KİRAEL’DEN BİR GÜNCELLEME - BÖLÜM 1

Share

http://www.dunyaana.com/images/flower%2015.jpgBüyük değişime Hoş Geldiniz!

Büyük değişim. Birçok kişi onun ne olduğunu, ne zaman meydana geleceğini, ona kimlerin katılacağını merak ediyordu. Onun sadece bir katılımcısı vardır. Bir katılımcı. Ve o bu sözleri okuyan sizsiniz, her birinizsiniz, çünkü bir gün sadece bir’in var olduğunu anlayacaksınız.

Bakın, Büyük Değişim bir bilinç düzeyinden bir sonrakine yükseliştir. O, beyninizin bölümlerinin, hücresel bilincinizin bölümlerinin uyanışıdır. Onlar daha önce uyanmamışlardır, çünkü uyanmaları için bir neden yoktu. Çünkü bu büyük matriksin zamanıydı. Bu, az sayıda kişinin sizin adınıza karar vermesine izin verdiğiniz bir zamandı.

Ama bu artık böyle olmayacaktır, dostlarım. Bu Bilinçte Büyük Değişim’dir. Bu, İnsanlar’ın sevgi içinde ve şiddet içermeyen bir barış gerçeği içinde uyandıkları bir değişimdir. Bu, Dünya katının yeni bir bilinç düzeyine geçeceği bir zamandır. Bu sözleri okuyan çoğunuz şu anda üçüncü boyut dediğiniz bir realitede bulunduğunuzu kabul edersiniz. Bu, dualiteye dayanan bir boyuttur. Yin ve yang’e dayanan bir boyuttur. Burada her şeyin bir zıddı vardır.

Ancak, sizler gerçeğin asla olmasını beklemediğiniz bir şey olduğunu öğreneceğiniz bir yere doğru gidiyorsunuz, dostlarım. Tutku ile ham heyecan arasındaki farkı ayırt edebileceğiniz bir yere gidiyorsunuz. Berraklığın gördüğünüz her şeye hakim olacağı bir yere gidiyorsunuz. Mümkün olduğunu asla düşünmediğiniz düzeylerde iletişim kurabileceğiniz bir yere gidiyorsunuz.

Birçoğunuz sözünü ettiğim gerçeği kendi gözlerinizle görmeye başlıyorsunuz. Ama en önemlisi, dostlarım, Büyük Değişim sevgide, saf sevgide olabilmeniz ve bu yüzden biraz garip olabileceğinizi düşünmek zorunda olmamanız anlamına gelir.

Büyük Değişim hakkında söyleyeceğim son şey, bizim orada sizinle birlikte olacağımızdır. Siz bizden bunu farklı isimlerde ve biçimlerde işiteceksiniz, ama biz orada sizinle birlikte olacağız. Yaradan bizi var olan en iyi ışığımızla yollamıştır. Tüm bir uygarlığı izleyerek burada çok büyük bir heyecan buluyoruz. Geçmiş Değişimler’de, Yaradan, Dünya Ana’yı tekrar ışıkla saflaştırmak ve yeniden kurmak için hepinizi Dünya’dan çıkarmak zorundaydı; oysa bu sefer O kendi Işığı’na, bize ve size çok güvenmekte ve sizin bu Değişim sırasında gezegenin üzerinde kalmanızı istemektedir.

Bu bölümde, korkulacak hiçbir şeyin olmadığını okuyacaksınız. Düny Ana’yı yaşayacağı en güzel deneyimden geçirerek yükseltmek için sizin bu gezegenin üzerinde kalmanız gerekiyor. Bu gidilecek ne yüce bir yoldur. Tanrı sizi kutsasın.


***

KİRAEL: Bu çok heyecan verici bir zamandır! Bu, Gerçeğin özünü yeniden uyandırmaya doğru harika bir yolculuğa başlama zamanıdır. Korkuyu bırakıp özgürlüğü kucaklama zamanıdır. Peki, özgürlük nedir? Özgürlük, Dünya’ya bir misyonla, Üçüncü Boyut’un sunacağı her şeyi deneyimleme misyonuyla gelmiş olduğunuzun farkına varmaktır. Üçüncü Boyut’un süresi hızla sona ererken, Dünya katının her veçhesine nüfuz edecek bir Büyük Değişim’le ilgili söylentiler vardır. Yerküre değişiklikleri yakındır. Halen barındığınız hemen hemen tüm görüşlerin değişmeleri gerekecektir. Bilinçte öyle büyük bir değişim başlamıştır ki o insanlık tarihindeki en büyük olay olarak kabul edilecektir. Öyleyse bunun heyecanını duyun, dostlarım ve biz kendi-muktedir-kılma, bütünlüğe geri dönme ve en yüksek potansiyelinizi gerçekleştirme olasılıklarını gözler önüne sererken bizimle birlikte yolculuk yapın.

Hepinizin şunu bilmenizi istiyorum ki, sizin yolculuğunuza henüz başlamakta olmanız ya da yüksek bir ruhsal tekamüle erişmiş olmanız bir fak yaratmaz. Bu kitap herkes için Gerçekler’i içermektedir. Genellikle, işittiğiniz şey ile hissettiğiniz şey arasında büyük bir fark vardır. Bu sözleri okurken, “ işittiğiniz” şeyden çok, hissettiğiniz şey önemlidir. Burada okuyacağınız bazı sözcükler birkaç anlama sahip olabilirler ve sunulan bilgi mevcut inanç sistemlerinize meydan okuyabilir.

Bazıları bunun dünyanın sonu olduğunu hissedebilirler. Ancak, Dünya Ana’nın –belki bugün gördüğünüz haliyle olmasa da- daha uzun bir zaman burada olacağı konusunda size güvence verebilirim. Deneyimlenmiş en güzel bilinçli farkındalıkların bazılarını getiren Değişim şimdiden üzerinizde bulunmaktadır. Böylece, bugün tanıdığınız haliyle dünyanın sona ermekte olduğunu, onun yerini en çılgın beklentilerinizin bile ötesindeki bir dünyanın olacağını söyleyebiliriz.

Bu yeni dünya konuşmadan iletişim kurmak, fiziksel bedensiz yolculuk yapmak ve sevgiyi korkusuzca deneyimlemek gibi tamamen yeni deneyimler sunacaktır. “ Kardeşler” sözcüğünün gerçeği bir realite olacaktır. Güçlü hükümetler, dünya düzenleri, kaos ve savaşlar tümüyle geçmişte kalacaklar. Böylece, eğer istiyorsanız korku içinde yaşayın, ama bu çalışmanın sizi tüm bunların ötesine götürmesi amaçlanmıştır. Bu, yolculuğunuzu tüm yaşamlarınızda karşılaşmış olduğunuz en güçlü deneyim kılacak olan bir rehber-kitaptır.

Sizler tekamül yolculuğunuzda birçok yaşam yaşadınız. Mümkün olan her şeyi deneyimlemeyi seçmiş olduğunuzdan, geçmiş yaşamlarınızın hiçbiri boşa harcanmış bir zaman değildir. Üçüncü Boyut denen bu yolculuk ani bir biçimde sona erecektir ve böylece biz Dördüncü Boyut’un tekamül olasılığına gireceğiz. Eğer sizin seçiminiz kontrolü yitirdiğinizi ve kendinizi Dünya katının hızlı gidişine kaptırdığınızı hissetmekse, o zaman sizden bu seçiminizi gözden geçirerek kendinizi muktedir kılmanızı isteyeceğim. Yeni bir seçim yapın. Korkuyu bırakın, güzelliği kucaklayın ve bu yeni yolculuğun sunduğu her şeyi sevin. Bu kitap size bunu nasıl yapacağınızı gösterecek ve kendinizi muktedir kılmanın kapısını açacaktır.

Binlerce yıldır siz bir kendini-keşfetme yolculuğunda bulunuyordunuz. Bu yolculuk size Üçüncü Boyut’u tümüyle kat ettirmiştir. Şimdi bu yolculuk sizi tümüyle yeni bir deneyime, yeni bir çağa sokmaktadır. İşte bu yüzden ona “  yeniçağ” denilmektedir.

İnsanlığın başlangıcından beri, sizin Yaradan’a geri dönüş yolunuzu kaybedebileceğiniz korkusu hep var olmuştur. Korku sizin yolculukta ileri atlamanızı önlemek için kullanılmıştır.Bu binlerce yıl boyunca işe yaramıştır, ama korku artık yolculuğun hızını mümkün olduğunca yavaşlatmakta kullanılamaz. En basit şekilde, siz artık  “ Bilmiyorum” bahanesini kullanamazsınız, çünkü biliş uyanmaktadır, dostlarım ve siz bu yolculuktan yüzde yüz zevk almaya başlayacaksınız.

Lütfen, tekamülün seçtiğiniz ( ruhunuzun Yaradan’ın Sevgisi’ne geri dönmek için planlamış olduğu deneyimlerden ve derslerden oluşan) yolculuğa dayalı olduğunu hatırlayın; böylece bu kitap boyunca ben bu yolculuktan tümüyle zevk almayı vurgulayacağım. Tüm lineer düşünce kalıplarının sonucu ön-tezahür etmiştir ve Dördüncü Boyut’tan Üçüncü Boyut’a tezahür etmek için belirlenmiş zamanı beklemektedir. Lütfen, şunu iyi anlayın ki, insan bilinci tarafından girişilen hey eylem aslında bir seçimdir. Yaptığınız her seçim yeni bir yolculuğun yolunu yaratır. Dikkatle seçin, çünkü eğer bir düşünceniz varsa, onun realitenizde tezahür etmesi sadece bir zaman meselesidir.

Ben buraya inanç sistemlerinizi esnetebilecek birçok yeni ve bazen kabullenilmesi zor olan fikri paylaşmaya geldim. Güvenebileceğiniz bir şey benim daima Gerçeği söyleyeceğimdir. Her zaman sizin işitmek istediğiniz şeyi söylemeyebilirim, ancak söylediğim şeyin işitmeniz gereken şey olduğu konusunda garanti verebilirim. Ben bu sevgi ve Şifa öğretilerinde Mesih Enerjisi’nin yolunu büyük bir kararlılıkla izleyeceğim.

Ben burada kesinlikle sizin öğretmeniniz olmak ya da düşünüşünüzü herhangi bir inanç sistemine yönlendirmek için bulunmuyorum. Niyetim, sadece bu Değişim’den nasıl geçebileceğinizle değil, ona nasıl hazırlanacağınızla, hatta, onda size düşen rolden nasıl zevk alabileceğinizle ilgili birçok farklı potansiyeli sunmaktır. Bu olasılıklar üzerinde düşünürken, şu sözü aklınızda tutun:

Hoşlandığınız bölümleri tutup onların tadını çıkarın ve hoşlanmadığınız bölümleri bir kenara bırakın, çünkü zamanı geldiğinde her biri kendini ileri sürecektir.

Tarihi Olgu Tarafından Tanınan Değişimler

Yaklaşık olarak her iki bin yılda bir Dünya büyük bir değişimden geçer. Yaklaşık yedi ila sekiz bin yıl önce, Yaradan, daha tam bir tekamül yolculuğuna izin veren, böylece hepinizin genişleyip O’na geri dönmenizi sağlayacak olan bir planı açıkladı. Böylece sizler Dünya’da tekrar tekrar enkarne olma lüksünü kaybettiniz. “ Sözde” diyorum, çünkü Üçüncü Boyut denen bu yolculuğu deneyimleyebilmek gerçekten de Benliğin Benliğe bahşettiği bir onurdur. Dünya’ya-bağlı bir varlık ile yaratıcı Öz arasında gerçekten var olan tek ayrılık bir farkındalık perdesidir ve insan varoluşunun tarihi, titreşiminizi bu perdeden zarafet ve güzellikle geçebilecek kadar yükseltmenizi içeren bir tekamül süreci olagelmiştir.

Yaklaşık altı bin yıl önce başlayan “ Mısır Firavunları” dönemi Musa peygamber kendi takipçilerini birleştirmeye başlayana dek iki bin yıl sürmüştü. On emir alınana ve sonrasına dek yaşanan tüm o sürece büyük bir karışıklık damgasını vurmuştu. Gelişen olaylar sonraki iki bin yıl içinde yeni bir düşünce özgürlüğüne yol açmıştı; ta ki, tarihin gösterdiği gibi, Üstat İsa Dünya katına yeni bir realite getirene dek. Yine, büyük karışıklık tekamül planına nüfuz etmiş görünüyordu. Her bir dönem yaklaşık iki bin yıl sürdüğüne dikkat edin. Sizce, İsa’nın yaşadığı dönemdeki ile şimdi bulunduğumuz zamandaki olaylar arasındaki benzerlik çarpıcı değil midir?

Yeni Çağ

Yeni Çağ aslında iki bin yıl önce, Mesih Bilinci tekamüle nüfuz ettiğinde ortaya çıkmıştı. Bugün insanların “ yeni çağ” teriminden hoşlanmamalarının nedenlerinden biri de, gerçekte Değişim’in o zaman, yani, iki bin yıl önce meydana gelmesinin amaçlanmış olmasıydı. Bilinçli olarak bunun farkında olmasalar da, çoğu kişi o zaman gerçekte meydana gelenden daha da büyük bir Değişim’i bekliyordu. Bu bir yerine getirilmemişlik, tatmin olmamışlık duygusu yaratmıştı. Bugün de tekamül etmekte olan o aynı ruhlar hala “ yeni çağ” teriminden hoşlanmazlar. Ancak, sizi temin ederim ki dostlarım, bu sefer düş kırıklığına uğramayacaksınız.

Zamanın Sonu

Gerçekte, tanıdığınız haliyle zaman bir illüzyondur, ama gücünü kaybetmekte olan bir illüzyondur. Sonuç olarak, zaman sıkışmaktadır. Siz Yaradan’ın –yeniden sevgiye doğru tekamül etmek üzere- formatlanmış bir düşünce olarak bu dünyaya gönderilmiş Enerji’siniz. Bu tekamül sürecinde, size Üçüncü Boyut’taki yolculuğunuzu sergilemeniz ve olası tüm deneyimleri geçirmeniz için belli bir zaman ( binlerce yıl)  tanınmıştı. Sonra bütün tamlığınız ile Yaradan’a geri dönmeniz bekleniyordu. İşte bu yüzden şimdi Üçüncü Boyut’un deneyimlerini tamamlamak ve Dördüncü Boyut’un aydınlanmasına girmeye hazırlanmak zorundasınız. İşte bu yüzden, geriye kalan zamanı Üçüncü Boyut’un deneyimlerini tamamlamak için kullanmak ve ( eksik kalan deneyimleri yeni boyutta tamamlamaya çalışarak) Dördüncü Boyut’un güzel özünü ziyan etmemek çok önemlidir.

Çoğunuzun farkında olduğunuz gibi, tüm canlı özün  “ tekamül” yoluyla kendi nihai tamamlanışına doğru ilerlemek Yaradan’ın İsteği’dir. Çoğunlukla kaotik olan bu süreçte Dünya da, tüm diğer canlı varlıklar gibi, kendi kaderini gerçekleştirmelidir. Dünya’nın Üçüncü Boyut’taki yeri ve zamanı hızla sona ermektedir. Bundan dolayı, bu düzeyde titreşen her şey titreşimini yeni özün içinde işlev görebilecek kadar yükselterek bu düzeyi aşmalıdır. Yani, Üçüncü Boyut’tan Dördüncü Boyut’a geçmelidir.

İlerideki Büyük Değişiklikler

“ Foton Enerjisi” olarak bilinen bir fenomen yeni yüzyılın ( 2000’li yılların) başlarında Dünya gezegeni ile temasa geçecektir, ama bunun tarihini kesin olarak belirtmek çok zordur. İnsanların uyanışıyla birlikte, Dünya Ana nihai kararı verecektir. Dünya’nın foton enerjisine doğru ilerleyiş hızı ve tüm bilişi gerçek zamanlamadaki etkenlerdir. Siz daha çok uyandıkça, deneyimlerinizi mümkün olduğunca çabuk tamamlamak için daha büyük bir tutku duyarsınız. Zaman sizin tarafınızda değil dediğimde, lütfen, bana inanın. Uyanın, dostlarım, uyanın!

Gelmekte olan değişikliklerin, bu Değişim zamanındaki tekamül düzeyinize bağlı olarak, çok fazla olacaklarını düşünebilirsiniz. Dünya Ana kesinlikle bazı ayarlamalar yapacaktır. Örneğin, bilimsel topluluğunuz gezegenin manyetik kutuplarının şimdiden kaymaya başladığının ve Yerküre’nin dönüş hızının değişmekte olduğunun gayet farkındadır. Buna ek olarak, kara kütleleri de kayarak bir hayli sıkışmaya neden olmaktadırlar. Tektonik tabakalar birlikte hareket ederek ve birbirinin üzerine çıkarak günde –bazıları saptanabilen, bazılarıysa saptanamayan- yüzü aşkın depreme yol açmaktadırlar.Sadece sağduyu bile size kara-kütlesi düzenlerinin değişmekte olduklarını söyleyebilir.

Ozon tabakalarının –insanların Yerküre’nin kaynaklarını kötü kullanmalarının yol açtığı- erozyonu yüzünden Dünya’nın atmosferik basıncı artmaktadır. Buna ek olarak, Foton Enerjisi’nin etkileri de Dünya’nın yüzeyini sıkıştırmaya başlamaktadır. Foton Enerjisi sizin alışık olduğunuzdan çok farklı bir hızda titreşir ve zamanın hızlanmakta olduğu duygusuna, bu korkutucu duyguya katkıda bulunur.

Şu konuda hiç kuşku yoktur: Dünya Ana sıkışmakta ve değişmektedir ve onunla birlikte ( zaman da dahil olmak üzere) her şey sıkışmak ve değişmek zorundadır. Sizin bedenleriniz bile değişmektedir. İşte bu yüzden fiziksel bedeniniz üzerinde baskı hissediyorsunuz. Şu anda Dünya Ana’ya uygulanan baskı ve O’nun bu baskılara alışma çabaları bu sıkıştırma etkenine neden olmaktadır.

Şimdi Hawaii Adaları’ndan kısaca söz etmek istiyorum. Bu adalar aslında kadim Lemurya kıtasının dağlarının tepeleridir. Siz bu kıtayı duymamış olabilirsiniz, çünkü kaydedilmiş tarih Atlantis çağından sonra başlar. Ancak, dostlarım, yakında Büyük Piramit’in odaklarındaki bilgi dünyaya sunulduğunda gözler önüne serilecek daha fazla tarih vardır. Yerküre değişiklikleri sırasında, Hawaii Adaları kara kütlesi kazanırken dünyanın diğer bölgeleri şimdiki formasyonlarını yitirebilirler. Benim amacım paniğe neden olmak değil, herkesin bu Değişim için kendi hazırlık düzeyini aramasını desteklemektir.

Kaos konusunda, amacım sizi korkutmak değil, aydınlatmaktır, çünkü kaos aslında Değişim’in bir parçasıdır. Sizin kaosu beklemeniz gerekmeyecek, çünkü şimdiden onu küçük ölçekte deneyimlemeye başladınız. Örneğin, televizyon haberleri size gelecekteki şeylerin sadece bir başlangıcı olan korku verici olayları duyurmaktadır. Bu kitabı okumanız kaosun bir parçası olmaktan kaçınmanıza yardımcı olacaktır. Bilgiyle ve sürecin doğru bir anlayışıyla, sadece bu Değişim’den geçmekle kalmayacak, yolu kolaylaştıracak bir berraklığa da kavuşacaksınız.

Yaradan’ın birliğin idrakine erişebilen herkesi kucaklayan ilahi bir planı vardır. Birçok kişi eski yolları seçecek ve yeni çağa doğru yolunu zorla, ite kaka açmaya kalkışacaktır. Bu işe yaramayacaktır. Siz sevgi ve şifayla işbirliğini ne kadar çok anlarsanız, birbirinize yardım etmeye o kadar çabuk odaklanırsınız. Bu süreçle, daha birçokları yeni çağa doğru tekamül edecekler.

Şimdi buna Dünya Ana’nın perspektifinden bakalım. Uzun keşif arayışınızda, siz onun güzelim ormanlarını kesmek, bir zamanlar temiz olan nehirlerine zehirli atıkları boşaltmak ve bir zamanlar temiz olan mavi göklerine korkunç, toksik gazları salmak gibi son derece düşüncesizce faaliyetlerle Dünya Ana’nın realitesinin bozulmasına neden oldunuz. Bu büyük haksızlığın ilahi bir müdahale olmadan daha uzun bir süre devam edebileceğine gerçekten inanıyor musunuz?

Böylece tüm bunlar gerçekleşecektir; bu konuda hiç kuşku yoktur. Lütfen, şunu iyi anlayın: Buraya kadar söylediğim her şey ve daha fazlası gerçekleşecektir; ancak Yaradan’ın amacı uygarlığınızı sona erdirmek değil, size güzellik, sukunet ve sevecen bir inayet fırsatını sunmaktır. Bu kitabı zevkle okuyun. Burada açıklanacak olanlar yolculuğunuzu sadece zenginleştirecektir, çünkü bu kitabı okuyanlar güzel Dünya Ana’nın tekamülüne yardımcı olmakla görevlendirilecek olanlardır.

“ Dünyanın Sonu geliyor” yazılı pankartlar taşıyan felaket tellalları vardır, ama öyle olmayacaktır. Büyük Değişim dünyanın sonu değildir. Bunu iyice anlayalım. Ancak, tanıdığınız haliyle dünya sona erecektir. Değişim gelmekte değildir, dostlarım, o şimdiden buradadır. Siz bu sözleri okurken Değişim sizinle birliktedir. Bunu iyice anlayın. Değişim gelmekte değil, değişim burada! Siz şimdiden Büyük Değişim’in içinde bulunuyorsunuz!

Galaktik Kardeşlik

“ Galaktik Kardeşlik”i işitmiş olabilirsiniz. Onlara genellikle dünya-dışı varlıklar denir ve daha birçok isim verilir. Lütfen, onları bir tehdit olarak görmeyin. Aslında, onlar en barışçıl olanlardır ve hiç de tehditkar değildirler, çünkü onlar bu Değişim boyunca insanlığa yardım etmeyi seçmişlerdir.

Hubble Uzay Teleskobu, içinde yaşadığınız Samanyolu Galaksisi’nde sizinki gibi gezegensel sistemlere sahip yüz milyar güneşin bulunduğunu gözler önüne sermiştir. Ve sizin galaksiniz evrendeki iki yüz milyar galaksiden biridir. Bunun üzerinde düşünün! Her birinde yüz milyar güneş bulunan iki yüz milyar galaksi. Merhaba! Siz hala sadece sizin gezegeninizde canlıların bulunduğunu mu düşünüyorsunuz? Öyle olduğuna inanmak tam bir küstahlık olur, Yaradan’ın, tüm o muhteşem gücüyle, iki yüz milyar galaksi arasında var olan yegane yaşam formlarını barındıran tek bir gezegen yaratması mantıklı geliyor mu? Eğer bir kitapta kahkaha atılabilseydi, ben burada bir kahkaha atardım1

Bu kavramla boğuşanlarınıza, benim sizin Dünya katınızdan olmadığımı hatırlatırım. Ben sizin galaksinizden bile değilim. Gerçekte, ben Yedinci Boyut’tan geliyorum, oysa siz Üçüncü Boyut’ta yaşıyorsunuz. Sonraki boyut, Dördüncü Boyut düşünce boyutudur. Beşinci Boyut hiçbir dualitenin ( yin ve yang) bulunmadığı bir alemdir, saf sevgi boyutudur. Ondan sonra Altıncı, Yedinci Boyut, vb. gelir ki onları daha sonraki kitaplarda tanımlayacağım.

Bu kitap boyunca ben, Galaktik Kardeşlik içinde yer alan Siriuslular, Pleiadesliler ve Andromedalılar gibi birçok uygarlıktan söz edeceğim. Onların her biri Dünya’nız üzerinde bir etki yapmıştır ve her biri Değişim’den sonraki realitenizde bir hisseye sahiptir. Aranızda, Galaktik Kardeşliğin Dünya bilincinden ayrı olduğuna inananlar vardır. Bunu açıklığa kavuşturayım: Onlar gelmiyorlar, onlar çoktan geldiler! Bu varlıklar, olağanüstü teknolojileri sayesinde, keşfedilmeden atmosferinizin içinde var olabilirler. ( Bu konuda Altıncı Bölüm’de daha fazla bilgi vereceğim.)

Üç Günlük Karanlık: Paniğe Kapılmayın

Büyük Değişim’in süreçlerinden biri, Foton Enerjisi’ne onun dış kenarından, Foton Kuşağı denen kuşaktan giriştir. Bu geçiş süreci “ Üç Günlük Karanlık” olarak adlandırılmıştır. Bu dönemde Dünya daha önce asla deneyimlemediğiniz bir karanlığa girecektir. Bir örnek olarak, üç günlük karanlık esnasında, eğer elinizi gözlerinizin bir karış önünde tutacak olursanız, onu göremeyeceksiniz. Bu karanlık daha önce hiç meydana gelmediğinden, onu tarif etmek çok zordur. Dostlarım, bu kendi içinizde merkezlenmiş kalmanız gereken bir zaman olacaktır, çünkü o sırada korku çok büyük görünecektir. Ancak, bu konuda Sekizinci Bölüm’de daha çok şey okuduğunuzda, güven duyacak ve bu zamanı neredeyse sabırsızlıkla bekleyeceksiniz.

Karanlık meydana gelip de ısı düşmeye başladığında, neler olup bittiğinin pek farkında olmayan  aile üyeleriniz için kaygılanabilirsiniz. Sadece şunu bilin ki, bir birey gibi davranan her bir ruh yuvaya giden yolunu seçmiştir. Eğer sevdikleriniz farkındalıkta sizden geri kalıyorlarsa, o zaman sadece, “ Elinizden gelenin en iyisini yapın” diyebilirim. Bu zamanda Dünya’da olup bitenlerle ilgilenmez görünen o ruhlar anlayıştan sadece bir adım uzaktadırlar. Sadece, onların inançlarını tamamen değiştirmekle değil, sadece bilgi tohumları ekmekle ve Yaradan’ın onları uyanmanın gerekliliğini görecek kadar yönlendireceğine güvenmekle ilgilidir.

Değişimle İlgili Üç Seçim

Büyük Değişim’i deneyimleyebileceğiniz üç yol vardır. Birincisi, “ yuvaya dönme”yi seçebilirsiniz –ki bazıları ona ölmek derler- oradan kendi kökenlerinize geri döner ve artık Dünya ile bir temas kurmazsınız. İkincisi,   ( başka bir kitapta anlatacağım) sözde “ holografik dünya”ya gidebilirsiniz. Üçüncüsü ise, “ tekamül’ü seçebilirsiniz, ki bu basitçe Üçüncü Boyut’tan Dördüncü Boyut’a geçme arzusu ve yeteneği ya da “ yükseliş” olarak bilinen süreçtir.

Sizi temin ederim ki, eğer bu kitabı bu noktaya kadar okumuşsanız, büyük olasılıkla yükselişi seçmişsinizdir. Öyleyse değişim’e hoş geldiniz.

Deneyimin Önemi

Yaradan, güzellik, büyük sevgi ve odaklanma yeteneği ile Dünya’yı yaratmış ve insan varoluşu “ yaratıcı tekamül okulu” denen bu yerde başlamıştır. Bu varoluş, gerçekte, bugün bildiğiniz haliyle yaşam bulan bir düşünceydi sadece, çünkü düşünce deneyim harikalarını sağlayan güzel yolculuktur. Yaradan’ın enerji odağı insan deneyimini desteklemek üzere getirilmişti, böylece hiçbir başarısızlığın vuku bulmadığını çok iyi anlamalıyız. Gerçekte, tekamül ilahi düzeni içinde sürmektedir.

Deneyimden kaçmak için Büyük Değişim’i bir mazeret olarak kullanma eğiliminden kaçının. Örneğin, bu yüzyılın başlarında yeni çağın gelme olasılığı varken bir ev sahibi olmak için uzun-vadeli bir kontrat imzalamama gerek yok diye düşünebilirsiniz. Bu vahim bir hata olur, dostlarım, çünkü bu şimdiki yolculuğunuzda öğrenmekte olduğunuz şeyi reddetmek olur. Şunu vurgulamalıyım: Kestirme yollardan gidenler bunun sonuçlarıyla Değişim’den sonra başa çıkmak zorunda kalacaklardır.

Siz bu süreçte kestirmeden gidemezsiniz. Eğer otuz yıllık bir ipoteği imzalamayı düşünüyorsanız, gidip onu imzalayın, Ruhunuzun tekamülünde ihtiyaç duyulan bir şey, sunduğu öğrenim olasılıklarından ötürü gerçekleştirilmelidir. Belki öğrenim olasılıklarından ötürü gerçekleştirilmelidir. Belki uzun-vadeli bir borcu deneyimlemek sizin ruhsal planınızın bir parçasıdır ve Değişim’i bu deneyimden vazgeçmek için bir mazeret olarak kullanmanız şimdiki tekamül yolculuğunuzda bir aksamaya neden olacaktır.

Bir başka örnek de yeni bir otomobil satın almak olabilir. Siz, “ Onu neden alacakmışım ki? Eğer Değişim’den sonra fosil yakıt olmayacaksa, paramı neden boşuna harcayayım ki?” diye sorabilirsiniz. Oysa, eğer sizin bunu deneyimlemeniz ruhsal planınızda bulunmasaydı, bu konu kendini size asla sunmazdı.

Konuya devam etmeden önce son bir örnek verelim: Kendi kendinize, “ Eğer Kirael’in dediği doğruysa, tüm bu aylık ödemeleri yapmayı neden sürdüreyim ki? Sonuçta, Değişim tamamlandığında mevcut para sistemimize ihtiyaç kalmayacak. Öyleyse neden devam edeyim ki?” diyebilirsiniz. Yanıt basittir, dostlarım. Yükümlülüklerinizi yerine getirmeniz gerektiğini Yaradan’ın planında nerede bulabileceğinizi sanıyorsunuz? Hiçbir yerde bulamazsınız. Sağduyu der ki, yeni yolculukta gerekli olmayan bir şey, bitmemiş karmik meselelerdir; öyleyse onları bu tarafta, yani, Değişim’den önce bitirdiğinizden emin olun.

Basitçe söylemek gerekirse, daha düşük titreşimli deneyimlerinizi gözden geçirip şifalandırmak için önünüzde birkaç yıl kalmıştır. Lütfen, bu fırsatı heba etmeyin. Özenle ve sebatla öğrenin ve Dördüncü Boyut’a en yüksek ışıkla ve mümkün olduğunca az yük taşıyarak girmeye hazırlanın. Yaşamınızı “ şimdi de” yaşamanız her şeyi tamamlık içinde deneyimlemenizi garantiler.

Unutmayın ki, siz Dünya’ya gelirken önceden belirlenmiş bir zaman boyunca yaşayacağınız tüm deneyimleri planlamıştınız. O sırada bu Değişim’i deneyimleyeceğiniz biliniyordu, ancak bu sizin planınızın tamlığı üzerinde çok az bir etki yapmıştı. Böylece siz, sadece, mevcut deneyiminizi bütünüyle tamamlayarak başarınızı garantileyebilirsiniz.

Çok basit bir örnek olarak, diyelim ki bu yaşamınızda şu anda dördüncü eşinizle evlisiniz. Belki geçmiş yaşamınızda eşinizle çok uyumlu bir ilişkiniz vardı ve tüm yaşamınızı onunla geçirmiştiniz. Bu kez Dünya’ya dönüşünüzü planlarken, birkaç eşle evliliği deneyimlemeye karar verdiniz, böylece dört kere evlendiniz. Diğerleri diyebilirler ki, “ Ah, sen bu yaşamını gerçekten mahvettin, çünkü dört kere evlendin.” Bu, yaşamınızı mahvetmek değildir. Çünkü, kendi amaçlarınız doğrultusunda, sizin aynı yaşamda dört farklı evliliği deneyimlemeniz gerekiyordu. Gördüğünüz gibi, her şey tekamül içindir. Siz her seferinde bir planla bu dünya’ya defalarca geldiniz ve birkaç kez daha geleceksiniz.

Bir zamanlar derslerinizi sürekli olarak tekrarlama lüksüne sahiptiniz. Ancak, Dünya’nın zaman sıkışması deneyimlerinizin hızlanmasına yol açmaktadır. Bu, yaşamınızda aynı anda birçok dersi deneyimleyeceğiniz anlamına gelir. Geçmişte, yüksek benliğinizin acele etmesi için bir neden yoktu, çünkü tekamül etmekte olan tüm ruhlar deneyimlerini araştıracak birçok enkarnasyona sahiptiler. Bu, elbette, artık mümkün değildir, çünkü Üçüncü Boyut hızla sona ermektedir.

Geçmişte her ruh Dünya üzerinde yapacağı yolculuğu saptarken, kendisine uzun, tekrarlanan deneyimler için bol bol zaman tanıyabiliyor, hatta, belli projeleri gelecek yaşamlarda tamamlayabileceğini bilerek, yeni deneyimlere geçmeye karar verebiliyordu. Örneğin, bu kitabın bir zaman önce yazılmış olması gerekiyordu. Bu projeye halen dahil olmuş bulunan herkes bu görevi başka yaşamlarında tamamlama fırsatına sahipti. Birçoğu bu projeye başladı ve bir noktada proje onlara üstesinden gelinemez göründü. Şu ya da bu nedenle vazgeçti, ama şimdi bu bireyler bu projeyi tamamlamak için tekrar bir araya getirildiler. Tabii, onların misyonu sadece bu kitabı değil, bir dizi kitabı içerecek şekilde genişledi, çünkü insanlığı bu değişim’e hazırlamak için bu gerekiyordu.

Direniş

Birçok kişi bu deneyim sıkışmasını fark edecek ve geçmişte olduğu gibi, “ Ben bunu yapamam,” demek isteyecektir. Bu sefer bunun neden işe yaramayacağını söyleyeyim:

Bu yeni yolculukta tekamül etmekte olanlarınız eski deneyimlerden mümkün olduğunca çok özgürleşmelisiniz. Hiç kimse, diğerleri olağanüstü bir hızla ilerlerken değerli zamanı eski programları tekrarlayarak harcamak istemez; bunu, arkadaşlarınız ilerlerken sizin sınıfta kalıp aynı dersleri tekrarlamanıza benzetebiliriz. Onlar hala arkadaşlarınızdır, ama hiçbir şey gerçekten aynı değildir.

Durumun her geçen gün daha da kötüye gider göründüğünden yakınacak olanlar vardır. Size diyorum ki, her şeyden önce düşünüşünüzü değiştirin. Dünya’ya nüfuz eden ortak görüşe katılmayın. Her biriniz neyin olanaksız göründüğüne değil, neyin yapılabileceğine odaklanmaya başlamalısınız.

Yardım almanız sadece mümkün olmakla kalmamaktadır, bu yardım şimdi bilinçli farkındalığınıza o kadar yakındır ki yapmanız gereken tüm şey dua ederek istemek ve meditasyon yaparak dinlenmektir. Çoğunuz düşüncelerin ne kadar hızlı biçimde tezahür ettiklerinin farkındasınız. Sadece, yaşamınızda meydana gelen her şeye bakın ve bu zamanda deneyimleyebileceğiniz her şeyi deneyimleyin.

Meditasyonun Önemi

Hiç kimse Büyük Değişim’den kaçamayacaktır, çünkü o Yaradan’ın tekamül planında yer almaktadır. Gerçekte, o çoktan buradadır! Ona, etkilerini şimdiden deneyimlemekte olduğumuz Foton Enerjisi eşlik edecektir ( bkz. Dördüncü bölüm). Tüm dünya bu yüzyılın başlarında onunla rezonansa girecektir. Dünya üzerinde kalacak olanlar fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal bedenlerini yükselişe şimdiden hazırlamaya başlamalıdırlar.

Bu süreci sadece korkusuz değil, heyecan verici de kılacak nasıl bir rehberlik sunulabilir? Meditasyon gibi esaslarda ustalaşarak başlayın. Meditasyonun sadeliğiyle, daha yüksek titreşimli realitelere uyumlanmak için sahip olduğunuz gerçek içsel kuvveti idrak edersiniz. Bu yetenek olmadan, Dünya’ya nüfuz eden kaosa uyumlanmakta olduğunuzu göreceksiniz
Düşünce berraklığını sürdürmelisiniz, çünkü çoğu kişi korku tarafından istila edildiğini görecektir. Bu kaçınılması gereken bir şeydir, çünkü korku tekamül yolunun önünü tıkayacaktır. Bazı değişiklikler büyük olacak olsalar da, bizim dünyanın sonundan söz etmediğimizi hatırlatırım. Değişim’de sergilenen güzelliği görmeye hazır olmalısınız.

Meditasyon bundan böyle sizin temeliniz olmalıdır, dostlarım. Meditasyon gerçekte var olan tüm şeydir. O, rehberleriniz ve yüksek benliğiniz ile temas kurabileceğiniz forumdur. Dua etmek istemektir ve meditasyon sizi dualarınıza verilen yanıtı berrak bir biçimde işitmeye açan dinleyiştir.

Meditasyonun nasıl işlediği genellikle yanlış anlaşılır. Meditasyon dört bedeniniz arasındaki tek doğru bağlantıdır. Bu bağlantı fiziksel bedeninizle başlar, meditasyon onu duygusal bedeninize bağlar. Duygusal bedeni de ruhsal bedene bağlayarak bu bağlantıyı tamamlar. Her bir beden gelişiminizde özgün bir rol oynar; ancak, tam olarak gelişmek için tüm bedenlerinizin bir’lik içindeki bağlantısını tam olarak öğrenmelisiniz. Meditasyon yoluyla, yaşamın anlamını geçekten anlamaya başlarsınız.

Çocukları Hazırlamak

Şimdi küçük çocuklardan söz edeceğim. Onlar bu dünyaya gelirken bilgi getirirler. Onlar yuvadan gelmiş olanlardır. Sadece Değişim’in bir parçası olmak için değil, birlikte muazzam bir bilgi getirmek için de Dünya’ya gelmişlerdir. Onların yüzüne karşı “ agucuk gugucuk” yapmayı bırakıp, onlarla yetişkin insanlarmış gibi konuşun. O zaman onlar size bildikleri şeyi söyleyeceklerdir.

Yunuslar, balinalar ve diğer yüksek varlıklar gibi, bu çocuklar da mesajlarını aktarmak için çok fazla sözcük kullanmazlar. Yapmanız gereken tüm şey küçük bir çocuğa. “ Peki, bize ne söylemek istiyorsun?” diye sormaktır. Onların söyleyecekleri şeylere şaşıracaksınız. Daha büyük olanlar, 1985 yılı civarında doğmuş olanlar, tıpkı yetişkinler gibi hazırlanmak zorunda kalacaklardır. Sorun şu ki, yetişkinler çok hızlı ilerleme kaydetmemektedirler, bu yüzden biz bulunduğumuz taraftan sizi “ itmek” zorunda kalabiliriz.

Çocukları merak etmeyin, dostlarım. Onlar sizin gibi otuz, kırk, elli yıl boyunca Üçüncü Boyut’a gömülmemiş olduklarından, çok daha hızlı bir biçimde ilerleyeceklerdir. Onlar Değişim’e tam olarak gireceklerdir. Çocukların işitilmesi gereken mesajları vardır ve onlar bu mesajları çok güçlü bir biçimde aktarabilirler. Bu çocuklara Tanrı’nın nerede olduğunu ve gerçeğin ne olduğunu sorun. Alacağınız yanıtlar sizi çok şaşırtabilir.

“ Kirael’le Bir Akşam” adlı toplantılardan birinde, küçük bir çocuk şu soruyu sordu: “ Kirael, Tanrı’nın bir Annesi ve Babası var mı? Eğer varsa, onlar çocuklarıyla çok gurur duyuyor olmalılar, değil mi?” Bu, çocukların sorabildikleri ve insanı düşündürten soruların tipik bir örneğiydi. Küçük bir çocukla biraz daha yüksek bir düzeyde iletişim kurmayı öğrenin, sonuçta gerçekten bir şeyler öğrenebilirsiniz.

Okul öğretmenleri olmayı seçmiş herkesi kutlarım; çünkü çocuklar onlardan aldıkları cesaretle yükselebilirler.

Siz Yaradansınız

Şimdi sizinle basit bir kavramı paylaşacağım. Henüz zaman ölçülmeye başlamadan önce, Yaradan, Dünya denen yaratımına baktı ve tüm o güzelliğin içinde bir unsurun gözden kaçırıldığı sonucuna vardı: Tüm sonsuz bilgeliğiyle bile, Yaradan’ın kendi bütünlüğünü deneyimleyebilmesinin bir yolu yoktu. Böylece, Yaradan kendi düşüncesinin tüm gücünü bunun nasıl başarılabileceğine odaklamaya başladı. Bu odaklanışla, insan türü tasarlandı. Bu Yaratıcı Öz artık, kendini kendi kimliğinden gizleyerek, kendi yaratımını deneyimleyebilecekti. İşte, dostlarım, tekamül böyle başlamıştır.

Yaratılışından beri, insan bir kez daha ve sonsuza dek Yaradan’ı ile bir olmak için tek bir yolda en saf düşünce kalıbı içinde yolculuk yapıyordu. Her biriniz bu düşünce kalıbının bir ürünüsünüz.

Onunla bir olduğunuz Yaratıcı Öz gibi, siz de tezahür ettirme yeteneğine sahipsiniz. Bu süreç içinde, herkes sadece tutkuyla odaklanarak realiteyi yaratabilir. Eterik dokuya gönderilen her düşüncenin bir tür yaşam formuna büründüğünü bilin. Berraklığınız, niyetiniz ve tutkunuz onun hangi boyutta tezahür edeceğini ve realiteye dönüşmesi için gerekli zaman çerçevesini belirler.

Eğer bu kitaptan sadece bir şey öğrenecek olsaydınız, o da tezahür ettirme gücüne şimdi ve burada ihtiyaç olduğu olurdu. Tezahür ettirme yeteneği öğrenmeniz gereken bir şey değildir. Siz bu yerde başarmak için tamamen donanımlı olarak doğmuştunuz. Tek soru, ne zaman kendi kendinize empoze ettiğiniz perdeyi kaldırmaya başlayacağınız ve ışık bedeninize sınırsız olasılıkları deneyimleme özgürlüğünü vereceğinizdir.

Sizi temin ederim ki dostlarım, bu yolculuğun bir sonu yoktur, sadece zevk alınacak yeni bir dizi deneyim vardır. Şimdi birçok tekamül yolunu araştırmaya başlayın ve nihai hedefin Gerçeğiniz ve Işığınız ile Yaradan’ın Özü’ne geri dönmek olduğunu hatırlayın.

Share

Bu site özeldir ve ticari amaç taşımaz.

Copyright © Dünya Ana