Galaktik Kardeşlik Bağı KİRAEL’DEN BİR GÜNCELLEME
Ben bu kitabı ilk kez yazdırırken, bu bölümde galaktik varlıklar hakkında epey bilgi vermiştim. Ancak, bu kitabın ilk editörü bu bilginin büyük bölümünü kitaptan çıkarmıştı. Bunun nedeni, bizim ( galaktik varlıklardan daha çok) insanlar üzerinde odaklanmamızın gerekmesiydi. Ancak, daha önce çıkarılmış olan o bilgilerin bu basımda yer almalarını istedim. Onları okuduğunuzda ilk editörün bazı bilgileri kitaptan neden çıkartmış olduğunu anlayacaksınız. Belki bu bilgiler o zaman çok fazla gürültüye neden olabilirdi.
Birçok kişi galaktik dünya hakkında yazmış ve “ Galaktik varlıklar filan ve falan tarihte Beyaz Saray’ın bahçesine inecekler”, demiş, böylece herkesin bu konuda çok heyecanlanmasına neden olmuştur. Sonra, elbette, onlar Beyaz Saray’ın bahçesine inmemişlerdir. Bu durumda hem bu yazarlar, hem de onların yazılarını okuyanlar düş kırıklığına uğramışlardır.
Ancak, size şunu söylemek isterim: Sizinki tüm kozmosun değil, sadece Samanyolu Galaksisi’nin içindeki bir yıldız sistemidir; sizinki dört yüz milyar yıldız sistemi arasındaki bir güneş sistemidir. Eğer Yaradan’ın sahip olduğu her şeyi küçük bir gezegene odaklamaktan başka yapacak daha iyi bir işinin olmadığını düşünüyorsanız, küçük bir sürprizle karşılaşabilirsiniz, çünkü bu kitabı okuyan birçoğunuz başka dünyalarda da yaşadığınızı hatırlayacaksınız. Onlardan biri de, elli bin yıl önce bu gezegende yaşanmış olan Lemurya dünyası olabilir. Bazılarınız buraya başka yıldız sistemlerinden gelmiş olabilirsiniz.
Ve sizinle bahse girerim ki, bu kitabı okuyan hepiniz en azından diğer yaşam formlarının bir birleşimisiniz, çünkü Yaradan insan denen sizi tasarladığında, her şeyin en iyisinden küçük bir parça alarak sizi bu görünümünüze kavuşturdu.
Aynaya baktığınızda, Yaradan’ın tüm dünyaların en iyisi olduğunu düşündüğü şeyi göreceksiniz, çünkü siz bizim sahip olduğumuz geç-en-erken açan çiçeklerden birisiniz.
Galaktik dostlarınıza gelince, onlar gezegeninize inip bildikleri her şeyi size aktarmak isteseler de, o bilgiyi kendi başınıza öğrenmenize izin vermeye karar vermişlerdir. Ve böylece, onlar bilgiyi size her seferinde biraz ve gizlice aktarmaktadırlar. Siz bilgisayar denen şeyin nereden geldiğini düşünüyorsunuz? O sizin Dünya’nızdan gelmedi, dostlarım. Siz henüz onu keşfetmeye hazır değildiniz. Ama galaktik varlıklar onu size gizlice aktardılar. Çünkü onlar sizi hayal edemeyeceğiniz kadar çok seviyorlar. Ancak, uzay araçlarıyla gökyüzünde göründükleri her seferinde insanların silahlarıyla onları vurmaya çalışmalarında bıktılar.
Siz ise onları gördüğünüzde mutlu olabilirsiniz. Ancak, bir dahaki sefer gökyüzünde bir uzay aracı gördüğünüzde sevinçle atlayıp zıplamak, çığlıklar atmak yerine başka bir şey yapabilirsiniz. Önceki bölümde size ileride foton parçacıklarını bir araya getirebileceğinizi söylemiştim. Şu anda bunu yapabilecek kadar yeterince foton enerjisine sahipsiniz. Ben her ay ( internet sitesinde) o ay ne kadar foton enerjisinin bulunduğunu gösteren küçük bir çizelge yayınlıyorum. Bir dahaki sefer Bell Rock’ın, Diamond Head’in, Fuji Dağı’nın üzerinde dururken ya da başka bir yerde bulunurken gökyüzünde o siyah objelerden birini gördüğünüzde, atlayıp zıplamak yerine, foton parçacıklarını bir araya getirin ve o enerjiyle birlikte o araçtaki varlığa sevgi gönderin. O varlık bundan o kadar onurlanacaktır ki, sonuçta gökyüzünden inip size merhaba diyebilir.
Sanırım, o dünya ile sizinki arasındaki uçurumu kapatmamızın zamanı gelmiştir. Bunu sevgiyle yapmak zorundasınız, çünkü onların bildikleri tek şey budur. Galaktik varlıkların bazıları aranızda bulunmakta, bazıları yanınızdaki evde yaşamaktadırlar. Ama şunu bilin: Onların hepsi uyanmakta ve görmekte oldukları şeyi sevmektedir, çünkü insanlar artık bu kitapları okumaktadırlar.
***
KİRAEL: Uzak galaksilerden gelen başka varlıklar olasılığını kabullenmekte hala zorlananlar bu bölümü okumadan atlayabilirler. Bu bölüm onların var olup olmadıklarını kanıtlamak için değil, uygun zamanı geldiğinde onlarla nasıl ilişki ve etkileşime girebileceğinizi anlatmak için yazılmıştır. Büyük Değişim sırasında, farklı realitelerden gelen birçok varlık aktif roller oynayacaktır. Biz bu bölümde, tüm olasılıkları gerçekçi kılan bir olguyu sergileyerek başlayacak ve ABD hükümetinin galaktik kardeşlerinizle ilgili gerçekleri örtbas etmesinin neden artık önemli olmadığını açıklığa kavuşturarak bitireceğiz.
Güneşiniz galaksinizdeki –çevresinde gezegenlerin döndüğü- yüz milyar yıldızdan biridir ve Hubble Uzay Teleskobu bu galaksinin iki yüz milyar yıldızı aşkın galaksiden sadece biri olduğunu göstermiştir. Olasılıkları siz hayal edin. Siz hala Dünya’nın tüm evrende üzerinde yaşayan, tekamül eden varlıkların bulunduğu tek gezegen olabileceğini düşünüyor musunuz? Sanırım, sizin tek olduğunuzu düşünmek çok küstahça olurdu. Yaradan’ın, “ Evet, tüm bu uzayda ben sadece şu küçük gezegende yaşam yaratacağım”, dediğine inanabilir misiniz? Ancak, hala bu olguya inanmak istemeyenler vardır. Onlar insanlığın var olan tüm şey olduğuna inanmaktadırlar.
Kolektif olarak Galaktik Kardeşlik olarak bilinen bu kardeşleriniz Değişim’e hazırlanmanıza yardımcı olmak için buradadırlar. Çoğunlukla, siz onları henüz fark edemediniz, ama onlar şimdiden buradalar. Sahneye ilk girenlerden biri Sirius sisteminden gelenlerdi. ( Sirius ve Dünya yerçekimsel kuvvetler açısından birbirlerine benzerler.) Pleiadesliler ve Andromedalılar da buradalar. Ve çok daha fazlası vardır, ama özellikle bu üçü Dünya için çok önemlidir, çünkü Değişim meydana geldikten sonra onlar yeni enerjileri yerleştirmekte önemli roller oynayacaklardır.
E.T. Kültürleri
Şimdi sizin “ extra-terrestrials” ya da ET’ler ( dünya-dışı varlıklar) dediğiniz varlıklardan söz edeceğiz. Bu arada, onların bu isimden pek hoşlanmadıklarını söylemeliyim. “Ekstra” ( dışı) sözcüğü onların dışlanmaları anlamına mı gelir? Her neyse, ben de onların ET’ler olarak söz edeceğim.
Çoğunlukla, ben gruplara hitap ederken dinleyiciler arasında birtakım ET’ler bulunur. Bir akşam biz bir radyo istasyonuna giderken, orada galaktik komşularımız hakkında konuşacağımızdan, medyum bana çok nazik olmamı, bu varlıkların hislerini incitmememi söyledi. Oysa, bunu istesem de yapamazdım, çünkü ET’ler çoğunlukla ileridirler ve sizin “ ego” dediğiniz maskeyle başa çıkmayı öğrenmiştirler. Üçüncü-boyutsal bir rolü oynayanlar bile iyi bir kavrayışa sahip görünmektedirler.
ET’ler, çoğunlukla, entelektüel olarak üstündürler; daha akıllı olduklarından değil, ama onlar dünyalılar kadar perdelenmiş değildirler. “ Perdeler”, Benlik tarafından yerleştirilmiş sınırlardır; böylece Dünya katına geldiğinizde deneyime tam olarak girebilir ve öğrenebileceğiniz kadar çok farklı şeyi öğrenebilirsiniz. Mümkün olan her şeyi deneyimlediğinizde ise artık burada enkarne olmanız gerekmez.
Bir grup ET yıllar boyunca insanlar tarafından fark edilmeden Amerika’nın Batı kıyısında yeraltında yaşamıştır. Dünya Ana Değişim’i başlattığında, kıtaların belli bölümleri yeniden şekillenecektir. Bu uzaylı kolonisi yerlerinin güvenli olmadığının farkındadır ve uzaydaki kendi türüne bir acil durum sinyali göndermiştir. Bu çağrı yanıtlanacaktır. Bu varlıklar dünyanın yüzeyine çıkamazlar, çünkü tekamül süreçlerinde sizin sahip olduğunuz genetik savunmalarını kaybetmiştirler. Basitçe ifade etmek gerekirse, onlar kendilerini sevgiden başka bir şeyle savunamazlar.
Güvenli bir kurtarma şansını azaltan korkuya-dayalı Hollywood filmlerine rağmen, bu varlıkların kurtarılmasının her şeyin ışıkta yapılabileceği bir zamanda gerçekleşmesi için küçük bir dua edin. Bu filmlerle ET’lerin en iyi şekilde nasıl yenilecekleri çok fazla vurgulanmıştır, ama bu özel durum size çatışmadan kaçınma konusunda bir fırsat verebilir.
ET’lerin Egoları Vardır
İster inanın, ister inanmayın, ET’lerin egoları vardır, ama bu beşeri türde bir ego değildir, sizin ego olarak anladığınızın ötesinde bir egodur. Onlar eğlenmekten de hoşlanırlar. Ara sıra uçan daireleriyle pat diye görüntüye girer, yolcu uçaklarınızdan ya da askeri uçaklarınızdan birinin yanında aynı hızla gider ve bu sırada çok eğlenirler. Pilotlar gördükleri şeyi kimseye anlatamazlar; çünkü eğer bir pilot bir UFO gördüğünü bildirirlerse, dengesiz kabul edilip hemen görevden alınır. Eğer siz gelirini kaybetme riskiyle karşı karşıya olan bir pilot olsaydınız, UFO gördüğünüzü bildirir miydiniz? Bu, hükümetinizin küçük oyunlarından biridir ve ET’ler bu oyunu severler. Sonuçta kimse onları rapor etmeyecektir.
ET Güncellemesi
Yakında meydana gelen bir gelişme, galaksinin bu bölgesinde güvenliği denetleyecek yeni bir konseyin atanmasıdır. Bu konsey, esasen, amaçları güneş sisteminizi koruyup savunmak ve bu sistemin çevresinde barışı ve sükuneti sağlamak olan Andromedalılar’dan oluşmaktadır.
Siriuslular, burada başlamakta olana benzer bir Büyük Değişim’e girene dek, bu sorumluluğu yıllar boyunca taşımışlardı. Onlar saldırgan bir toplum olarak görülürlerdi. Saldırganlıklarıyla ilgili öyküler tümüyle asılsız olmasa da, bu bir öğrenim süreciydi ve tüm öğrenimde hatalar yer alır. Onlar uzun bir dönem boyunca Dünya’nın koruyucuları oldular ve ancak yakınlarda bu sorumluluğun bazı bölümlerini Andromedalılar’a devrettiler. Onların yaptıkları çalışma gelecekteki grupların bu çalışmaya hiçbir karışıklık yaşamadan katılmaları için gerekli temeli oluşturdu. Bu ( görev devri), 1997 yılında tamamlanan yumuşak bir geçişti.
Bu sorumluluk devrinin başlıca nedeni, Andromedalılar’ın kullandıkları son derece gelişkin bir uzay gemisiydi. Onların Alfa-sınıfı gemileri renklerine dek katil balinaya çok benzer. Bu geminin yeni teknolojisi Dünya’nın atmosferiyle etkileşime girme yeteneği bakımından çok üstündür. Alfa-sınıfı, bu galaksideki en çağdaş gemilerden biridir. Onun en merak uyandırıcı veçhesi “ mekan çarpıtması”dır. Dışarıdan, bin iki yüz metre ile bin sekiz yüz metre uzunluğunda görülür, ama iç kısmı kat kat büyük görünür. Evet, doğru, içi dışından çok daha büyük görünür. Bunun nedeni, onların zamanı ve mekanı değiştirmeyi öğrenmiş olmalarıdır, ki Değişim’ den sonra siz de bunu yapabileceksiniz.
Alfa-sınıfının bir başka tanımlayıcı niteliği, onun manevra yapma biçimidir. Sadece enerjiyi odaklayarak tüm gemiyi işletmek için tek bir varlık yeter. Gemi ayrıca ısısız, sessiz ve enerji yaymadan işler ki bu da onun radarlar tarafından saptanmasını önler.
Andromedalılar, çok koruyucu olmalarına rağmen, ayrıca son derece gelişkin beyin sistemleriyle çok entelektüel olmalarıyla da tanınırlar. Film yapımcılarının ET’leri Dünya’yı fethetmeye gelen uzaylılar olarak betimlemelerine rağmen, sizi temin ederim ki durum böyle değildir. Onlar sizin düşmanınız olmayı asla istemezler, aslında, onlar gerçekten hizmet etmek için buradadırlar.
Çoğu UFO faaliyeti teknolojiniz tarafından saptanamaz. Eğer atmosferinizde bir uzay aracı görürseniz, o ya bozulmuştur ya da görülmeyi seçmiştir. Ancak, Değişim yaklaştıkça, görülen UFO’ların sayısı da artacaktır. Galaktik Kardeşlik görünürlüklerini artırmayı seçecektir, böylece insanlarınızla ilişki kurma zamanı geldiğinde onların görünmeleri daha az şoke edici olacaktır. Onların gelişleri ve Dünya Ana’nın iyileştirilmesine yardımcı olma yetenekleri umulandan çok daha fazla memnuniyetle karşılanacaktır.
Bu arada, yakınlarda yayınlanan bir ABD Hava Kuvvetleri raporu 1947’de Roswell’de düşüp parçalanan UFO’nun aslında bir sıcak hava balonu olduğunu bildirdi. Hükümetiniz modern tarihin en tartışmalı, izah edilmemiş fenomenlerden birine karşı bu resmi açıklamayı yapabilmek için milyonlarca dolar harcadı. Bunun yerinde harcanmış bir para olup olmadığına karar vermeyi size bırakıyorum.
Gerçekte vuku bulan şey bana göre şuydu: Düşen bir uzay aracı ele geçirilmişti ve sonuçta elde edilen bilgi Dünya insanlarının fosil yakıt gibi şeylere ve korkuya-dayalı öğretilere, barış dengesini ve Dünya üzerindeki yaşamın yüzeysel sakinliğini tehdit edecek şeylere bu kadar bağımlı hale gelmelerini önleyebilirdi. Benim niyetim mevcut mali, siyasi, ve sosyal kontrol sistemlerinizi karalamak değildir; lütfen, amacımın sadece, Değişim tam olarak başladığında nereye bakacağınızı ve işaretleri nasıl okuyacağınızı bilebilmeniz için size farklı bir perspektif sunmak olduğunu anlayın.
ET’ler ve Dünya’nın Manyetik Ağı
Uzun zaman önce, diğer yıldız sistemlerinden gelen uzay gemilerinin kolayca manevra yapabilmelerini sağlamak için, güneş sisteminizde bulunan ve erimiş çekirdeklere sahip olan gezegenlerin ve ayların çevrelerine manyetik ağlar yerleştirilmişti.
Son Değişim’de Dünya’nın dış tarafının ekseni çevresinde dönmüş olduğunu, ama manyetik ağın dönmemiş olduğunu yakında keşfedeceksiniz. Bu, galaktik ziyaretçilerin Dünya’ya yaklaşmakta çoğunlukla zorlanmalarının ve çoğunlukla gezegenin yerçekimsel alanının çok dışında kalmalarının nedenini açıklar. Ayrıca, onlar bu gezegendeki belli yerlerde yaşamayı zor bulurken, bazı yerlerde kendilerini daha iyi hissederler.
Gelecek Şeyler – Bir Realite Kontrolü
Galaktik kardeşlerimizle ilgili olarak ABD hükümetinin yaptığı örtbaslar hakkında çok fazla spekülasyon yapılır; işin korku verici yanı, bu spekülasyonların çoğunun doğru olmasıdır. Bunları –bunun daima kalbinizin ayırt etmesine izin verme meselesi olduğunu hatırlayarak- üzerinde düşünmeniz için söylüyorum.
Birleşik Devletler’in yeni seçilmiş başkanlarına, halkın bilmesinin çok tehlikeli olacağı düşünülen çok gizli sırlar hakkında bir brifing verilir. Bu sunumun ne kadar ayrıntılı olduğunu sadece bir avuç kişi gerçekten bilir, ancak Başkan’a iki seçenek verildiği söylenir. Seçeneklerden biri, bu bilgiyi halka açıklamak, böylece sonuçta hükümeti zayıf düşürebilecek korkunç gelişmelere yol açmaktır. İkinci seçenek, ne pahasına olursa olsun bu örtbası sürdürmek, vergileriyle o örtbasın muazzam bedelini ödeyen insanlardan o bilgiyi saklamaktır.
Değişim’den sonraki devirde, bu bilgiyi açıklamakla yükümlü olanlar, kalbin insanlığın bilmesi gereken şeyle rezonansa girmesini sadece Gerçeğin sağlayacağını görerek, hiçbir şeyi saklamayacaklar.
Sonuç olarak, daha önce de söylediğim gibi, Hollywood onları nasıl betimlerse betimlesin, ET’ler sizin tarafınızdadırlar. Onlar herkesin yeni enerjiye en iyi geçişi yapmasına yardımcı olmak için buradadırlar. Sahip oldukları tüm teknolojiyle, eğer onlar size gerçekten zarar vermek isteselerdi, onlara karşı koymak için yapabileceğiniz hiçbir şey olmazdı. Öyleyse onlara iyi davranın, çünkü onlar sadece sizi İttifak’a tekrar buyur ediyorlar.
Sorular ve Yanıtlar
Galaktik Kardeşlik’teki varlıklar nasıl üyeler haline geldiler?
KİRAEL: En başta, seçimle. Dünya zamanıyla binlerce yıldan sonra, onlar yaşamın korkunun aksine sevgiyle yaşanabileceği konusunda ortak bir anlayışa ulaştılar. Çünkü korku tekamül etmekte olan varlıkların uyum içine girmelerini engeller.
Bu dünyada Galaktik Kardeşliğin insan üyeleri var mı?
KIRAEL: Evet, böyle birçok varlık var. Birçokları bu gezegenin Değişim’e hazırlanmasına yardım edebilmek için insan formunu seçmişlerdir. Onlar sizin realitenize girebilmek için mevcut planlarını yarıda kesmişlerdir. Bazılarını hala perde kuşatmakta ve onlar kim olduklarını hatırlamamaktadırlar. Yani, bu siz de olabilirsiniz.
Galaktik Kardeşliğin ve galaktik konseylerin üyeleri ta Lemurya zamanındaki aynı varlıklar mıdır?
KIRAEL: Konseyler içinde hala çalışan ve Lemurya ve diğer kayıp uygarlıklar zamanından kalma enerjiye sahip olan varlıklar vardır. Onlar bu yolculuktaki en yüksek rehberlik kaynaklarındandır.
Galaktik Kardeşlik Galaktik Konsey ile aynı şey midir?
KIRAEL: Galaktik Kardeşlik, tüm galaktik varlıkların toplamıdır. Galaktik Konsey ise bir “ liderlik rolü” oynar. Liderlik denildiğinde, siz otomatik olarak bir emir-komuta zinciri görürsünüz. Gerçek şu ki, orada hiçbir üstün rol yoktur. Çünkü Bütün ( hepsi) olmadan hiçbir şey tekamül edemez.
Manyetik ağ hatları üzerinde daha ayrıntılı olarak durabilir misin? Onların yerlerini saptayabilmek neden önemlidir?
KIRAEL: Manyetik ağ, gezegeninizi ekseninde ve doğru dönüş içinde tutar ve Dünya’nın Foton Enerjisi’ne geçişini kolaylaştırabilir.
Dünya 1987’de Uyumlu Birleştirme’yi geçirdikten sonra bir şey açığa çıktı. Dünya’nın eksenindeki küçük bir kaymaya, manyetik ağdaki bir kayma eşlik etmemişti. Bu durumda tam bir uyumlanma olmadığından, ET’ler tarafından binlerce yıldır kullanılan Dünya’ya-iniş hesaplamalarının değiştirilmesi gerekiyordu. Bu tür bir olay ET’lerin sizin Değişim-öncesi farkındalığınıza hizmet etme yeteneklerini engeller. ET’lerin bu değerli aracı tekrar kullanabilmeleri için manyetik ağın düzeltilmesi gerekiyordu. Herkesin onun üzerinde çalıştığını bilin.
Bu zamanda göklerinizdeki tüm faaliyetin ve ET’lerin kendilerini göstermelerinin nedeni, onların biraz daha görünür olabileceklerini hissetmeleridir. Onlar bu Değişim’den geçmek isteyen mümkün olduğunca çok insana yardım etmenin ne kadar önemli olduğunu öğreniyorlar.
Ben manyetik ağı oluşturan hatlardan birinin geçtiği bir bölgede bulunup bulunmadığımı nasıl bilebilirim? Bu bölgeyi saptadığımda ne yapmalıyım? Ağın hatlarını düzeltmeye nasıl yardımcı olabilirim?
KİRAEL: Bu manyetik ağın hatlarını düzeltme meselesi değil, onların olmaları gereken yerden ne kadar uzak olduklarını tanımlama meselesidir. Bir kez bunu yaptığınızda, belki ET’lerin yapabilecekleri bir şey olabilir. Benim biraz daha yüksek bir kaynaktan öğrenmiş olduğuma göre “ Om” mantrasını tekrarlayarak, halen bu proje üzerinde çalışan güçlere yardımcı olan bir titreşim yaratabilirsiniz. Bu çabayla manyetik ağı tamamen uyum içine sokamasanız bile, yine de onun yardımı olacaktır. Sorun, Dünya’nın şimdiden Değişim’e girmiş bulunmasıdır. Biz manyetik ağı anlamaya yaklaştığımızı düşündüğümüz her seferinde, o kayar görünmektedir. Ancak, bu kaymanın düzeltilebileceğini biliyoruz.
Geçenlerde, Hyakutake kuyruklıyıldızı Dünya’nın yakınından geçti. O geçerken, bilim adamları onun X-ışınları yayar göründüğünü gözlemlediler. Birçok bilim adamı bunun olanaksız olduğunu, çünkü bir kuyrukluyıldızın soğuk bir buz ve toz topu olduğunu söylüyor. Onlar iyi bir açıklama bulamadılar. Bu kuyrukluyıldız X-ışınları yayıyor muydu? Eğer öyleyse, bunun anlamı nedir?
KİRAEL: Bu kuyrukluyıldız X-ışınları değil, “ serbest ışınlar” yayıyordu. Onun yakınından geçtiği bir başka gezegensel sistemdekiler onun içine bir aktarıcı yerleştirdiler ve bu aktarıcı yol boyunca o gezegensel sisteme bilgi iletmektedir. Bu aktarımlara “ serbest ışınlar” denir, çünkü herkes onlara erişebilir. Bu aktarıcı Dünya’nın yanından geçmiş bulunuyor. Bilim adamları şimdiden veri topladılar, ama onu nasıl çözeceklerini henüz anlamış değiller.
Hyakutake’nin serbest ışınlarının galaktik konseylerle herhangi bir ilgisi var mı?
KIRAEL: Galaktik Konseyler ona erişebilir ve ona bilgi ekleyebilirler. Geçmişte, 1700’lerin ortasında Kardeşlikler’den biri serbest ışına yanlış bilgi şırınga etti. Bu, Dünya’yı etkiledi ve birkaç bilim adamını korkunç bir yola soktu. Siriuslular o bilgiyi serbest ışından çıkarmak için çok uğraştılar. Ancak, galaktik konseylerin çoğu tüm bunların üzerindedir ve onların serbest ışınlarla bir ilgileri yoktur.
Andromedalılar’ın gezegenimiz için bir güvenlik kuvveti olarak görev yaptıklarından söz ettin. Eğer galaktik varlıklar bizden çok daha gelişmişseler, neden birçoğu birbiriyle çatışıyordu? Ben bu kadar tekamül etmiş varlıkların birbirini yok edebilecekleri bir çatışma durumuna nasıl girebildiklerini anlamıyorum.
KİRAEL: Şunu unutmayın ki, sizin gibi, ET’ler de tekamül etmek zorundaydılar ve geçmişte hatalara çok fazla yer vardı. Şimdi, boyutları ve galaksileri bir uçtan bir uca geçebilenler, Sevgi ve saf bir Gerçek, Güven ve Tutku düzeyine erişmenin neyi gerektirdiğinin anlayışına sahipler.
Andromedalılar bir koruyucu rolünü seçmişlerdir, çünkü, diğer gruplar diğer birçok tekamül biçimini kusursuzlaştırma üzerinde çalışırlarken, Andromedalılar yolculuk yapmayı kusursuzlaştırdılar. Onların tekamül düzeyi şimdiye dek görülmüş en yüksek düzeydir ve sizin kendinizi daha güvende hissetmenizi bundan daha fazla sağlayabilecek çok az şey vardır.
Eğer burada bulunan hepimiz galaksiler-arası bağlara sahipsek, bazılarımız ya da hepimiz galaktik varlıkların veçheleriyiz demektir. Bu veçhelerle ilgili anılarımızı güçlendirmek için ne yapabiliriz?
KİRAEL: Bu konuda Üçüncü Boyut’ta gerçekten yapabileceğiniz fazla bir şey yoktur. Üçüncü Boyut’a girdiğinizde perdeniz genellikle o kadar tamdır ki, galaktik realiteler de dahil olmak üzere, tüm diğer realitelerden ayrılırsınız. Ancak, olasılıkları anlamaya başladığınızda, bu bağlantının varlığını içinizin derinliklerinde hissetmeye başlarsınız.
Şimdiye dek bu bağlantıyı yitirmemiş olan bir başka toplum yunuslardır. Onlar bu boyutta bulunur, ancak realitelerini insanın perdeli deneyimleriyle sınırlamazlar.
Dünya insanları beyin kapasitelerinin yüzde sekiz ila onunu kullanırken, yunuslar beyin kapasitelerinin yüzde yüzünü kullanabilirler. Yunus türü kendini sizden çok üstün hissedebilir gibi görünebilir, ama durum böyle değildir; aslında onlar zamanlarının büyük bir bölümünü durumun böyle olmadığını size sevgiyle göstererek geçirirler.
İnsanlığın kendini sadece beş duyuyla sınırlaması gerekmez. Bu güzel yaratıklara erişebilenlerinizin onlarla iletişim kurmaya çalışmalarını öneririm. Bu düşünebileceğiniz kadar zor bir şey değildir. Düşünce aktarımını kullanarak başlayın. Bunu beyninizin yüzde yüzünü kullanan bir varlıkla yapmayı, diğer herhangi bir canlıyla yapmaktan daha kolay bulacaksınız. Bunu deneyin.
Değişim’den sonra, onlarla aranızda gerçek bir ilişki ve etkileşim başlayacak ve onlar insanlar tarafından tutsak edilmelerine neden bu kadar cömertçe izin vermiş olduklarını açıklayacaklardır. O zaman çok şaşıracaksınız, ama şimdilik sadece, onların Değişim’e uyumlandıklarını ve ET’ler ile insanlar arasında bir köprü kurmaya hizmet edeceklerini bilin.
Ruhsal olarak bize benzeyen başka türler var mı?
KİRAEL: Birçok tür vardır. Birçok farklı düzey vardır, ancak tüm uygarlaşmış dünyalar ruhsal tekamülün asıl gerçek olduğunu anlarlar. Kaynağı arayış Üçüncü Boyut’la ya da beşeri tekamülle sınırlı değildir. Bu arayış, “BEN’İM”i anlamak isteyen her ruh-güdümlü varlık tarafından paylaşılır. Her bir uygarlık şu ya da bu biçimde dört-beden üzerinde çalışmaktadır; bu yüzden, bir uygarlığın ruhsallık düzeyini yargılamak tekamül açısından adil olmayabilir.
“Yıldız Savaşları” dizi filmlerinin yazarlarının hangi sistemden gelmiş olduklarını söyleyebilir misin?
KİRAEL: Sirius, ama yazma işini onlar yapmadılar. Onlar bu projeye yardım etmeye davet edilmişlerdi. Onların katkıları aşikardır; filmde gördüğünüz uzay araçları Sirius Delta-sınıfının tam kopyalarıdır. Yazarlar verilen bilgiyi son derece iyi dinlemişlerdi, öyle ki bu araçların manevra yapma biçimleri kusursuzdu. Sadece bu değil, dizideki karakterlerin birçoğu aslına sadıktı. Dizinin birinci filmi aslında sizinkine çok yakın bir realitede yaşanmış gerçek bir öyküye dayanıyordu. Bu filmi yönetmiş olan kişi bir gün bir insaniyet ödülü alacaktır. En sonunda herkes onun gerçekte insan bile olmadığını keşfedecektir.
Daha önce söylediğim gibi, birçoğunuz gerçekte bu gezegenden değilsiniz. Örneğin, havada uçabilen ve görünüşte insanüstü şeyler yapabilen bir basketbol oyuncusu bir gün gerçek kökenini kabul edecektir. Birçok kişi, eğer bir insan farklı görünüyorsa, bunun nedeninin belki de o insanın bir ET olması olduğunu fark edecektir. Değişim-zamanında onlar gerçek kimliklerini açıklamaya başladıklarında, bu gerçekten eğlenceli olacaktır.
İki gece üst üste UFO’ların gelişlerinin yakın olduğunu gösteren rüyalar gördüm.
KİRAEL: Evet, öyledir ve bu konuda yalnız değilsin. Birçok kişi daha büyük sıklıkta ve çok daha berrak rüyalar görecektir. Bu, Galaktik Kardeşliğin Dünya üzerindeki varlıklarına uyumlanmaya başlamasının bir yoludur. Onlar, burada tezahür etmeye başladıklarında insanlar paniğe kapılmasınlar diye, hepinizi kendi görünüş ve davranış biçimlerine alıştırmaya çalışıyorlar.
UFO’ları hangi geceler ve hangi saatlerde beklemeliyiz?
KİRAEL: Onları gökyüzünde görmek için mantıklı zaman geceleri, tercihen daha az parazitin bulunduğu sabahın erken saatleridir. Güneşin güçlü ışınları manyetik ağı etkiler, bu yüzden onlar gündüz saatlerinde nadiren görünürler.
Çoğunlukla, yüksek düzeylerde volkanik faaliyet Dünya’nın daha yüksek bir frekansta titreştiğini ve enerjilerde bir değişime neden olduğunu gösterir. Dünya’da bu tip bir değişim enerjinin yükselmesine neden olur ve bu da bazen bir uzay aracını gizlemek için kullanılan enerji kalıplarını bozar. Parlak objeler de bir uzay aracını gizlemeye yardımcı olurlar. Dolunay manyetik ağ kalıbının en güçlü özünü ortaya çıkardığından, dolunayda uzay araçları daha az görünürdürler.
Bazen bu araçlar bir bulut görüntüsünün ardında gizlenirler. Ancak, bu onların en iyi numaralarından biri değildir, çünkü çoğunlukla bu oluşumu bozmak zorunda kalır ve yakalanırlar.
Bir zamanlar Andromeda’dan gelen bir donanma atmosferinizin içinde bulunuyordu. Aslında, onlar bir eğitim misyonuyla orada bulunuyorlardı. Bu tip misyonlar oldukça yaygındır; onlar pratik yapmaktan hoşlanırlar. Onların arasında her zaman geçerli olan bir espri, onların burada sizi korumak için değil, ama kendilerini sizden korumak için bulunduklarıdır. Her neyse, onlar Hawaii üzerinde uçarken, radar sisteminiz onları saptadı ve hemen ardından bu bölgedeki tüm hava kuvvetleriniz “ Defcon 3” ( Savunma Durumu 3) denen acil savunma durumuna geçtiler. Jetler acele havalanırken ve onları vurmaya hazırlanırken, Andromedalılar bunun gözden kaybolmak için uygun bir zaman olduğunu anladılar.
Ben gökyüzünün güney-güneydoğu bölgesinde “ gemi” olarak adlandırdığım bir şey görüyorum. Bazen o hareket ediyor. Ona çıplak gözle baktığımda, o yeşil, kırmızı, mavi ve beyaz ışık yayarak titreşiyor. Ona dürbünle de baktım ve gökyüzüne tırmanan bir solucan gibi titreştiğini gördüm. Onu saatlerce izledim. O saatlerde takımyıldızlar gökyüzünde hareket ederler, ama bu obje hareket etmiyor. Orada olduğu her seferinde beni çağırıyor. Bunu ne olabileceğini açıklayabilir misin?
KİRAEL: Elbette. Bu iki bin ışık yılı uzaklıkta bulunan, Andromedalılar tarafından kurulmuş olan ve insansız çalışan bir dinleme istasyonudur. Onlar insanlar tarafından giderek daha çok görülebilir olacaklar, ancak tam sizin yanınızda duran biri onları göremeyebilirdi. Bu tümüyle sizin hangi titreşimle rezonansa girdiğinize bağlıdır.
Ben bir yerde, bir grup ET’nin insanların DNA ipliklerinin sevgi unsurunu elde edebilmek için insanları yiyebilmek amacıyla Dünya ‘ya girmeye çalıştıklarını okudum.
KİRAEL: Ben sevgi veçhesine sahip olmayan bir ET’yi düşünemiyorum. Her neyse, onlar size sevgiyi kazanmaya çalışan bireyler olarak yaklaşacaklardır. İronik biçimde, çoğunuz sevginin ne olduğunu gerçekten bilmiyorsunuz. Kusura bakmayın, ama bu doğru. Siz sevgiyi öğrenmeye çalışıyorsunuz. Burada hiç kimse sevgiyi gerçekten anlamıyor, bu yüzden ben ET’lerin buraya gelip onu sizin DNA’nızdan çekip almaya çalışacaklarını hayal edemiyorum.
Burada yapmak için bulunduğumuz başlıca şeylerden biri, duygusal sisteminizi anlamaktır. Dört-beden sisteminin bir numaralı unsuru fiziksel beden değil, duygusal bedendir. Duygularıyla boğuşanlar, bastırılmış duyguları barındıranlar ya da bu hayatı sürdürebilmek için duygusuzluğa bel bağlayanlar büyük olasılıkla bu enkarnasyonu boşa harcamaktadırlar!
Dört-beden sisteminde, siz burada Benliğin duygusal veçhelerini öğrenmek için bulunmaktasınız. Duygusal merkezleri aktive etmeyi öğrendiğinizde, o zaman sevgi özü bir realite haline gelir. Eğer bunu anlayabilseydiniz, tüm bu konuşmayı burada sona erdirebilirdik. Siz burada sevginin ne olduğunu öğrenmek ve sevgiyi deneyimlemek için bulunuyorsunuz.
Uzaylılar tarafından kaçırılma konusu birçok insanda korku uyandırır. Doğrusu, bu tip bir şeyin asla vuku bulmamış olduğu söylenemez. Gezegeninizin birçok ziyaretçisi olmuştur ve onların hepsi halen hizmette bulunanlar kadar çok tekamül etmiş değildi. Bir süre boyunca, Dünya ile temas kuran varlıklar zihin hakimiyetinde çok gelişmişlerdi ama duygularla ilgili olarak dengeden yoksundular. Onlar daha duygusal olan Dünyalı insanlardan genleri kullanarak tekamülde kestirmeden gidebileceklerine inanıyorlardı. Onların yükselişin tam bir yolculuk olduğunu ve kestirme yol diye bir şeyin olmadığını keşfetmeleri uzun sürmedi.
Lemurya zamanında Dünya ‘da hangi ET’ler yaşıyorlardı?
KİRAEL: Lemurya kültürü genelde Pleiades anlayışına sahipken, Atlantis Sirius titreşimine sahipti. Sonraki bölümde, bu iki titreşim arasındaki bağlantı insanlığın nasıl korku ile çalışmaya başladığını göstermektedir; bu yüzden, birçok soru uyandıracak ve birçok inanç sistemine meydan okuyacak bir konuşmaya hazır olun.
Hale-Bopp kuyrukluyıldızının balinalara sinyal gönderdiğini söylemiştin. Eğer balinalar bilginin koruyucuları iseler, onlara neden sinyal gönderilmesi gerekiyordu?
KİRAEL: Balinalara bilgiyi ortaya çıkarmalarının zamanının geldiği bildirilmişti. Hale-Bopp’un birçok etkisi vardır; bunlardan biri, onun balina nüfusunu harekete geçirecek bir çalar saat olmasıdır.
Tüm büyük kuyrukluyıldızlar tarihin nasıl şekilleneceğini etkilerler. Onlar gezegensel olayları uyumlamak için eşgüdüm ( koordinasyon) noktaları olarak kullanırlar. ET’ler bu olayları kendi faaliyetlerini gizlemek için kullanırlar, ama şimdi size sunulan teknolojiyle onların mevcudiyeti sık sık saptanır; işte bu yüzden Hale-Bopp üzerinde bu kadar tartışma yapılmış ve o bu kadar dikkatle incelenmiştir.
Hale-Bopp ile Mesih Bilinci ve ET’ler arasında nasıl bir ilişki vardır?
KİRAEL: Mesih, Galaktik Kardeşlik ile temastaydı. Mesih Bilinci, Büyük Piramit’in ve Sfenks’in tümüyle galaktik olduklarını biliyordu. Mısır devrinde insanlara ne yazacakları söylenmiş ve onlardan uçan insanlardan söz etmemeleri istenmişti. Ancak, Büyük Piramit’in içindeki gizli odaların duvarlarında yer alan kabartmalarda bu varlıkların resimleri yer almaktadır. Mesih Enerjisi, ET’ler ile aynı zamanda burada olacaktır. Bu, Yaratıcı Enerji’nin gerçeğidir. Size sadece ET’ler değil, ayrıca Mesih Enerjisi’de katılacaktır. Büyük Değişim zamanında, Büyük Üstatların birçoğu da size katılacaktır, çünkü onlar ihtiyacınız olan tüm rehberliği alacağınızı bilmektedirler.
Kuyrukluyıldız ile ET’ler arasındaki ilişki Hale-Bopp’un kendisiyle değil, ardındaki enerjiyle ilgilidir. Hale-Bopp’un kendisiyle “ kargosunda’ yüzlerce uzay gemisi bulunuyordu. Görmüş olduğunuz her şeyden daha büyük olan yüzlerce uzay gemisi Dünyanız’ın üzerinde belirdiğinde, işte o sizin uyanış çağrınız olacaktır.
Ekin tarlalarında beliren şekiller gerçek anlamı nedir?
KİRAEL: Onlar sadece Dünya insanlarına değil, ayrıca Değişim’i gözlemleyen diğer birçok varlığa birçok mesaj veren iletişim kalıplarıdır.
Ekin tarlalarında beliren ilk şekiller Dünya’nın üzerinde bulunduğu tekamül yolunu doğrulamak amacıyla oluşturulmuşlardı. Son şekiller ise DNA’nınki gibi kalıpları geliştirmek için parçacıkları yeniden yapılandırmayla ilgili karmaşık diyagramlardır.
[ Kirael ‘e bir fotoğraf gösterilir.] Bu şekil ne anlama geliyor?
KİRAEL: Birkaç anlamı var, ancak “ bu gezegene karanlık günlerin gelişinden on yıl sonra” anlamına gelen mesaj sizi özellikle ilgilendirebilir. Bu gelecekteki zamanla ilgilidir.
Bu mesaj, geçirilecek bir şifa sürecinden sonra kadim Mu uygarlığına benzer bir toplumun oluşturulabileceğinden söz etmektedir. Bu hem Mısır’daki, hem de Mars’taki Büyük Piramit’lerin odalarında iyi belgelenmiş bir dönemdir.
Bu şeklin içindeki işaretler bu Büyük Değişim’in yeni bin yıl başladıktan kısa bir süre sonra geleceğini göstermektedir. Şekildeki semboller bilim adamlarına bu boyuttan olmayan varlıklarla bir diyaloğu başlatma fırsatını vermektedir. İnsanlık ekin tarlalarında beliren şekiller fenomenini görmezden gelerek anlayış konusunda huşu verici fırsatlar kaçırmaktadır.
İnsanlığın onu avlayan bir yırtıcı hayvanı olmadığına göre, Dünya Ana insan nüfusunu azaltmak için mi virüsleri yarattı?
KİRAEL: Dünya Ana’ya kusur bulmayalım. Virüslerinizin birçoğu uzaydan gelir ve ne yazık ki birçoğu da insanlar tarafından, bir başka şeyi onarma girişimi sonucunda yaratılmıştır.
Çoğu aşı, aslında, hastalığı meydana getiren mikroptan üretilir ve bu süreçte gerçekten kontrolden çıkan şeyler yaratılmıştır. Gizli anlaşmalar, hükümetlerin –tedavisizliğin sonuçlarını görebilmek için –frengi gibi hastalıkların tedavisini engellemelerine yol açmıştır. İnsanların böyle ıstırap çekmelerine hiç gerek yoktu. Değişim’den sonra, böyle oyunlara ve örtbaslara artık gerek olmayacaktır.
ET’ler bu büyük Değişim’e nasıl hazırlanıyorlar?
KİRAEL: Geçenlerde bir grup ET, Boom Box Projesi denen ve Hawaii Adaları’nın açıklarına bir alıcı ve ana kıtanın Batı Kıyısı’nın açıklarına bir gönderici birim yerleştiren gizli bir projeye hızla ve kararlılıkla müdahale etti. Bu projenin amacı, bir ses dalgasının bu iki yer arasındaki yaklaşık 2500 mili geçerek araştırmacıların okyanusun tabanındaki ısıyı ölçmelerini sağlamaktı.
Bunu yapabilecek ses dalgasının gücünü hayal edin. Bu yüksek-güçlü sinyal, aktarıcının kilometrelerce çevresindeki balık nüfusunu öldürecekti. Ve eğer bunun kötü göründüğünü düşünüyorsanız, bu sinyalin yüksek duyusal yeteneklere sahip olan balinalara ve yunuslara ne yapacağını, şiddetli bir ses dalgasının onlar üzerindeki etkisini hayal edin.
Bu yaratıklar sadece yardım istemekle kalmadılar, o yardımı aldılar da. Dünya kökenli olmayan bir uzay gemisi Dünya atmosferine üç enerji patlaması gönderdi. Birinci patlama, bu aygıtın parçalarını taşıyan geminin bulunduğu bölgedeki yaşam formlarını uyardı. İkinci patlama, aygıtı bir gemi güvertesinde tutan kabloları kopararak aygıtın okyanusun en derin yerlerinden birine düşmesine neden oldu. Üçüncü patlama ise bu aygıtın belli bölümlerini parçalayarak onu onarılamaz hale getirdi.
Bu projeyi kimin onayladığını ve finanse ettiğini öğrenmek için araştırdığınızda, bir taş duvara toslamanın gerçek anlamını anlarsınız. Size bunu neden söylüyorum? Çünkü böyle projeler vardır. Halkın farkına varmasının zamanı gelmiştir, çünkü Galaktik ittifak her zaman bu olayda yaptığı gibi müdahale edemeyecektir. Bu cesur eylem yolu son derece istisnai idi ve Andromedalılar Değişim’e dek bu tip direkt müdahalenin tekrarlanmamasını sağlamak istiyorlar.
Peki, ben size bunu neden söylüyorum? Çünkü, dostlarım, ben sizi ve Dünya’yı umursuyorum.
Değişim’den sonra ET’ler burada ne yapacaklar?
KİRAEL: Bir an önce onlarla dost olun, çünkü Değişim’den sonra fosil yakıtların sizin için bir değeri olmayacak ve ET’ler alternatif enerji kaynakları hakkında bilgiye sahipler.
Kısaca, şu anda güvenlik görevlileri olan Andromedalılar Değişim’den sonra döküntüyü temizleyecekler. Onların yeni gemilerinde Dünya’ya hiçbir yararı olmayan birçok şeyi yok edecek bir teknoloji bulunmaktadır. Siriuslular Dünya nüfusunun yaşamını sürdürmesine yardımcı olmak için kendi teknolojilerini kullanacaklar ve sonra Pleiadesliler gelip spiritüel öğretiler sunacak ve konseyler içinde nasıl çalışacağınız konusunda bilgi verecekler. Galaktik Kardeşliğin sadece davet edildikleri düzeylere geleceklerini anlamalısınız. Onlar bunları çiğneyip geçemezler.
Kendimizi ve diğerlerini Galaktik Kardeşliğin gelişine nasıl hazırlayabileceğimizi açıklayabilir misin?
KİRAEL: Birincisi, kaygılanmayın. Onlar geldiklerinde, öyle geniş bir ölçekte gelecekler ki herkes, gerçekten, ağzı bir karış açık izleyecek. Siz kendinizi dramaya o kadar çok kaptırmış olacaksınız ki birinci dalga kendini gösterdiği zaman herkes sakin olacak. Kesinlikle onlarla çatışmalar yaşamayacaksınız. Onlar bazı filmlerin betimledikleri gibi size zarar vermeye gelmiyorlar. Onlar bu yardıma en çok ihtiyaç duyacağınız anda size yardım etmeye geliyorlar.
Bu Dünya’da yaşayan bazı Siriuslular’ın Değişim’den sonra kendi gemilerine döneceklerini söylemiştin. Sen “ gemi’ sözcüğüyle ölümü mü kastediyorsun, yoksa gerçek bir uzay gemisini mi?
KİRAEL: Siriuslu olanlarınız gerçekten gemilerine geri dönecekler. Ancak, bazıları fiziksel Dünya katına geri dönmek istemeyebilirler. Yanıt şu ki, dostum, çoğunlukla, ET’ler ile direkt bağlara sahip olanlar ait oldukları gemilere geri dönmeyi seçecekler.
Andromedalılar, 23 Mart 1994’te tüm kara deliklerin aynı anda tek bir frekans yaymaya başladıklarını söylüyorlar. Bu frekans Dünya’nın iyileştirilmesi için yeni bir vasıta mı sağlıyor? O şifa sağladı ve güneş sisteminin Foton Kuşağı’na girişine yardımcı oldu mu? Bu frekansa erişmenin bir yolu var mıdır?
KİRAEL: Doğru yoldasın, dostum. Ancak, kitlesel bilim henüz ona uyanmadığı için siz bu zamanda o frekansı kullanamazsının. Kitlesel bilinç uyandığında, onu kullanabileceksiniz.
Bir süredir, meditasyon yaptığım her seferinde bir sesin benimle konuştuğunu ve sorularımı yanıtladığını işitiyorum. Onun ne dediğini hatırlayamıyorum, bu sesin nereden çıktığını bilmiyorum. Soru-yanıt süreci sona erdikten sonra bedenim titreşmeye başlıyor. Bir arkadaşım onun bir rehber olduğunu, belki de yüksek benliğim olduğunu söylüyor. Bu konuda bir açıklama yapabilir misin?
KİRAEL: Sen bir ölüm şarkısını, uzun zaman önce ölmüş olan bir gezegenden gelen bir mesajı işitiyorsun. Aldığın bilgi senin için bir anlam ifade etmediğinden bilinçli zihnin kapanıyor. Bu uygarlık, sizin Dünya’da yaptığınız gibi, kendi gezegenini nasıl yok ettiğini ve gezegeniniz için aynı kaderden nasıl kaçınabileceğinizi anlatmaya çalışıyor. Senin bu bilgiyi işitme sorumluluğunu taşıman gerektiğini söylemiyorum, ama eğer bu yanıtları kabul edecek sevgiye sahipsen, onlar sana bir yük olmayacaktır.
Sana otomatik yazı yazmayı ( yazıcı medyomluğu) denemeni öneririm. Çeviride bilginin birazı kaybolabilir, ama onu yazabilirsin. Dikkatle dinle ve sözleri kağıda geçir. Onu buradaki, İçsel Şifa Merkezi’ndeki birilerine ver. Mesajlar bir gezegenin ölümüne dair olmaktan çok, sizin gezegeninizin yaşam hakkına dairdir.
Bu bölümü bitirirken, berraklığın hakim olacağını umut ediyorum. Buna kolayca erişilemez, çünkü ET ilişkisinin büyük bölümü hala gizemle örtülüdür ve birtakım kaygılara yol açmaktadır.
En yakın gezegensel sisteme erişmenizin ışık yılları alacağı söylenmiştir. Bunun ne kadar çok fosil yakıt gerektireceğini belirlerken ortaya çıkan rakamlar şoke edicidir ve birçokları uzay yolculuğunun uygulanabilirliğini sorgulayabilir. Sizi temin ederim ki, uzaklardan gelen dostlarımız bu tür yakıtları binlerce yıldır kullanmamışlardır. Onların realitelerinde, keşifler fosil yakıtı aşarak, enerjiyle uyumlanma yoluyla uzay yolculuğu yapmaya ulaşmıştır. Lineer kütlenin sınırlamalarını ortadan kaldırdıklarından, onlar ışık hızı tarafından sınırlanmazlar.
Onlar şimdiden bu dünyayla epey teknoloji paylaşmışlardır ve hala insan ırkının onu geçmişte olduğu gibi yıkıcı amaçlarla kullanmayacağını umut etmektedirler.
Dünya en nihayet Değişim’in özüne girdiğinde, hepinizin birlikte tekamül etmeniz gerektiğini ve çok uzaktaki realitelerden gelen kardeşlerinizin bildikleri her şeyi sizinle paylaşmak isteyen müttefikleriniz olduklarını anlayacaksınız. Birlikte, kalple rezonansa girerek ve egoyu yenerek, her şey yeniden başlayacaktır –BİR’e doğru tekamüle.
