İKİ DÜNYA ARASINDAKİ BAĞLANTI - BEYAZ KARTAL - BÖLÜM 8

Share

İKİ DÜNYA ARASINDAKİ
BAĞLANTI

Bizler, sizlerin şuurlarınızın uyum, doğruluk ve sevginin hüküm sürdüğü âlemlere yükselmesine yardım etmek istiyoruz. Az veya çok tüm insanların sahip olduğu bu içsel kuvvetlerin açığa çıkmasındaki bütün amacımız, sizlerin ruhun farkında olmanızı, ruh dünyasından ve ruhlardan uyumun ve gerçeğin tesirlerini alabilmenizi sağlamaktır.

Hakikat, ruhsal bir kanun, Tanrı kanununu ifade eden bir realitedir. Fakat bizler, ruh dünyasındaki hakikati ifade etmeden kendimizi fiziksel, mantal ve ruhsal olarak hazırlamalıyız.

Psişik konular hakkında, psişik olaylar aracılığıyla, ölümden sonra bir hayatın var olduğunun kanıtlanabileceği hakkında çok şey tartışıldığını duymaktayız. Bu tartışmaları bilimsel görüşe dayanıyor olmasına çok önem verilmektedir. Bu yüzden ruhsal çevrelerin görüşlerinin, bilimsel olmadığı telkin edilmektedir.

Düzeltmek ve açıklamak istediğimiz şudur ki, ruhsal kanunda bilimsel olmayan hiçbir şey yoktur.

Bilimsel açıklamalar sık sık değişir, bugün doğru kabul edilenin yarın tersi kabul edilir ve öbürsü gün de unutulur gider, fakat ruhsal kanun ebediyen doğru kalır. Ruhsal kanunlarda sürekli gelişim ve aydınlanmadan başka hiçbir değişme yoktur. İnsanın iç benliği ne kadar çok şuurlanırsa, kendisine o kadar çok gerçek verilir, fakat kanun aynı kalır.

Hem bu dünyada, hem de daha yüksek dünyalarda ruhsal bilim gerçek bilimdir. İnsan, bu kozmik ve ruhsal kanunların farkına varıp uygulayarak yaşadığında gerçek bilimadamı olur.

Öncelikle anlamamız gerekir ki insanın içsel özelliklerinin incelenmesi ve açıklanması, tamamen bilimsel bir işlemdir.

Tanrı’nın kanunlarını gözardı ettiğiniz takdirde, sonuç, varlığınızın bir yerlerinde kaos meydana gelmesi olacaktır. Tanrısal kanunları anlamaya çalışarak onları uygularsanız, ruhunuzdan gelen içsel uyarılara inanırsanız ve önünüzde uzanan yolda adım adım ilerlerseniz, kalbinizin derinliklerindeki bilgeliği keşfedeceksiniz. Sonuçta, auranız genişleyecek ve hayatın her noktası ile temasa geçecektir.

Derinliklerindeki tabirini kullandığımıza dikkatiniz çekeriz. İnsanın şuur ve uyanıklığı küresel olarak genişlemek zorundadır ve sizler, bu genişleme süreci içerisinde büyük hoşgörü sahibi olmalı, hayatı ve ruh kardeşlerinizi çok sevmeli, yüksek bir ruhsal dinginlik ve sükûnet içinde bulunmalısınız.

Hiçbir şey sizi sarsamayacak, etkilemeyecek; anlayın ve kabul edin ki, hangi kademede olursa olsun, insanlık tekâmülünü devam ettirmektedir; geldiği yer olan Tanrısı’na dönmektedir.

Ruhsal melekelerinizin açılması, içsel olarak denge ve kuvvet sahibi olma sürecidir. Bu, ayrıca bedeninizi de saflaştıracak, güçlendirecek ve sağlıklı hâle getirecektir.

Bilimsel olarak ifade etmek gerekirse, ilâhî ışık kalp şakrasından içeri girer ve fizik, eterik, astral, mantal ve semavî olmak üzere bütün bedenlerde dolaşarak, tüm bedenlerin güzelleşmesini, güçlenmesini sağlar.

Ruhsal bir insan güçsüz değildir. Ruhsal bir kişi olmanın duygusal ve çekingen olduğu fikrini aklınızdan çıkarın. Gerçek hassasiyete sahip olan kimseler, esen her rüzgârda oraya buraya dağılan yapraklar gibidirler, fakat bu duygusal dengesizliğin nedeni, ruhsal yetkinlikten çok bedensel sağlıktaki düşüştür.

Kendinizi geliştirmek için doğru bir adım atmaya kararınızı verin ve ruh kardeşlerinize daha çok sevgi yayarak ruhsal ve bilimsel bir şekilde auranızı genişletin. Maddeci bilim ruhsal bilim tarafından yönlendirilmeyi kabul ederse –ki bir gün bu gerçekleşecektir- eski bilgeliğe ait birtakım sırlar da insanlığa açıklanacaktır.

İnsanlığın ruhsal uyanıklığı arttıkça, dünya ile astral âlem arasındaki perde yavaş yavaş incelecek ve iki dünyanın birbirine yakınlığı daha da belirgin hâle gelecektir. Astral seyahat gibi deneyimler yapılabilecek, hatta bedene bağlıyken ölüm ötesi hâlini yaşamak sıradan hâle gelecek.
Ruhsal yönden geliştikçe kalbinizde, deliller aracılığıyla kanıtlanabilen her türlü kanaatten daha güçlü ve kesin fikirler oluşacak ve bunlar varlığınızın birer parçası hâline gelecekler.

Kendilerine ölü denenler aslında hiç ölmemişlerdir! Kendi ölümünüzle birlikte sizden hiçbir şeyin ayrılmadığını kesinlikle öğreneceksiniz, fakat edineceğiniz kanaatleriniz dünyasal bir zihnin ürünü olan delillerle değil, hiçbir şeyin sarsamayacağı kendi iç şuurunuzla oluşacaktır.

Share

Bu site özeldir ve ticari amaç taşımaz.

Copyright © Dünya Ana