REHBER, BİNLERCE KİŞİYİ KENDİNE ÇEKEN RUHSAL BİR MIKNATISTIR
Hannen Swaffer özel celselerinin rehberi Silver Birch dünyanın her yanından insanları cezbeden bir mıknatıs olmaya devam ediyor. Onun bir celsesinde hazır bulunmak üzere davet alan kimseler bunu büyük bir müjde sayıyorlar.
O gece üç ziyaretçi varı. Birisi ilk defa gelen genç bir medyomdu. Diğeri bir okul müdürüydü –ikinci defa geliyordu- ki onun şimdi ruh âleminde bulunan annesi dünya hayatında çok üstün kabiliyete sahip, profesyonel olmayan bir medyomdu.
Üçüncüsü ise Rehberin çok eski biri dostu olan, halen rahatsızlığı yüzünden faaliyeti kısıtlanmış bulunan, uzun tecrübelere sahip bir spiritüalistti.
Silver Birch bu hanıma, “Yürümeniz gereken bu yol sizin için hayli zor bir yol oldu.” dedi.
“Ruhsal varlıklardan pek çok yardım aldım.” diye cevap verdi. “ve siz bana çok yardım ettiniz. Bütün bunlar için minnettarım.”
“Aldığınız yardımı kendiniz hak ettiniz.”
“Ben bunu bilmiyorum.”
Öteâlemden Sevgi Gelir
“Ben biliyorum. Benim dünyamdan kocanızın ve anne babanızın sevgi tesirleri size geliyor, bunların sizin hayatınızda ve evinizde koruyucu tesirleri oluyor. Bu yüzden kalbinizi sağlam ve başınızı dik tutun ve bilin ki her ne gelirse gelsin, siz selâmetle çıkacaksınız ve hiçbir gerçek zarara uğramayacaksınız.
Dünya hayatınızda bazen gölgeler içinde kalmak zorundasınız. Öyle olduğu zaman hatırlayın ki bu sadece bir kısmıdır, bütün değil. Gölge vardır çünki ona, siz görmediğiniz zaman bile var olan güneş ışığı sebep olmaktadır.
Gölgeler geçicidir. Onlar devam etmez. Vakti gelince onlar erir, dağılır ve ışığın sizin varlığınızı aydınlatmasına imkân verir. Size verilmiş olan bütün bilgiye, dünyanızın problemlerinin üstüne yükselecek olan binayı her zaman için kurabileceğiniz o temele sıkıca sarılın.”
“Bu güzel bir mesaj,” dedi dul hanım.
“sorunlardan, zorluklardan veya sıkıntılardan kurtulmuş bir dünya hayatı mümkün değildir, çünki dünyanıza zaten bunun için doğarsınız. Önemli olan, onları karşılayış tarzınızdır ve size hâl çaresini bulduracak olan, sizi doğru olanı yapmaya yöneltecek olan kuvveti alacağınız, o içinizde saklı ilâhî öze başvurmanızdır.
Hepsinden fazla ve hepsinin üzerinde, sizi sevenlerinizin rehberliği altındasınız. Kocanız da size daima çok yakın. O sizi asla terk etmiyor. O hâlâ size ödeyeceği borcu olduğunu hissediyor.”
“Ona ve anneme, babama sevgimi iletin.”
“Onlar buradalar ve sizi işitebilirler. İnsanlar bizim dünyamıza geldiler diye sağır olmazlar ki.”
“Daha anlayışlı olmalıydım.” dedi ziyaretçi.
“Onlar fizik kulaklarını kaybedebilirler ama spiritüel kulakları vardır. İşte bunun için diyoruz ki onlarla konuşabilirsiniz ve onlar sizi işitebilirler. Eğer sizin spiritüel kulaklarınız açık olsaydı, siz de onları işitebilirdiniz. Sizi sevenlerden sizi ayırabilecek hiçbir şey yoktur.”
Bazı özel mesajlar aldıktan sonra bu ziyaretçi, “İtiraf edeyim ki onları çok özledim, onlarla olmayı isterdim.” dedi.
“Olacaksınız.”
“Ne kadar erken olsa o kadar iyi.”
“Bu sizin elinizde değildir. Gün gelecek, dünyanıza ve bütün kederlerine elveda diyeceksiniz. Fakat vakit henüz gelmedi, bu nedenle dayanmak zorundasınız diyor kocanız. Cesaretinizi gösterin ve her an, her dakika, her saat, her gün fark edin ki karşınıza çıkan bütün zorluklar aslında ruhu kuvvetlendirecek, onu donatacak, onun gelişimine yardım edecek fırsatlardır.
Öyle ki sonunda onarlı hayırla atlattığınızda, ruhen öncekinden çok daha iyi durumda olursunuz. Dengenin yerini bulması böyle olur ve siz fark edersiniz ki, Büyük Ruh, çekilen her zorluk için kesin ve otomatik telâfiyi sağlamıştır.”
Kadın, kocasının ölümünden sonraki varlığına belki de inanmayacak olan bir yakınına onun selâm ve sevgilerini götürüp götüremeyeceğini sordu.
“Götürebilirsiniz,” dedi Rehber. “Kabul edilip edilmemesi sizin sorumluluğunuz değildir. Her zaman sevgi veriniz. Sevgi evrendeki en büyük güçtür. O hareket hâlindeki Büyük Ruh’tur. Eğer Büyük Ruh’u ifade edebiliyorsanız, sevgi gösteriyorsunuz demektir. Onun yardımcısı olan merhamet onunla birlikte yürür.
Hoşgörülü olun. Sizin nesil farkı dediğiniz, arada köprü kurulması mümkün olmayan bir boşluk var. Daha büyük bir tecrübeye sahip bulunmanız nedeniyle, sizin yaptıklarınızı anlamayan ve hayat yolunda sizin kadar yol almış bulunmayanlara karşı hoşgörülü olmalısınız.”
“Söz veriyorum.”
“Bana söz vermek zorunda değilsiniz. Bu sizin sorumluluğunuzdur, benim değil. Ben size yardım etmek için buradayım. Eğer bunları hayatlarınızda uygularsanız, sonuçta ruhen daha iyi olursunuz.”
Okul müdürünü selâmlayan Silver Birch şöyle dedi: “Sizinle ve anneniz, babanızla görüşeli hayli zaman oldu.”
“Yeniden burada olmak benim için çok hoş, büyük bir mutluluk.”
“Eğer sahip bulunduğum bilgiyi alacak olanlarla paylaşarak herhangi bir hizmette bulunabilirsem, benim mutluluğum daha büyük olacaktır. Anneniz size çok yakın. Anneniz dünya yolunun sonuna vardığında artık vakti gelmişti, çünki o sağlam yürek bile artık durmak zorundaydı. O kadar çok şeye dayanmıştı ki beden onu taşıyacak güçte değildi.”
“Sanırım bu onun daha iyi gelişimi içindi. Son zamanlarda çok rahatsızdı.”
“Size söylememe lüzum yok, epey zamandan beri bedence pek kuvvetli değildi. Ama onun çok az sahip olduğu kuvveti zorlama pahasına da olsa hizmete devam etti. Siz öylesine büyük bir ruh hizmetkârından doğmuş olmaktan dolayı çok şanslısınız.”
“Bunu gerçekten hissediyorum. Onunla olmak harikulâde bir şeydi. Bunu hepimiz hissediyoruz.”
“Anneniz asil bir hizmet yaptı. Daima geri plânda durmasına rağmen birçoklarının aydınlanmasına hizmet etti. Onun yaradılıştan olan alçakgönüllülüğü spot lâmbalarından kaçınmasına sebep oldu.
Bu bilginin ışığına oranla genç yaşlarda ilerlemiş olmanı sizin için çok büyük şans olduğunu söylememe lüzum yok. Bütün güzelliği ile sizdeki ve etrafınızdaki daha geniş varlıklar, biliyorsunuz ki, evinize geldiler. Bu kuvvet muazzam bir fayda sağladı, çünki sadece sizi canlandırmakla kalmayıp, size zorluklar içinde bir yol gösterici vasıta da oldu.
Bilgiyi kendi tarzında yaymak için hâlâ imkânlara sahipsiniz. Her nerede almaya hazır ruhlar bulursanız, onlara yardım edin. Alıcı olmayanlara acıyın, çünki onlara ruhen uyanma fırsatı verildiği hâlde onu kabul etmiyorlar.”
“Bazen yine geri geliyorlar.”
“Evet gelirler, fakat onlarla tartışmanıza lüzum yok. Bilgi ile bilgisizlik arasında gerçek bir tartışma olamaz. Onların ortak zeminleri yoktur.”
“Çok yerinde bir söz.”
“Eğer hazır iseler onlara yardım edebilirsiniz. Ama eğer ruhları tesir almıyorsa, sizin yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Alınmış olan ve değiştirilmesi imkânsız gerçeğe dayanan bilgiyi, boş kelimelerle savuşturabileceğinizi zanneden, azamet ile şişmiş cahilinkinden daha büyük bir kibir ve gurur yoktur. Üzülüp sıkılmanız için bir sebep yok. Ayaklarınız bu yol üzerinde sağlamdır. Yürümeye devam edin.”
Rehber sonra genç medyomu selâmladı. “Burada olmanızdan ve size, eğer imkân bulabilirsem yardım etmekten dolayı mutluyum. Ruhun âletleri olanlar benden her zaman büyük bir kabul görürler. Bir tanesi ile çok uzun bir süre öylesine yakın bir ilişki içinde olduğumdan dolayı, bu ruhsal kabiliyetlerin kullanılmasına ilişkin sorunları, zorlukları ve gönül acılarını bilirim.
Yapmaya çağrıldığınız görev kolay bir şey değildir. Eğer neşeli bir çehre takınırsanız bu içinizin her zaman mutlu olduğundan değildir. Siz dünyanızdaki milyonlarca çeşitli şartlara karşı aynı derecede hassas olmadıkça ruh âleminin tesirlerine hassas ( açık) olamazsınız. Hassasiyetinizin bedelini ödemek zorundasınız. Bu demektir ki sizin tesir alanınıza giren her şeyi almaya açıksınız. Aldıklarınızın hepsi hoş şeyler değildir. Bazen bunlar alabildiğine sevimsiz olabilir.”
“Ödüyorum.”
“Hepsinin üzerinde, sizin kendi ruh öğretmenleriniz ve rehberlerinizle olan irtibatınız ( kendinizi onlara ayarlamanız) sizin sahip olduğunuz en değerli irtibatınızdır. O irtibat size yardımın, desteğin, kuvvetin, ilhamın, gelişimin ve himayenin geleceği bir köprü oluşturur. Yolunuz kolay bir yol olmadı. Siz eğer kelimenin gerçek mânâsıyla bir medyom, bir aracı, bir kanal iseniz, o takdirde her zaman bir güllük gülistanlık içinde yaşamayı beklememelisiniz.”
“Anlıyorum.”
“Siz yükseklere ulaşabilmek için bütün beşerî hislerin, heyecanların derinliklerine dalıp onu ölçmek zorundasınız. Bunu bir çok defa söylediğimi işitmişsinizdir. Hayat zıtlıklarla doludur. Karanlık olmadıkça ışığa, keder olmadıkça sevince sahip olamazsınız. Düşmeksizin yükselemezsiniz. Fakat ne kadar derinlere düşerseniz bir o derece yükselme imkânınız olur.
Ruhun kudretini kullanan ( ifadelendiren) kişinin hayatına eşlik etmesi gereken kalıp budur. Bu kabiliyetler ancak kutupluluk içinde tam gelişip çiçeklenebilir. Siz bu yarışmayı, bu zorluğu, bu problemi, bu iç acılarını, bu kederi, bu ıstırabı, bu krizi göze almak ve ona göğüs germek zorundasınız. Bunlar katalizördür, kudretin en dolgun şekline ulaşması için aracıdır. Söylediklerimi takip ediyor musunuz?”
“Evet gerçekten.”
“Bu nedenle –bir çelişki gibi gözüküyorsa da- spiritüel bakımdan ele alınırsa zorluklar size lütuflardan daha büyük iyilikler getiriyor. Siz şayet bütün bu engellerin aslında öğrenmeniz gereken dersler olduğunu, neticede sizi ruhen eğiteceğini bilerek, o bilgi ile karşılarsanız, o zaman, içinizden akıp duran kudretin daha ince, daha büyük âletleri hâline gelirsiniz.
İlâhî gücün seçilmiş elçileri olmak büyük bir ayrıcalıktır ve büyük bir sorumluluktur. Bu, hayat gücünün ta kendisidir ve siz kullanıldığınız zaman o iş görür. O size gönderilen kimselere yardım eder. Bazen onların fizik bedenlerini veya yaralı gönüllerini şifalandıracak, bazen bilgisizliği kovmaya ve onlara bilgiyi getirmeye yardım edecek. Başka zamanlarda varlığın görünen arkasında ve ötesinde neyin var olduğundan haberdar olanlara nasip olan o iç huzuruna, sükûna ve emniyete giden yolu onlara gösterecektir.”
“Buraya gelişim benim için bir doğum günü armağanı oldu.”
“Sizin burada oluşunuzdan çok memnunum. Siz çok iyi ellerdesiniz. Size yakın olanlardan ( rehberlerinizden) haberdarsınız. Asla en ufak bir şüpheniz olmasın ki, çok basit kılıklarda görünseler de onlar büyük ruhlardır.
O çaresiz insanlar kiliselere, bilim adamlarına veya filozoflara başvuramazlar çünki onların verebilecekleri kısır ve güçsüzdür. Siz ise ruh gücünün canlı ( yaşayan) gerçeğine sahipsiniz. Bu, dünyanın bugüne dek bilebildiği en büyük hazinedir. Yolunuzda yürüyün ve nerede imkân bulursanız orada hizmet edin.”
Ziyaretçi gördüğü bazı küçüklükleri, kıskançlıkları anlamadığını söyledi. “Ben inanıyorum ki çeşitli insanî kanallar aracılığıyla iş gören hep aynı Tanrı’dır. Öyleyse neden uyum içinde yaşamayız?”
Silver Birch şöyle dedi: “Ne demek istediğinizi biliyorum. Fakat bilgiye sahip olup da onun gereklerini gündelik hayatlarında takip etmekten kaçınanlara daima acımalısınız. Bilgiye sahip olup da kanun ile uyumlu yaşamamak, bilgisizken böyle davranmaya kıyasla, ruha karşı işlenmiş daha büyük günahtır. Bu hazinedir ama bu hususta yapabileceğiniz hiçbir şey yok. Bu onlara ait bir sorumluluktur.
Büyük ruh sonsuz bilgiye sahiptir çünki doğal kanun sizi kendi yaptıklarınızdan sorumlu kılar ve herhangi bir başkasının yaptıklarından sorumlu olamazsınız. Siz onları ne kadar çok severseniz seviniz, onların hayatlarını onlar hesabına yaşayamazsınız. Bunu onlar bizzat yaşamak zorundadırlar. Sizin sorumluluğunuzun ölçüsü, gün be gün yaşadığınız hayatın hesabını nasıl verdiğinizdedir. Kanun, değiştirilmesi imkânsız bir sebep-sonuç ile işler. Hiç kimse ve hiçbir şey o birbirini takip eden sebep sonuç dizisini kırmak gücüne sahip değildir, çünki onun işleyişi mekaniktir.
Beşerin kusur ve noksanlarını sergileyenler ve alçak tabiat ve eğilimlerinin daha üstün ve yüce itilişlerine hükmetmesine imkân verenler bunun bedelini ödemek zorundadırlar. Nitekim her iyilik ve her şefkatli hareket de otomatik olarak daha iyi sonuçların sebebi olur. Yapılmaya değer olan şeyler kolay olamaz. Eğer kolay olsalardı yapılmaya değmezdi.”
Burada genç medyom şunları söyledi: “İnsanlar ‘SEVGİ’ kelimesini papağan gibi kullanıyorlar, fakat pek sevmiyorlar. Sizin gibi insanlar o kadar bilgi ile bize geri geliyorlar. Fakat bu bilgileri okuyanlar bu bilgilere göre hareket etmiyorlar. Bu benim anlayamadığım bir noksan.”
“Bu demektir ki onların bir hayli öğrenmeye ihtiyaçları var. Bence ‘SEVGİ’ kelimesi dünyanızda en kötü kullanılmış olan kelimedir. Sevgi en yüce yönü ile, ilâhî sevgi ile hükmeder. Sevgi hizmette, merhamette, iyilikte, şefkatte belirginleşir. Sevgi demek, her nerede imkân bulursanız yardım etmek demektir. Sevgi kendisi için hiçbir şey istemez, sadece başkalarına hizmet ederek kendi gereğini yerine getirmekten başka. Sizin bütün yapmanız gereken şey, örnek vermektir ve başkalarının o örneği takip etmelerini ümit etmektir.”
