BİLGİYE SAHİP OLUP DA HAYATLARINI ONA GÖRE DÜZENLEMEYENLERE ACIYIN - SILVER BIRCH - BÖLÜM 12

Share

BİLGİYE SAHİP OLUP DA HAYATLARINI ONA GÖRE DÜZENLEMEYENLERE ACIYIN

Hanen Swaffer özel celse toplantısına ziyaretçi olarak katılan İsviçreli çiftin kızlarını da getirmeye davet edilişleri ile, Silver Birch’ün durmadan büyüyen ‘aile’ deyiminden neyi kastettiği belli oldu.

“Sizler, hayatınızda bir rehberliğe muhtaç olduğunuz zaman nasıl yolu bulduysanız, aynı şekilde başkalarına yolu bulmalarında yardımcı oluyorsunuz. Ruh gücünün sınırlarını genişletmekte olduğunu görmek daima bir sevinç konusudur. Bu gitgide daha çok sayıda kişinin bu yüce kudretten tesir alması imkânını verir. O zaman işte onlar gerçekte kim ve ne olduklarını fark eder ve böylece kendilerini bütünlerler ki varoluşlarının amacı budur.”

Ziyaretçi İsviçre’deki evlerinin bahçesinde gür ve gelişmiş bir Silver Birch ( akkayın) ağacı vardı: Rehberin öğretilerinin onlara nasıl yardımcı olduğunu gösteren bir kadir bilirlik nişanesi olarak.

Koca, hastanelerde bir lâhana ile kıyaslandıkları hâlde ( bitkisel hayata girenler kastediliyor), makineler yardımı ile hayatta tutulan kimseler hakkında soru sordu. “Onları hayatta tutmakla Büyük ruh, plânını değiştirmiş oluyor mu? Onların ruhuna ne oluyor? Onlar o hâllerinde iken de fizik bedenleri ile bağlantıları var mıdır? Onlar uykuda mıdırlar? Serbestliğe kavuşturulmalı mıdırlar?”

Rehber cevap verdi: “Dünyada bulunuşun amacı, fizik ölümden sonra onu beklemekte olan büyük hayat için donanmasını sağlamaktır. Eğer hayatlar doğa yasası ile uyum hâlinde yaşanırsa, bu amaç yerine gelecektir, böylece vakit eriştiğinde ve amaç yerini bulduğunda ruh kendini ayırır. Çoğu zaman söylendiği gibi, ruhun bedeni terk edişi, elmanın olgunlaştığı zaman ağaçtan düşüşü gibi olmalıdır.

Sizin bahsettiğiniz o beyin hasarına uğramış olanların durumunda, doktorun amacı, hastanın hayatını sürdürebilmek için daima elinden gelen her şeyi yapmak olmalıdır. Eski günlerde doktorlar bunun meslekî uğraşılarının amacı olacağı hakkında yemin etmişlerdir. Sizin dünyanızda herhangi bir kimsenin doğal yasaların işleyiş sürecine müdahale etmesi spiritüel bakımdan asla doğru değildir, yani vakit olgunlaştığında ruh bedeni kendiliğinden terk etmelidir. Bir de ehliyet hususu vardır ki doktorlar bu süreci hızlandırdıkları zaman ve amaçları da su götürmez şekilde iyi olduğu takdirde, onları yaptıklarından dolayı suçlayamazsınız.

Beyin zedelenmesinden muzdarip kimseyi, dinamosunda veya motorunda bir arıza olduğu için kusurlu iletim yapan bir makine ile kıyaslayabilirsiniz. Böyle bir makine normal faaliyetinin ancak ufak bir kısmı kadar iş yapabilir.

Beyin hasara uğradığı içindir ki, sizin beynin ruhu dediğiniz zihin, kendisini gerektiğince ifade edemez. Beyin zedelendi diye zihin zedelenmiş olmaz. Eğer bir yazı makineniz olsa ve harf mekanizması işlemese, bu sadece yazıcı, makineyi kullanamıyor demektir, yoksa yazıcı herhangi bir şekilde hasara uğramış demek değildir.

Zihin engeller taşır. Normal bir varoluş içinde ulaşabilmesi mümkün olacak olan gelişime ulaşamaz. Böylece, bizim dünyamıza geçiş zamanı geldiğinde, o ruh, kaybetmiş olduklarını telafî etmesini gerektiren bir safhada bulunur. Hemen hemen bir çocuk gibi bizim dünyamız hayatına girer. Fakat birey olarak, spiritüel bakımdan hiçbir hasara uğramış değildir.

Ruh bedeni canlandırdığı sürece o bağlantı devam edecektir. Ruhu bedene bağlayan kordon, tıpkı anneyi bebeğe bağlayan kordon gibi, koptuğu zaman bu ruh serbest hâle geçer. Fizik bakımdan ölen için spiritüel hayat vardır, dünyanıza doğan için ise fiziksel hayat.”

Soru sahibi dedi ki: “Ölmek üzere olan kimselerin makinelerin yardımı ile canlı tutulduklarını işitiyoruz.”

Silver Birch şöyle dedi: “Ruhun bedeni terk etme vakti gelince onu alıkoyabilecek hiçbir makine yoktur dünyanızda. Kordon koptuğunda ruhu bedende kalmaya zorlayamak dünyanızda hiç kimsenin gücü dahilinde değildir, çünki, fizik ölüm gerçekleşmiştir.

Buraya ilk gelişinizde bana atom bombaları hakkında bir soru sorduğunuzu hatırlıyorum. Size demiştim ki, Büyük Ruh, şaşmaz, yanılmaz, bozulmaz, değiştirilemez olan doğa yasaları aracılığı ile dünyanızdaki insanların yapabileceklerine bir sınır koymuştur. Bu sınırlar bütün hayatın gerisindeki plânın tezahüründeki devamlılığı güvenlik altına alır çünki o, sevgi ve bilgelik sahibi en yüce kudretin ifadesidir.

Dünyanızda ne olursa olsun, geçici olarak otoriteye sahip bulunan bazılarının fiilleri ne kadar habisce, zalimce, bencil, kötü ve despotça olursa olsun, onların yapabilecekleri yine sınırlıdır çünki kanun onların her şeye muktedir olmalarını önlemiştir. Tüm evrende, her şeye kadir olan, sadece Büyük Ruh’tur.

Böylece korkunun varlığınız içinde yer tutmasına asla gerek yoktur. Hiçbir şart, hiçbir durum veya şartlar dizisi yoktur ki, kendi içinizde ve çevrenizde onu yenecek kuvveti bulamayacağınız kadar güçlü ve zorlu olsun.

Çok şanslısınız çünki yüzeyin gerisindeki gerçek hayatı görebilme imkânı size kazandırılmış. Ne yazık ki dünyanızda milyonlarla insan sadece dışı tanıyor. İçi, içteki gücü, gerçek özü, gerçek enerjiyi, onların varoluşlarının sebebi olan asıl hayatı ise tanımıyor.

Realite olan ruhtur, madde değil. Madde ancak ruh gücünün düşürdüğü bir gölgeden ibarettir. Işık olan, hayat olan ise ruhtur. Öyleyse gönlünüz daima rahat ve şen olsun, çünki bilmeniz gerekir ki, dünyanızda yarının neler doğuracağı hakkında size korku verebilecek hiçbir şey yoktur.”

İsviçreli genç kıza hitaben Rehber şöyle dedi: “Gençleri aramıza daima memnunlukla kabul ederim ve sevinç duyarım çünki onlar önlerinde olan hayata kendilerine yardımcı olacak büyük gerçeklerle erkenden tanışmış durumdadırlar. Şu gerçek için şükretmelisiniz ki size her türlü maddî zenginliklerden çok daha değerli bir bilgi getirilmiş.

Bütün dünya servetleri ancak bir süre için sizin olabilir. Onları sahip olduğunuz imkânlar içinde en iyi şekilde kullanasınız diye size emanet edilir. Fakat ruhun servetleri sizin ebedî malınız, kârınızdır. Bir defa kazanılınca asla kaybedilmezler. Onlar hayatınıza daima bir parlaklık, bir aydınlık, bir zenginlik, yücelik, asalet, bir ışık ve huzur getirirler ve siz böylece her zaman için sizi seven ve hayatınızın amacını gerçekleştirmeniz için size yardım edecek olanlarla kuşatılmış hâlde olduğunuzu bilirsiniz.”

“Teşekkür ederim. Çok minnettarım.”

“Hayır, bana teşekkür etmeyin. Size neden asla teşekkür kabul etmediğimi söyleyeyim. Ben hizmet etmeyi bir ayrıcalık sayarım. Eğer yardım etmeyi başarırsam, o zaman bize sağlanmış fırsat için şükranımızı beraberce Büyük Ruh’a sunarız. Bizler sadece âletleriz. Bizler üstatlar değiliz. Bütün şükranımızı yöneltmemiz gereken O Tek Yüce Kudret’ten bizi saptıracak hiçbir şeyi hiçbir suretle yapmamalıyız. Aksi hâlde, bazı derneklerde olduğu gibi, Tanrı’ya tapacak yerde rehber varlığa tapmaya başlanır. Bu hazin bir durumdur ve hele spiritüel realite hakkında bazı bilgilere sahip kimseler arasında hiç olmaması gereken daha hazin bir durumdur.

Bu nedenle siz geleceğe büyük iyimserlikle bakın ve onun size muazzam spiritüel tecrübeler imkânını getireceğini bilin.”

Silver Birch bundan sonra, ilk ziyaretini yapmakta olan Lancashire’li ünlü medyom Betty Wakeling ile kocası Jack’ı selâmladı:

“Bu odada ruhun âletlerini görmekten her zaman memnun oluyorum. Ben onların taşımaları gereken ağır yükü, zorlukları, problemleri, engelleri, meydan okuyuşları ve eğer ilâve edebilirsem, karşılamak zorunda kaldıkları budalalıkları bilirim. Bilgiye sahip olup da onun gereklerini hayatlarında yaşamayanlara daima acımalıyız.

Onlar için sessiz bir gözyaşı dökmekten başka yapabilecek bir şey yoktur, ki onlar yolu buldukları hâlde kaybetmişlerdir. Siz fazlasıyla ayrıcalıklısınız çünki ruh gücü sizi bugün bulunduğunuz yere getirmiştir. Bu uzun, sert ve zor bir yol olmuştur.”

“Bazen çok sert,” dedi medyom. Rehber ekledi: “Birçok hayal kırıklıkları oldu. Pek çok gözyaşı döküldü. Çabayı elden bırakmayı ve sırtınızı dönmeyi düşündüğünüz zamanlar oldu çünki yolun işaret edilmesi imkânsız gibi gözüküyordu. Fakat sizin dünyanızda bir deyim vardır. Kul sıkışmayıca Hızır yetişmez, derler.

Siz ancak derinliklerin en aşağısına vardığınızda en yüksek irtifalara tırmanmaya başlarsınız. Yükselmeden önce derinlikleri ölçmek zorundasınız. Ruhun kendini bulması zorluk, karanlık, keder, hastalık içinde iken, yolda hiçbir ışık yokmuş gibi göründüğü zamanlara olur. İlâhî kıvılcımın nurunun büyümeye başlama süreci için bu şartlar katalizördür.

Göreceksiniz ki terazinin kefeleri daima tam dengeye getirilir: Önceden giden her şey için, doğa yasası tarafından yerine getirilen mükemmel bir telâfi vardır. Büyük Ruh yanılmaksızın, tek bir olayı dahi gözden kaçırmaksızın, mükemmel adaleti ölçer ve tayin eder. Varlığın her bir görünümünde mükemmel zekâ ve bilgelik hüküm sürmektedir.

Başkalarına, daha büyük hayata ait anlık görüşler kazanmakla nasiplenmiş olduklarını söylediğimi duydunuz. Size de bu nasip oldu ve bazı yücelmiş varlıkların varlığından haberdar oldunuz ki onların tek amacı insanlığı aydınlatmak, sizi yardıma en çok muhtaç olduğunuz zaman nasıl yardım almış iseniz, aynı şekilde sizi de başkalarına yardım etmek için kullanmaktır.

Ruhun bir âleti ( bir medyom) sizin dünyanızda bir papadan, bir başpiskopostan veya herhangi bir din görevlisinden daha önemlidir. Onların sunabileceği, ancak insan eseri olan mezhep ve doktrinler vardır ki kendilerinden çoğu da bunları yürekten kabul edemezler, çünki onlar bugün büyük sorunlar, sıkıntılar içinde bulunan dünya için hiçbir şey ifade etmemektedirler.

Sizler ( ise) medyomluğunuzun aracılığı ile sonsuz bilgelik, vahiy ve ilhama uzanabilmektesiniz. O yüce ruh gücü, ruhlara tesir edebilen, matemlilerin gözyaşlarını kurutabilen, hastaları şifalandırabilen ve başkalarına, bilginin gün ışığında nasıl yaşayabileceklerini gösteren hayat gücünün ta kendisi sizin aracılığınızla akıp gelmekte.

Bu kutsal bir görevdir ve kendisi ile birlikte muazzam bir sorumluluk getirmektedir. Başkalarının ne düşünüp ne söylediğine, hatta ne yaptıklarına aldırmayın. Siz ancak kendi fiillerinizden, sözlerinizden ve düşüncelerinizden sorumlusunuz. Biz sizden ne mi istiyoruz? Sadece elinizden gelenin en iyisini yapmanızı, ne fazla ne eksik. Eğer düşerseniz toparlanıp kalkın ve tekrar başlayın.

Ruh gücü sizi geçmişte hiç yüzüstü bırakmadı. O güç ilâhî kaynağı hakkında delil verdi. Birçok defalar yolu işaret etti. Hatta gerektiği zaman, varlığınızı sürdürmeniz için lüzumlu olan şeyleri de sağladı. O sizi terk etmeyecek. Siz sizinle birlikte çalışan rehberleri tanıyorsunuz. Onların ardında daha da büyük spiritüel seviyede başka varlıklar var. Bu süreç ortak merkezli halkalar hâlinde iç içe sonsuzluk boyunca böyle devam eder. Bu nedenle siz ulaşabileceğiniz en yüksek yerle temastasınız. Bu size her sabahı, daha çok hizmet imkânları sağlayan bir müjdeci gibi bilerek, güler yüzlü ve kesin bir emniyetle karşılayabilme gücünü vermelidir. Buradaki dostlarım bunu birçok defa söylediğimi duymuşlardır. Belki de onların bunu böyle tekrar tekrar dinlemekte devam edebilmeleri onların tekâmüllerine bir övgüdür. Daima derim ki, eğer tüm dünya hayatınız içinde bir tek varlığa yardım edebilmiş iseniz o zaman o hayat yaşanmaya değmiştir. Ve biliyorsunuz, sizi birçoklarına yardım etmiş olduğunuzu söyleyebilirsiniz.”

Betty Wakeling, korkunç bir depremin haberini, oluşundan beş gün önce psişik yoldan aldığını söyledi. “Bu konuda hiçbir şey yapamadık. İnsan bu kimselere çok üzülüyor.”

Silver Birch şöyle dedi: “genel olarak konuşursak ölüm, ölenler için bir facia değildir. Arkada kalanlar içindir bu. Birçok hâllerde ölüm özgürlüktür. Maddî bir dünyada yaşarken sizlerin bu olan şeylerdeki spiritüel gerekleri anlamanız mümkün değildir. Dedim ki Büyük Ruh mükemmel adalettir. Daima telâfi vardır, tavizin var olduğu gibi. Sebep ve sonuç kanunu mutlaka matematik bir sıra ile işler.

Onlar İçin Kederlenmeyin

“Keder arkada kalanlar içindir, evsiz, yiyecek ve içeceksiz, fizik bedenlerini yaşatacak lüzumlu şeylerden mahrum bulunanlar içindir, yoksa bizim dünyamıza gelen için değil.

Bir azınlık vardır ki onlar için bizim dünyamızdaki hayat sizin cehennem diyebileceğiniz gibidir. Bu onların yeryüzünde iken yapmış oldukları şeylerden dolayıdır, fakat onlar çoğunluk değildirler. İhtiyaç olan yere ve yardımı alabilecek olanlara nerede ulaşabilirsek orada yardım daima yapılır. Bazen dünyanızın şartları yapmayı dilediklerimizin hepsini yapabilmemize imkân vermez. Fakat, söylediğim gibi, elimizden gelenin en iyisini yapmaktayız. Dünyanızın problemlerinden haberdarız. Hiç kimse unutulmuş, ihmale uğramış veya gözden kaçmış değildir.”

Betty Wakeling dedi ki: “Bu akşam bizim için harikulâde bir tecrübe oldu.”

“Siz talihlisiniz. Fakat söylediğim gibi, bu bir sorumluluktur. Bu kabiliyetlerle bezenmiş olmayan kimseler bunun ne kadar zor olduğunu bazen fark edemezler. Bizler gülebiliriz, şaka yapabiliriz, fakat söylediğimiz ve yaptığımız her şeyin altında ciddî amaç yatar. İnsan neslinin yenilenmesiyle insanlara kendi kendilerini nasıl kurtaracaklarını ve Büyük Ruh’un dilediği gibi onlara hak olan ruh, zihin ve beden hürriyeti içinde nasıl yaşayacaklarını öğretmek bizim önemle meşgul olduğumuz konudur. Bu uyumu elde etmekle onlar sağlıklı olacaklar ve nasipleri olan zenginliklerin her zaman için farkında olacaklar.”

Medyomun kocası şunu sordu: “birçok ülkelerde savaşlar olduğunu okuyoruz, halbuki bazıları bir Altın Çağın geleceğinden bahsediyorlar. Sizce bu dünya değişecek ve bu Altın Çağ gelecek mi?”

“İnsanın insana insanlık dışı bir şekilde davranmasından sorumlu olan biz değiliz. Bu işlemekte olan sebep sonuç kanunudur. Evet, insanlar için daha iyi bir zaman geliyor. Bunun böyle olması zorunludur. Bu, dünyanızın, bir gece içinde ümitsizlik ve karamsarlıktan ışık saçan bir sevince geçivermesi şeklinde olmayacak.

Bu yavaş yavaş meydana gelen bir oluşumdur. Spiritüel gerçeğin bilgisine gitgide daha çok sayıda kişi sahip oldukça, onların yaşamları da bu bilgiye uygun olacak. İçinde yaşadıkları sistemler ruhun, zihnin ve bedenin kendi sağlıkları, gelişimleri ve kazançları için gerekli tecrübeleri edinmelerine yöneltilmiş olacak.

Sizin spiritüalizm adını verdiğiniz öncü hareketin geçen yüzyılda yapılmış olmasının sebeplerinden biri de budur. Bu defa, ruh gücünün dünyada kalması ve evvelce olduğu gibi oradan sürülüp çıkartılmaması da Plân’ın gereğiydi.

Bu güç gitgide artan sayıdaki insanları hayırlı tesir alanı içine alarak, daima sınırlarını genişletmekte devam edecek. Yavaş yavaş o sizin Altın Çağ dediğiniz, başkalarının Tanrı’nın melekûtu dedikleri duruma yeryüzünde ulaşılacak. Bunun olacağı vakti önceden söylemeyeceğim fakat fiziksel tekâmül daimi şekilde kendi amacını nasıl gerçekleştirmekte ise, aynı şekilde ona paralel yollarda ruhsal tekâmül de kendine ait kısmı gerçekleştirmektedir.”

Medyom, “Bu topluluk benim çok ilgimi çekti. Böyle daha çok sayıda topluluklar olmasını dilerim. Pek çok kimseler var ki yalnızca durugörü ile ilgileniyorlar.” dedi.

Bu söz üzerine Rehber varlık, St. Paul’e yakıştırılan “büyüyüp erkek olunca artık çocukça şeyleri kenara koymak” yolundaki söze değindi. “Durugörü çocuklar için çok gerekli bir oyuncaktır. Bu, onları ilk anlayışa ulaştırmak için vasıtadır. Herhangi bir ruhsal kabiliyeti itham etmek yanlış olurdu, onun da yerine getireceği bir amacı vardır. Ama onu kazandıktan sonra artık bu oyuncaklarla oynaşmak istemezsiniz çünki spiritüel bakımdan artık erişkin kişiler olmuşsunuzdur.

Öyleyse nerede imkân bulursanız hizmet edin. Eğer yardım edemezseniz, demek oluyor ki yardım etmek istediğiniz kimseler henüz hazır değiller. O zaman onları, kendi yollarını bulmaları için bırakın.”

Jack Wakeling, yapması gereken bir konuşma ile ilgili olarak, “Fizik veya astral varlık değil, gerçek varlık ( asıl) nedir?” diye sordu.

“Bunlar kelimelerdir. Bütün kelimeler maddî olduklarından kelimelerin ötesinde olanı tümü ile anlatamazlar. Ruhun ne olduğunu gerçek olarak açıklayabilecek kelimeler mevcut değildir. Ruh, maddî değildir; o üç boyutlu değildir; coğrafi olarak herhangi bir yerde değildir. Ruh gözle görülmez, kulakla işitilmez ve maddî duygular karşısında fark edilmez durumdadır. Ruh, gerçekliktir; ruh hayat gücüdür; ruh dinamik olandır. Ruh, Büyük ruh’tan parçadır.

Siz üçlü bir varlıksınız. Fizik bedeniniz var, ruh bedeniniz var ve ruhunuz var. Siz bu kelimelerin yerini değiştirebilirsiniz. Bu önemli değil. Siz sadece kelimeler bulmaya çalışıyorsunuz. Ruh, sizin içinizdeki Büyük Ruh’un parçası, ilâhî pırıltıdır.

Siz bedeniniz değilsiniz; bedeniniz siz değildir. Fizik beniniz dağılıp doğaya döndükten sonra kendinizi ifade edeceğiniz vasıtanız sizin ruh bedeninizdir.

Gerçek benlik dış, yüzey, kabuk olan değil, çekirdek, tohum, öz, ruh, kalp, hayat olandır, o içinizde olan Tanrı’dır. Ruh, sonsuz oluşu sebebiyle birçok tezahürlere ve kademelenişlere sahiptir. Ruhun bir dizi bedenleri vardır, onlara astral ve eterik gibi çeşitli isimler verilmiştir, fakat bunlar hepsi tek ruhun tezahürlerinden ibarettir. Kelimelerin anlamları ile uğraşmayın, kelimeler sadece vasıtalardan ibarettir.”

Çok yorgun olan bir celse üyesine Silver Birch şunu söyledi: “Dinlenmeniz eksik olursa vücut bunun bedelini öder. Bazen bu bedel tam bir dinlenme için yatakta kalmanız şeklinde ödetilir. Biz size kişisel sorumluluğu anlatırken bir taraftan da bu kanunun işleyişinde ayrıcalık olduğunu söyleyemeyiz. Aşırı çalışmaya kalkışmayın. Beden ancak bir makinedir ve kapasitesi üzerinde çalışmaya zorlanmamalıdır.”

Bir diğer celse üyesi, “Yorgun olduğumuz zaman yatağa girmemizi söylüyorsunuz ki bu çok zor. Biz bunu biliyoruz, fakat bizden daha kötü durumda bulundukları için bakmamız gereken başka kimseler söz konusu olunca, kendinizi vermek zorundasınız.” diye konuştu.

Rehber şöyle cevap verdi: “Siz doğal yasa seyrini değiştiremezsiniz. Ben hepinizi severim. Eğer sizleri sevmeseydim burada olmazdım. Sizin madde dünyanızda bizim için çekici bir taraf yoktur. Sizleri sevdiğimiz içindir ki geliyoruz ve sizin aranızda ve sizlerle çalışıyoruz. Böyle yapmakla kazanacağımız bir şey yoktur. Elimizden geldiğince en iyi bir şekilde hizmet edebilmek için, birçoklarımız kazanmış ve ulaşmış olduklarımızı seve seve terk ettik.

Bizler sizleri şefkat dolu bir kalple gerçekten seviyoruz, fakat kanunları değiştiremeyiz. Sizler fizik beden adını verdiğiniz makinelere sahipsiniz. Dünyanızda en iyi makineler bile dinlendirilirler. Onlar fizik bedenlerinizin çalışmaya zorlandıkları gibi çalışmaya zorlanmazlar. Eğer onları dinlendirmezseniz, bozulurlar.

Bu sizin sorumluluğunuzdur. Çünki sözü edilen bedeninizdir. Büyük ruh size zekâ ve akıl vermiştir, bu ilâhî kuvvetleri kullanasınız diye. Evrenin nasıl işlediği hakkında bildiklerimi size söylediğim için beni suçlamayın. Ben bildiklerime aykırı konuşamam. Be sadece ulaşılacak idealleri ve gerçeğe dayanan, hayatlarınıza uygulandıkları zaman aslında doğal nasipleriniz olması gereken zenginlikleri getirecek olan spiritüel prensipleri verebilirim size.

Ne yapacağınızı kararlaştırmak size düşer. Gücümüzün yettiği en iyi şekilde size yardım ederiz. Bazen bizim kontrolümüz dışında öyle durumlar olur ki, orada bizim en iyi çabalarımız da yetersiz kalır. Bizler sizin hür iradenize karışamayız. Bazen kenarda durmak ve sizin yaptıklarınızı seyretmek durumunda kalırız çünki sizin kararlarınız, tekâmülünüz bakımından önemlidir.”

Rehbere sordular: “Öyleyse, kanunu ihlâl ettiğimiz zaman bağışlanır mıyız?”
“Önemli bir husustur.”

“Bazen bir kimseyi sevdiğimiz ve ona yardım etmek istediğimiz için kanunu bile bile ihlâl ettiğimiz, fakat bunu doğru bir amaçla yaptığımız bir gerçek değil midir?”

“Bütün söyleyebileceğim şu ki kanun kanundur. O hükmünü sürdürecektir çünki sürmesi zorunludur. Eğer sebep ile sonuç arasına girebilseydim bu gerçekten çok kötü olurdu. Bu, vazifeye aykırı olurdu. Kanun mükemmelliktir, öyleyse işleyişi mükemmelden farklı olabilir mi?”

“Bazı zamanlarda durumu kolaylaştıracak çareler getirdiğinizi söylemiştiniz.”

“Evet, bazılarınıza çaresizliğinizin çok büyük olduğu zamanlarda yardım ettik. Bizim yapamayacağımız şey sebep ve sonucun sırasını değiştirmektir. Bunda bir affoluş yoktur. Ben sizin rehberiniz olmaya, bedeninizin bir makine olduğunu işaret etmeye çalışıyorum. Bu makinenin dinlenmesi lâzımdır. Ona aşırı iş yüklerseniz fonksiyon yapamaz. O fonksiyon yapamayınca sizin de, makine tekrar doğru dürüst işleyecek duruma gelinceye kadar yatağa girmeniz gerekecektir.

Bildiğim şudur ki bizler hepimiz, bize açıklanmış olanlardan dolayı çok ayrıcalıklıyız. Ayrıca ruh gücünün neler yapabildiğini, yolu nasıl işaret edebildiğini, rehberlik edebildiğini ve her insana kendilerini gerçekleştirebilmeleri için ulaşmaları gereken ideali gösterebildiğinizi görmüşüz. Bunlar önemli noktalardır.

Silver Birch sözlerini şöyle tamamladı: Her nerede olursak olalım, büyük bir kudretin huzurunda bulunduğumuzu ve etrafımızın, bizi korumakla, bize yol göstermek, yardım etmek, ilham vermek ve bizi desteklemekle görevli varlıklarla kuşatılmış bulunduğumuzu daima fark edelim. Her zaman bize emanet edilmiş bilgiye uygun yaşamaya çalışalım. Böyle yapmakla o her şeye hükmeden kudretle uyum hâlinde olacağız. Bunun sonucu olarak hayatın Büyük Ruhu ile bir olmaya çalışanlara ve omuzları üzerinde daima bir ilâhî sevgi mantosu bulunduğunu bilenlere nasip olan o sükûn, emniyet ve huzur hâlini ifadelendireceğiz. Büyük Ruh’un hayırları hepinizle olsun.”

Share

Bu site özeldir ve ticari amaç taşımaz.

Copyright © Dünya Ana