BİLENLER VE BİLMEYENLER - BEYAZ KARTAL - BÖLÜM 2

Share

BİLENLER VE BİLMEYENLER

Akıllı bir öğretmenin belirttiği gibi, dünyada iki çeşit insan vardır: Bilenler ve bilmeyenler.

Bilenler, her zaman ve her yerde Tanrı’nın varlığının farkındadırlar; yüksek hakikat ve güzellik dünyalarından gelen yardım ve aydınlanmayı isterler.

Bilmeyenler ise, bu ruhsal değerlerle alay ederler ve dolayısıyla karanlık bir odaya hapsedilmiş gibi yaşarlar.

Siz, bilenler ya da en azından bilmenin başlangıcında olanlar, bu farkındalık hâlini çaba, deney ve ıstırap ile elde etmiş olanlarsınız.

Ancak yine de bilgiye karşı uyanık ve istekli olmalısınız. Çünki ruhun daima artan ışığının yanı sıra sizi şüpheye düşürecek, suçlayacak, içinizde ışımaya başlayan ışığı söndürecek dünyasal arzu ve düşünceler de olacaktır.

İnsan, içindeki bu ışık güçlü, kalıcı oluncaya ve şüphenin başkaldırmasını yok edinceye kadar mücadele etmelidir.

Zihninize üşüşen şüphe ve başkaldırmalar aynen Aden Bahçesi’ndeki Âdem ve Havva’yı kandırıp onlara, Tanrı’nın kurallarını hiçe sayarak yasak meyveyi yedirten yılanın sesine benzer.

Dış dünyadan gelen bütün bu haykırışlara rağmen, daima ruhun sesini duymaya gayret etmiyor muyuz?

Birtakım insanların size, “Ruh dünyası yoktur, ruhsal şifa diye bir şey yoktur, bunlar ispatlanamaz şeylerdir.” demeleriyle yolunuzdan vazgeçmeyin. Böyle diyenler karanlıktadırlar ve hiçbir şeyin farkında değildirler. İncil’de denildiği gibi, “Ölüler bir şey bilmezler.”

Onlara sevginizin ışıklarını gönderin ve unutmayın ki onlar da bir gün öğreneceklerdir. Onlara kendi fikirlerinizi kabul ettirmeye çalışmayın, çünki tartışma yoluyla bir kimsenin ikna olması çok enderdir.

Elbette bu insanlar kendilerine göre iyi niyetli olabilirler, fakat siz kendi seçmiş olduğunuz yolda ruhun sesine sadık olmalısınız.

Share

Bu site özeldir ve ticari amaç taşımaz.

Copyright © Dünya Ana