Ayrılık en zor derslerimizden biridir,özellikle de çok derinden önemsediğimiz bir şey veya bir kişiyi içerdiğinde.Kolaylıkla bıraktığımız şeylerden ayrılmak basittir ya da eylemleri kalbimize dokunmayan birinde kabullenme olur.Bu durumlarda bizler şunu deriz:'o değil,bu' ,bana bu dersi ver fakat bu insan olmasın,yeni fırsatlar için kapıları aç fakat beni güvenli bölgemden çıkarma,izin ver bu durumdan ayrılayım fakat bu, şu insanı etkilemesin.Fakat bütünden tezahür ettireceksek ve sınırsızlığa açık olacaksak farklı bir yaklaşım elde etmek zorundayız.
Bu, tabiri caizse ''hem karnının doyması hem de pastanın durması ''mümkün değil demek değildir.Bu, korku olmaksızın ayrılığı ve kabullenmeyi uygulamalıyız anlamına gelir ki bu bir kazanç başka bir kayıptır anlamına gelir.
Tüm dönüşümler ayarlamalar içerir ve ayarlamalar daha önce hiç düşünmediğimiz veya henüz bırakmaya hazır olmadığımız alanlarda olur.Enerjiyle çalışmaya başlayıp bağlantıları oynattığımız zaman her şey yeni ve farklı bir seviyeye doğru hareket eder.Evet,bir yöndeki hareket diğer alanlarda da hareket oluşturur ve bazen bu değişimler beklenmediktir fakat hepsi yaratmak istediğimiz sonuca katkı yapar.
Değişimi yaratmak için evrenin bizimle çalışmasını istediğimizde güvenli veya mümkün olarak düşündüğümüz şeyleri de aşan her türlü olasılığa açık olmamız gerekir.Sınırsız potansiyele açık olmak ,bilincimizi daha önce mümkün olmadığını düşündüğümüz şeylere açmak,kendi inançlarımızı,bağımlılıkları,bağlantıları ve beklentileri de içeren hayatımızın her alandaki sınırlamalardan kurtulmak demektir.Vizyonumuz geniş olabilir fakat olabileceğini düşündüğümüz deneyimlerle sınırlıdır.Evren bir kapı açtığında genellikle bizim tahmin edebileceğimizden çok daha büyük bir kapı açar.Wayne Dryer'ın sözündeki gibi : ''Ne kadar uğraşırsak uğraşalım kulaklarımızı göremeyiz''(ya da suratımızı göremeyiz).Sınırsız fırsatlara açık olabilecek kadar cesaretli miyiz ?
Kendi ''bana onu değil,bunu ver'' bakış açımız potansiyelimizin tam ifadesine ya da enerjinin açılımına izin vermeyen sınırlamalar yaratmaktadır.Bir şeyler isteyip sonrasında enerji akışını sınırlandırmaya başladığımızda potansiyelimizin sınırsız halini iptal ediyor ve onu mümkün olduğunu düşündüklerimizle sınırlandırıyoruz.(mümkün olduğunu düşündüklerimiz oldukça sınırlıdır)Eğer bu dönüşüm sürecinde evrenin bize rehberlik yapmasına izin verirsek ve her beklentinin salı verilmesine istekli olursak , yetenekleri ve kendi sınırsızlıklarını kucaklamalarına bağlı olarak bunun herkes için de mümkün olduğunu hatırlarız.Daha güzel bir yaklaşım ise her şeye açık olmaya niyet etmek ve mucizelerin hayatınıza akmasını izlemek ve kendi sınırsız potansiyellerine genişlemeye istekli olduklarında bunun herkesin kucaklayabileceği bir potansiyel olduğunu hatırlamak.
Jennifer Hoffmann
çeviri:utku maden
Kaynak:
Kaynak: http://enlighteninglife.com/give-me-this-but-not-that/
