NİTELİĞİN NİCELİĞE HER ZAMAN TERCİH EDİLDİĞİ YER
Hanen Swaffer’in özel celselerinin rehberi Silver Birch, Spiritüalistler Konseyinde konuşmaya davet edildiğinde bu daveti hemen kabul etmişti. Konsey, Dünya Birliği, İngiltere Spiritüalistler Derneği, Spiritüalistler Ulusal Birliği, Spiritüalist Medyomlar Birliği derneklerinden oluşmuştu. Aşağıdaki özetler buradaki kayıtlardan alınmıştır.
“Sizlerle konuşmamı istemenizi benim için büyük bir olay sayıyorum. Önünüzdeki vazifenizde size yardımcı olabilmeyi ümit ederim. Ben tüm bilgilerin sahibi olan bir varlık değilim, ama sizin hepinizden daha uzun yaşadım.
Evren ve onu kontrol eden yasalar hakkında belki biraz daha fazla bilgi edindim. Bu bilgiyi, onu almaya hazır olanlarla paylaşmam için benden adımlarımı geri çevirmem istendi. Söylemem gereken şeyler pek yeni olmayabilir. Yeni gerçek yoktur, ama gerçeği ifade etmenin farklı yolları vardır.”
Öteâlemde Düzenlenmiş
“Siz hepiniz talihlisiniz, çünki bilgi ve kanıt alabiliyorsunuz. Daha büyük ve daha geniş bir hayattan ve onun realitesinden haberiniz var. Büyük plânın, tıpkı sizler gibi bir parçasını oluşturan varlıklardan haberdarsınız. Bazılarınız onları görebiliyor ve işitebiliyorlar. Onların görevi, plânın işlemeye devam etmesini ve emrolunmuş olan yolunu takip etmesini sağlamaktır. Temsil ettiğiniz gerçeklerin, yücelmiş varlıklar tarafından tasarlanmış, çok yüksek tertipte organize edilmiş ve düzenlenmiş bir şemanın bir bölümü olarak size geldiğini söylememe lüzum yok. Bazıları onlara üstat der; bazıları hiyerarşi der. Onlar, ruh gücünün gitgide artan ölçüde dünyanıza akmasını, yeryüzünde ilâhî elçiler olarak iş görecek gitgide daha çok sayıda insan kanalların bulunmasını ve bu çok önemli bilgiyi, başvuracakları başka yerleri bulunmayanlara sunmak üzere işbirliği yapmanızı temin gibi yüce bir sorumluluğu taşıyan varlıklardır; matemliler, hastalar, şaşkınlar, yorgunlar, hayatta kendileri için bir mânâ ve amaç kalmamış olduğuna inanan bütün o zavallılara yardım edin. Onlara ne kiliseler, ne bilim adamları, ne de filozoflar herhangi bir yardımda bulunabilirler.
Dünyanızda bir söz vardır. Derler ki “Kul daralmayınca, Hızır yetişmez.” Ne zaman ki insan, tahammülünün sonuna geldiğini hisseder ve madde dünyasının ona verebileceği hiçbir şey kalmamıştır, işte o zaman ruh için ilk kıvılcımın uyarılması fırsatı doğmuştur; o kıvılcım gitgide kuvvetlenip parlamak üzere beslenmeye başlar.
Siz bu vazifede payınıza düşeni yapmakla, kendilerini anlamaları, dünyada bedenlenmelerinin amacını fark etmeleri ve başkalarının hizmetinde kullanılması gereken kabiliyetlerini tanıyıp bilmeleri için varlıklara yardım etmiş oluyorsunuz. Kısaca, ebedî yolculuklarının, fizik bedenin ölümü ile başlayan bir sonraki safhası için hazırlıklı hâle gelebilsinler diye ne yapmaları lâzım geldiğini anlamaları için onlara yardımcı oluyorsunuz.”
Ruhun Nurunu Saçan
“Bütün bunlar yüce plânın bölümleridir. Bunu tasarlamış olanlar ve bunun gerçekleşmesini sağlamak için çalışanlar sizlerle işbirliği yapanlardır. Önemli olan şey, sizlerin temsil ettiğiniz bütün grupların, kuruluşların ve derneklerin kurmuş olduğu köprübaşlarını birleştirmek ve kuvvetlendirmektir. İşte o zaman, siz o kaybolmuş, yorgun kişilere yollarını bulmaları için ışık saçan deniz fenerleri gibi olursunuz ve onlara, problemlerini çözmeleri için başkalarının yapmamış olduğu yardımı yapabilirsiniz.
Hepinizin meşgul olduğunuz görev budur. Önemli olan budur.
Bu aynı zamanda sizin büyük sorumluluğunuzdur. İzninizle yine bir alıntı yapayım: ‘Çoğu çağrıldı, fakat azı seçildi.’ Sizler seçilmiş olanlarsınız. Bazılarınız ise kendiniz seçtiniz, şimdi bunu bilseniz de bilmeseniz de.
Sorumluluk sizindir, çünki büyük bir gerçeği sunuyorsunuz, bütün insanlara ölçüsüz derecede büyük faydası olan bir gerçeği… Bu, çok dertli olan ve materyalizm bataklığı içinde kaybolmuş dünyanız için hayatî öneme sahiptir.
Geçmişte ortaya konmuş bazı gerçeklere uymak ancak sözde kaldı, fakat daha büyük sayıdaki kişiler Mammon’a tapıyorlar, kuvvet ve kudret istiyor, milyonlarca varlığa, anlatılmaz ıstıraplar vererek bencillik ve açgözlülük içinde keyif sürüyorlar. Siz eğer tek bir varlığa kendisini bulmasında yardımcı olmayı başarabilirseniz, o zaman hayatınız boşa geçmemiş olur.”
( Rehber, Konsey üyelerini soru sormaya davet etti. Sorular siyah harflerle yazılmıştır.)
“Görevimizin bir kısmı, bu gerçekleri ülke çapında yaymaktır. Sadece bir konsey oluşturmaktansa, bütün Spiritüalist organizasyonları bu amaç için bir genel toplantıya çağırmanız teklif edildi. Burada amaç, ayrı ayrı kuruluşlar yerine bütün spiritüalistlerin işbirliğini temin etmektir. Bundan bir sonuç çıkar mı?”
“Faydası olacağını düşünüyorsanız, neden denemiyorsunuz? Eğer gerçekleştirebilirseniz, işbirliğinin olması daha iyidir. Başta gelen amacınız daima büyük sayıdaki kitlelere ulaşmak olmalıdır. Aynı derecede önemli olan bir amaç da ruhsal kabiliyetleri onların, bu kabiliyetlerini akıllıca geliştirmelerini, vazifelerinin kutsallığından haberdar olmalarını, onların içinde akıp geçecek mümkün olduğu kadar büyük ölçüdeki ruh gücünün âletleri olabilecek şekilde kendilerini ve hayatlarını düzenlemelerini temin etmektir. Organizasyonların önemi organizasyon oluşlarında değil, ne yaptıklarındadır. İsimler önemli değildir, fakat yapılan hizmet önemlidir. Büyük Ruh, sizin kuruluşlarınıza verdiğiniz isimlerle değil, sizin ilâhî kudretin en büyük ölçüde akışını sağlayan araçlarla ilgilenir.”
“Sayımızı mümkün olduğu kadar çoğaltmamızı söylediniz, ki buna hiç kimse itiraz etmez. Ancak, şüphesiz çok sayıda kişiyi çağırmakta bazı sakıncalar, bozucu hatta kalite düşürücü bir taraf var. Yardım edeceğimiz kişilerin seçiminde daha dikkatli ve titiz olmanız gerekmez mi?”
“Bizim görüşümüzce siz vermeniz gereken temel prensipler ve delillerle, mümkün olduğu kadar çok sayıda insana hitap etmelisiniz. Bütün hayata yön verecek paha biçilmez bir nimet olan bu gerçeği elde etmek fırsatı, Büyük Ruh’un bütün çocuklarına verilmelidir. Kabul ederler veya etmezler, bu onlara ait bir sorumluluktur, size değil.
Sizin, daha dikkatli ve daha titiz bir seçim derken kastettiğiniz, temel bilgileri almış bulunan ve dolayısıyla ruhsal tabiatlarını geliştirmeye hazır olan kimseler olmalıdır ki, onlar kendilerini, şuurun daha yüksek kademelerine ayarlayabilsinler ve daha üstün bir uyuma ulaşabilmek üzere spiritüel seviyelerle temasa geçebilsinler. Bu yol bilgiye sahip olanların yolu. Ben ise hiçbir bilgiye sahip olmayanları düşünüyorum.”
“Ben öyle kabul etmek isterim ki en önemli hedeflerimizden birisi, medyomların sayısından çok medyomluğun kalitesini yükseltmek olmalıdır. Siz bu fikre katılır mısınız?”
“Ruhsal konularda niteliğin niceliğe tercih edilmesine her zaman için taraftarım. Fedakâr, kendini adamış, ruh gücünü bütün dolgunluğu ile ifade edebilecek bir tek sadık âlete sahip olmak medyomluğa hiçbir itibar kazandırmayan, gelişmemiş 100 tane medyoma sahip olmaktan daha iyidir.”
“Medyomluk niteliğinin nasıl iyileştirilebileceği hakkında bir tavsiyeniz var mı?”
“Birçok yollar tavsiye edebilirim. Yine alıntılara başvurduğum düşünülecek, ama bunlar amacı çok iyi ifade edebilir. Sizin kitabınız der ki: ‘Önce Allah’ın Melekûtunu ve O’nun Gerçeğini arayın, bütün o şeyler size ek olarak verilecek.’ Bu, neyin öne alınması gerektiğini bilme meselesidir.
Bir medyom, kaynağı ilâhî olan bir kabiliyete sahip olduğunu fark ettiği zaman büyük sorumluluk altına girmiş olur. Bu kişi hayatını o şekilde düzenlemelidir ki, hiçbir eylemi, onun bu kabiliyetini gölgelemesin ve körletmesin.
O, bu kabiliyetini en yüksek derecesine kadar geliştirmek için durmadan çalışmalıdır. Meditasyon ve içe yönelme için zaman ayırmaya çalışmalıdır. Aynı özlemleri taşıyanlara başvurmalıdır. Bu kişiler, bu kabiliyetlerinin gelişmesinde ona yardımcı olacaklardır.
Siz bunu yapabilirsiniz. Bu yollarda yürümüş olduğunuzdan, yol üstünde kaçınılması gereken tehlikeleri, zorlukları ve aldatıcı, yanıltıcı şeyleri gösterebilirsiniz. Amaçların en büyüğü, sorumluluğu fark etmektir. İlâhî kaynağın elçileri olmak ise muazzam bir sorumluluktur.
Eğer neye öncelik vereceğinizi doğru olarak bilirseniz, her şey yerli yerinde olacaktır. Ruh doğruda ise her şey doğruda olacaktır. Fakat fizik bedene ait şeylere öncelik verilirse, her şey ters ve yanlış olacak.”
“Bir medyoma doğal yasalar ve dolayısıyla kendi medyomluğunun mekanizması hakkında bilgi kazandırılırsa, sizce, ona yardım edilmiş olur mu?”
“Bu çok münakaşalı bir konu. Her ne söylemiş olsam, itiraz edenler bulunacak. Fakat ben medyomumu uzun yıllardan beri kullanmaktayım ve bu tarz medyomluğun bütün karmaşık taraflarını gerçekten iyi bilirim. Meseleye bütün yönlerden baktıktan sonra, öyle düşünüyorum ki, bilgi bilgisizliğe daima tercih edilir. Bilginiz varsa donanmışsınızdır, yoksa donanmış sayılmazsınız.”
