değil, şimdi burada Var Olan’dır. Bu dinamik yaşam ile ulaşılan dinamik bilgidir. Bilmek, bilgi zihin bir ürünü ya da gönülün bir arzusu değildir. O varlığın entegre ( bütün ile bir) olan aktivitesinin ürünüdür. O bizzat varlığın ( gerçek benin) ürünüdür.

Bu zamanda hepinizi kutsuyorum. Bütün başarmış olduklarınız için kutluyorum. Hepinizi, kendi aranızda sürdürdüğünüz dostluk ve arkadaşlık havasından dolayı kutluyorum. Her birinize hayırlar diliyorum ve sevincinizi paylaşıyorum ki gerçekten O’nun ( Sevgili’nin) harikaları her zaman belli edilmede.

Gitgide artan bir ölçüde siz mutlak bir güzellik, harika sihir ve sevinçle dolu bir dünyada yaşayacaksınız; çünki göreceksiniz ki her an her yerde pek çok tezahür gerçekleşmede, doğanın kendilerindeki, sizin kendi hayatlarınızdaki tezahürler gibi. Siz onları günlük olağan olaylar gibi alırsınız fakat onlar tanrısal mucizelerdir. Siz sürekli bir tezahür, sürekli varoluş evresinde yaşamaktasınız. O’nu gözünüzdeki hayret, hayranlık ve sevinç bakışı ile görün, çünki biliyorsunuz ki siz O’nun parçası ve O’nunla birsiniz. Eğer Findhorn’u yaratan tezahür olaylarını mucize gibi görüyorsanız, o zaman gözlerinizi bütün formlarını ve güzelliğini, rengi ve sesi yaratan hayatın tezahürlerine açın; o zaman göreceksiniz ki aslında bütün seviyelerde ve kıdemlerde mucizeler üstüne mucizelerden gayri hiçbir şey yoktur…

Size sunmaya çalıştığımız işte bu hayattır. Bir şeyle tezahür ettirebilmek kendi başına bir amaç değildir. Eğer bir kimsenin tek amaçladığı, tek arzuladığı şey bu ise, o kimse zamanla materyalizme tekrar geri dönecektir. Amaç, bir şeyin var olma ve sevme yeteneğidir; nerede ise, kiminle ise ve ne yapıyorsa, çünki kişi varoluş mucizesidir ve varoluş mucizesini görebilir. Biz sizleri tezahürler gösteresiniz diye eğitmiyoruz; tezahürü, onun ne olduğunu tanımanız için yetiştiriyoruz. İkisi arasında büyük fark vardır. Biz sizleri birtakım şeyleri üretesiniz, imal edesiniz diye yetiştirmiyoruz. Sizleri tüm çevrenizde oluşup giden ebedi üretim sürecini görmeniz, tanımanız ve o sürecin bir parçası olarak ( bütünün hayrına - Ç.N) üretebilmeniz için yetiştiriyoruz. Findhorn’da tezahür ettirilen her şey güzeldir, fakat onlarla birlikte büyüyen ve gözlerinizin açılması ile bugünün tezahürünü gören şuurlarınız ile boy ölçüşecek kadar değil. Sizinle çalışmak ve sizde gelişip ortaya çıkan mükemmelliği görmek sevinç verici. Her şey çok iyi.

Yeni kardeşliğin bayrağı yeryüzünde dalgalanıyor. İnsanlar anavatanın görüntüsünü almaya başladı ve oraya götürecek. Siz yola çıkacak ve dünyayı kaplayacaksınız; çünki her nerede iseniz, şuurunuz sürekli genişleyerek sonunda sevginiz, derin görüşünüz ve varlığınızın genişliği, derinliği ve yüksekliği ile dünyayı kuşatacak ve siz onunla bir olacaksınız. Birlik içinde, barış içinde yolunuza devam edin.

Share

Bu site özeldir ve ticari amaç taşımaz.

Copyright © Dünya Ana