Albert PAUCHARD - RUHSAL ALEMİN SONSUZ İMKÂNLARI - BÖLÜM13

Share

http://www.dunyaana.com/images/images1.jpgİK İ L İ

Yine bir olgu;  buradan anlatacağım sonuncu vak’a.

Söz konusu, ikiz erkek ve kız kardeş. Her ikisi de çok katı ve bağnaz bir Protestan meshebe mensuplar. Çok dindarlar.

Şüphesiz onların buradaki şartlarının farkını ve bunun nedenini anlamak, sizin için eğitici, öğretici olacaktır. Bunları size anlatmaya çalışacağım:

Erkek kardeş değerli, dürüst bir papaz. Ancak, hoş görüden ve muhayyileden yoksun öğretisinin içine kapanmış bir papaz. Görevi sırasında dürüstlükten ayrılmayan, yorulmak nedir bilmeyen, sadece kilise mensuplarınca değil tüm şehir tarafından saygı gösterilen, bununla birlikte, gerçek olarak sevilmeyen birisiydi.

Kız kardeşi tamamiyle başka bir yapıdaydı. İnancının darlığı onu hapsedemiyordu. Ruhu öğrettiği dinin sınırlarını aşıyordu. İyi kalpli ve sempatik bir kadındı.

Her ikisi de aynı yıl öldüler.

Buraya gelen kız hemen cennetini buldu. İtibari cennet değil. Zira, hiçbir zaman hayalinde ayrıntılarıyla onu yaratmamıştı. Tanrı’sına olan sevgisinin derin güveniyle birkaç kere çekinerek orada ihtişam ve mutluluğu bulacağını sezmişti.

O, sürekli olarak Tanrı’nın artık kendisini sevmediğinden korkmuştu. Şu anda da, derin depresyonlar zaman zaman onu tedirgin ediyordu. Renksiz, sevinçsiz bir alemde yaşıyor. Bir zamanlar dünyada yaşadığı gibi. Hemen hemen aynı görevleri yapıyor. Dar görüşlü ve « saygıdeğer» insanlarla sınırlı bir dünyada.

Vaizleri hala tehdit dolu ve canlılıktan yoksun.

Kız kardeşiyle kendisi arasındaki durumun değişikliğinin farkına bile varamıyor. Onu, her zamanki gibi yanında görüyor. Buna karşılık kız kardeşi onun durumunun bilincinde ve bu da mutlu varlığındaki tek üzüntülü nokta.

İstediği an kardeşini hayata döndürmeyi başaracağını düşünüyoruz. Bu olay inananları düşündürmeli.

İşte, gerçekte her ikisi de faziletli, ikisi de aynı ilkelere inanmış, vicdanlı ve sadık, doğrudan sapmayan iki kişi.

Ancak biri için öğreti;  zihninin gelişmesini, yayılmasını engelleyen bir hapishane, öteki için aynı öğreti; kelebeğe dönüşecek bir tırtılın kozası olmuştu.

Gerçekte, öğretilerin ve inançların önemi nedir?

Bu iç hayata bağlıdır, ilkelere değil. Tüm dini inanışlara önem verilmeyebilir ya da çok dar, katı bir dogmatizm’e bağlanabilir, hiç önemi yok.

GÖRÜŞMEK ÜZERE

Bundan böyle temaslarımıza bir süre ara vereceğiz. Yeniden kendime dönmem ve tamamiyle dış eşyayla ilgilenmem gerek.

Evet, bu akşam izninizi isteyeceğim.

Ne kadar zaman için olduğunu belirlemek imkansız. Umarım kış aylarında görüşmelerimize yeniden dönebileceğiz. Sadece bu akşamımız var, birlikte geçireceğimiz.

İkinci bir kitap için projelerim var mı?

Şu anda size bu konuyla ilgili hiçbir şey söyleyemeyeceğim. Ancak, bu kitaba son vermeden önce size bahsettiğim tüm arınma durumlarında söz konusu olan, insanların gerçekten iyiyi aradıklarını bir kez daha belirteceğim. Onların tecrübeleri kesinlikle ceza amacı güden bir karakter göstermemiştir. Tecrübeleri iyi  yapmak ve iyi anlamaktaki samimi niyetlerinin sonucunda başlarına gelmiştir.

Ve bu tecrübeleri sayesindedir ki onlar isteklerini, dileklerini doğru olarak yerine getirmişlerdir.

Öte yandan şuna da dikkat ediniz ki, bu tecrübeler mutlu ve güzel bir alemin ortasında geçiyor ve söz konusu olan kişilerin şuur hali, bunlardan yararlanmasını geçici olarak engelliyor. Dünyada harika bir tabiatın ortasında bulunulabilir. Bununla birlikte bir şey görülmez. İç sıkıntıları ve hayaller tabiatı içine alarak eritir, yok eder. Burada bu sıkıntı ve hayaller apaçık, gün gibi ortada olurlar. İşte, bütün farklılık buradadır.

Bütün bunları bilerek söyledim. Arınma örneklerimin okuyucularıma bir anlayış yaratacak noktaya varmış olması tek dileğim. Ve bu nedenledir ki, tecrübelerin geçici karakteri üzerinde özellikle durdum, ısrar ettim.

Görüşmek üzere dostlarım. Elveda demiyorum, zira gerçekte ne kardeşimden ne de sizden ayrılıyorum. Sadece, bir süre için ortak çalışmamıza son veriyorum.

Share

Bu site özeldir ve ticari amaç taşımaz.

Copyright © Dünya Ana