1980 yazında iyileşme konusundaki ilk bilgimi yeniden doğuş eğitimim sırasında aldım.
Avrupa’da iki ay geçirip, kurucu Leonard Orr’la birlikte çalıştım. Avrupa’dayken Babaji hakkında çok şey işittim. ( Babaji; Paramahansa Yogananda’nın Yoganın Otobiyografisi kitabında belirtilen ölümsüz yoga ustasıdır).
Babaji’nin 1970 yılında yeni bir yetişkin bedenine sahip olduğunu, zamanımın çoğunu Herakhan Ashram’da ( Kuzey Hindistan’da bir kent) geçirdiğini öğrendim. Avrupa’da olduğum süre içerisinde Babaji’yi bulmak için Hindistan’a gidip gelmiş birkaç kişiyle tanıştım. Anlattıkları hikayeler ilginçlikle inanılmazlık arasında gidip geliyordu.
Bir dost Babaji ile fırtınaya yakalandıklarından bahsetti. Sığınacak bir çatı altına ulaştıklarında dostumun üstü başı sırılsıklammış. Ancak aynı yağmur altında birlikte olmalarına karşın Babaji’nin üstü kupkuruymuş.
Onun bedeni bir ışık topu halinde Leonard’a ve Hindistan dışındaki insanlara gösterdiğini bununda insanlarda Hindistan’a gidip onu bulma arzusu uyandırdığını işittim. Ayrıca bir yoga gösterisi sırasında Babaji’nin bir pozisyonda hiç kıpırdamadan tam 45 gün durduğunu da öğrendim. Orada, hareketsiz, yemeden, içmeden, hiçbir şey yapmadan tam 45 gün oturmuş. ( Şekil 20-1)

Şekil 20-1: Babaji bu pozisyonda, hareketsiz, yemeden, içmeden, hiçbir şey yapmadan tam 45 gün oturmuş.
Ayrıca Babaji’den yapılan bir alıntıdan da çok etkilendim. “ Eğer bana kuşkularınızla gelirseniz, size kuşku dolu olmanız için gereken diğer şeyleri de gösteririm. Eğer bana sevgiyle gelirseniz, bildiğinizden fazlasını öğretirim.”
Babaji’nin herkesin bahsettiği tüm özellikleri içerdiğine inanmanın önemini biliyordum. Çünkü buna inanmazsam son derece kuşku dolu biri olacaktım.
Bu nedenle kendimi açmaya karar verdim. Sonuçta da onunla giderek artan kişisel bağlantı kurmaya başladım. Avrupa’da edindiğim tüm tecrübeler teslim olmak ve güvenmek üzerineydi. Üç-beş kuruş harçlık dışında yalnızca gidiş biletimi alıp Londra’ya ulaştım. Geri dönebilmem için öğrendiklerimi başkalarına öğreterek para kazanmam gerekiyordu. Üstelik bu bilgilerin bazılarını öğretirken benim öğrenciliğim de sürüyor olacaktı. Bu sırada boşlukta olmanın nasıl bir şey olduğu konusunda da fikir edinmiş oldum. Eski dünyamdan ayrılmıştım ama henüz yeni dünyamı da kuramamıştım.
Yol arkadaşımla İsveç Stockholm’e sabah saat ikide vardığım günü hatırlıyorum. Hiç kimseyi tanımıyor, gidilecek herhangi bir yer de bilmiyorduk. Bunun üzerine Leonard tarafından yönetilen yeniden doğuş eğitim merkezini bulmaya karar verdik. Oraya ulaştığımızda, kapıda merkezin kasabanın millerce dışındaki bir çiftlik evine taşındığını belirten bir notla karşılaştık.
İçeride de kimse yoktu. Sonra, saat üç civarında İngilizce konuşabilen bir bayan geldi. Ona eğitim merkezinin yeni yerini sorduk. Merkezin tam olarak nerede olduğunu bilmekle kalmadı, otobüsle oraya nasıl ulaşacağımızın da ayrıntılı bir tarifini verdi. Üstelik o geceyi de dairesinde geçirmemize izin verdi.
Babaji’nin olaydaki varlığını hissetmiştim. Teslimiyet ve güven duygularım arttıkça ne zaman yardıma ihtiyacım olsa onu yanımda bulacaktım. O zamandan beri Babaji ile kişisel bir temasım var. Ne zaman ihtiyacım olsa, onun varlığını yanı başımda hissediyorum.
Avrupa’dan döndüğümde kedim Freddie’nin ( normalde son derece sağlıklıdır) kısmi felç geçirdiğini gördüm. Acı çekmiyordu ama bacaklarını kullanamıyor, ancak ön patileri üstünde sürünerek ilerleyebiliyordu.
Onu veterinere götürdüm. Ancak sorunun ne olduğunu anlayamadığı gibi, bize de herhangi bir ilaç veremedi. Bir anda sıkıntılara boğulmuştum. Bu durumun ne kadar korkunç bir şey olduğunu düşünüyordum. Freddie ise soğukkanlı biçimde huzurla yaşamayı etrafta sürünerek de olsa gezinmeyi sürdürüyordu.
Birden, yeni bir fikre kapıldım. Freddie’nin sağlıksız bir halde olmasını gerektirecek hiçbir durum yoktu. Bu düşünce giderek güçlendi, daha da net bir hale geldi. Ben de Freddie’nin normal ve sağlıklı bir kedi olduğunu hayal etmeyi sürdürdüm.
Kedim iyileşmeye başladı. Kısa zamanda da hastalığın üstesinden geldi. Bir daha da onda felç benzeri bir semptoma rastlamadım.
Sonra, bir gün Freddie eve bir gözü tamamen kapanmış halde geldi. Göz kapağını açıp bakınca, hayatımda gördüğüm en çirkin şeyi gördüm. Sanki göz bebeği çıkarılıp alınmış gibiydi.

Şekil 20-2
Götürdüğüm veteriner tekrar görebilmesine %10 şans verdi. Bana çeşitli merhemler verip bolca da şans diledi. Ayrıca, bizi, gözü tamamen alarak mikrobun tüm bedene yayılmasını önleyebileceği bir ameliyata da çağırdı.
Yeniden Freddie’nin sağlığının dört dörtlük olduğunu kurgulamaya başladım! Bu düşünceye sıkı sıkı sarıldım. Ve Freddie’nin gözü derhal iyileşmeye başladı. Bu o kadar çabuk oldu ki bir süre sonra sanki gözüne hiçbir şey olmamış gibi gözüküyordu. Son bir kontrol için onu tekrar veterinere götürdüm. Veteriner gördüklerine inanamadı. Daha önce böyle bir şey görmemişti.
Bu iki deneyim nedeniyle Babaji’nin Freddie aracılığıyla bana tedavi konusunda ders verdiğini biliyordum. Bunu Freddie aracılığıyla yapmasının nedeni kedilerimi kendimden çok sevip, kollamamdı.
Ardından, sırt ağrılarım yüzünden yarı kambur gezdiğim günler başladı. O zamanlar kendimi çaresiz, iyileşebilmek için çaba harcamaktan aciz bir halde hissediyordum. Bunun sonucunda da ağrılarım artmıştı. Freddie ile bir türlü bağlantı kuramamış, onun nasıl iyileştiğini hatırlayamamıştım.
Bir gün odamda oturup Babaji’nin meditasyon resmini ( Şekil 20-2) incelerken içimden yükselen bir ses “ Babaji, kedimi sen mi iyileşirdin?” diye sordu. Babaji önümde belirdi. Gülerek başını salladı. Mesajı almıştım.
Bu deneyimler sonucunda iyileşme konusunda çok şey öğrendim. Artık en önemli şeyin kalbi temiz tutmak olduğunu biliyorum.
Ayrıca teslim olup, iyileşmeyi de gerçekten istemenin önemini de kavradım. Sonunda tedaviyi görebiliyor, hissedebiliyor, sonunda da kesinlikle iyileşeceğime emin oluyordum.
Daha önce belirttiğim gibi sırt ağrılarımı tedavi ettim. Ayrıca soluma problemlerimin de üstesinden geldim. Çocukken alerjiler yüzünden astım benzeri problemlerim vardı. Sık sıkta ateşim çıkar, grip olurdum.
Neredeyse her şeye karşı alerjiktim. Bahar ve yaz aylarını beni arkadaşlarımdan ayırıp, bunalıma sokan hastalıklarla boğuşarak geçirirdim. Birkaç günden birkaç haftaya dek süren hastalıklar yakamı bırakmazdı.
Tüm bunlar artık geçmişte kaldı. Artık benim için düşünce, nefes ve kalbin birlikte kullanılmasıyla her türlü hastalığın tedavi edilebileceği son derece basit bir gerçek. Hastalık aniden meydana gelen bir durum değildir. Yanlış nefes, düşünce, his ve davranışların sonucudur.
Ne düşünür, hisseder ve uygularsanız yaşam sizin gerçekliğinizi yaratır. Buna sağlığınız da dahildir.
