Tebliğ: İstasyon/C – ‘R.4’
Opt.: Dr. Bedri Ruhselman
Tarih: 7 Ekim 1953
Kaynak: Ruh ve Kainat dergisi, sy: 14 Yıl: 1954
Tebliğ:
« Akıl prensiplerine göre hareket etmek demek, mevcut bilgilerle bu prensiplere uygun bir muhakeme yapmak ve bu muhakeme neticesinde verilen karara göre hareket etmek demektir.
« Şimdi size bir ilmi araştırmanın nasıl yapıldığı hakkında basit bir izahta bulunacağım. Bir hadiseyi ele alalım: Bu hadisede en evvel bir sebebin mevcut olduğunu akıl prensiplerinin birincisi olan kozalite prensibine dayanarak kabul ederiz. Sonra bu sebebi araştırmağa ve sebeple netice arasındaki kanunu bulmağa uğraşırız. Bunun için devamlı deneyler ve gözlemler yapar ve tetkiklerimizi bizce mümkün olan her cepheden yaparız. Ve neticede o hadise üzerinde etkin olan sebeplerin bir kısmını veya hepsini buluruz. Eğer bunların hepsini bulur, tayin eder, neticeyi de tayin eder ve bu nedenlerle sonuç arasında kurduğumuz matematik ilişkiyi, bu hadisenin aynı şartlar altında tekrarında daima geçerli olduğunu bir çok deneyden sonra görürsek artık bir yasa bulduğumuzu anlar ve bu yasayı bilim literatürüne geçiririz. Bütün fizikoşimik kanunlarda olduğu gibi…
« Eğer bulduğumuz sebepler sadece sebeplerin bir kısmı ise veya bütün sebeplerin hepsini birden layıkı veçhile ölçemiyorsak o zaman bulduğumuz münasebetler elbette yanlış olur. Ve bu münasebeti yeni bir hadiseye tatbik ettiğimiz zaman o hadiseye uymadığını görürüz.
« Eğer bir çok hadiseleri aydınlatan ve geniş bir şekilde izah edebilen -ancak tecrübeleri, sebeplerin ölçülememesi yüzünden yapılamayan- bir münasebet bulabilirsek bu münasebet de bir nazari münasebet olur. Ve adına o hadisenin teorisi denir. Fizikoşimik teoriler gibi.
« Şimdi bizim meselelerimize gelelim:
« Burada size de, müşahede etmiş olduğunuz hadiseleri en geniş şekilde aydınlatan bir izah tarzı veriliyor. Ve bu izah şekli de hadiselere tatbik edildiği zaman bildirilmiş olan neticeler müşahede ile çıkıyor. Veya eski müşahedeler de sebeple netice arasında bulunan münasebetin bu izah şekline göre bunu teyit edecek mahiyette olduğu görülüyor. Aksi halde zaten bu izahatı reddediverirdiniz.
« Ancak bunlar da henüz yeni kurulmakta olan bir nazariyenin temelleri olan şekillerdir. Bir nazariyenin kurulması çok zordur. Çünkü evvela her bilgiye, her entüvisyona bir kıymet vermek ve üzerinde düşünmek gibi pek zor bir işle karşı karşıya kalmış oluyorsunuz. Bu elbette zordur. Bundan başka bu dağınık, ölçüye gelmiyen, her an müşahede imkanına bile malik olamadığınız sebepler arasında münasebet kurmağa çalışmak meselesi gelir. Bu da akıl prensipleriyle, yani kozalite prensibi, eşitlik prensibi ve en nihayet çelişmezlik prensibi ile yapılır. Elinizdeki tek bir üç dişli maymuncukla milyonlarca kilidi açmak zordur. Üstelik bu kilitlerin –yani bilgi; nakli bilgi olsun, sezgi olsun, idrakli bilgi olsun- hepsi birden bir anda, tecrübe masanız olan şuurunuza akseden hafızanıza sığmaz. Bilgileriniz pek geniş, halbuki hatırlama kudretiniz ona nisbetle pek dardır. Size defalarca soğuk kanlı olunuz dememin hikmeti buradadır. Çünkü o anda tecrübe masanızdaki kilitler size verilen anahtarla açılamadı diye, tecrübeyi olmaz diye bırakmak bir ilmi araştırma yapmak demek değildir. Bütün bilgi kilitlerini masadan geçirmek ve tecrübe etmek şarttır. Bir ampulün bulunması için iki bin tecrübe yapanları düşününüz, ampul ile bizim mevzuumuz arasındaki farkı da düşününüz.
Bu iş elbette pek zordur.
Fakat mademki giriştiniz, bunu kurallarıyla yapacağız, hep birlikte… ( *)
« Şimdi elinize verilen anahtar o anda bilgi kilidinizi açamadı, anahtarı kaldırıp atamıyacağınıza göre kolayca bulunacak bir yere koyacaksınız. Veya bu işe devam için bir başkasına vereceksiniz.»
Bu tebliğde, akıl prensiplerinin nasıl kullanılacağına dair C-İstasyonu dediğimiz kıymetli ve öğretici tebliğleriyle bizi aydınlatan bir dostumuzun vermiş olduğu izahat sunulmuştur ( Dr. Bedri Ruhselman)
Yukarıdaki tebliğ, bize hem vazifemizdeki çalışma yollarımızın yönünü çizmiş oluyor, hem de akıl prensiplerinin bu çalışma sırasında ihmali caiz olmıyan bir kıymet olduğunu açıkça ifade ediyor. ( Dr. Bedri Ruhselman)
———
( *) Burada Yüksek Rehber Ruh, kurulmakta olan Altın Çağ Realite Bilgileri Sistemi’ne değinmektedir.
