Birçoğunuzda atalarınızın birçok nesilleri tarafından desteklenen koşullandırma mevcuttur. Bu kitlelerin ızdırabının yarattığı ve insanları güçsüz kılmak için gücü kullananlar tarafından sürdürülmüş olan biz onlar karşıtlığı zihniyetiydi. İnsanlar yoksunlukları, kurban bilinçleri, sıkıntıları vesilesiyle bir araya geldiler. Bölünme içerisinde bir birlik yolu halini aldı, insanların huzur bulmayı aradığı bir birleşme yolu. Bazı insanlar için bu hala bugüne kadar devam ediyor. İnsanlar buluşurlar ve ilk yaptıkları iş hayatlarının onlar için ne kadar zor olduğunu paylaşmak olur. Bunu, kabul görmek ve diğerleriyle bütünleşmek için yaparlar, kitleleri önemsiz ve huzursuz tutmaya çalışanlarla aynı görünmesinler diye. Bu, bugüne kadar insanların neşelerini ve başarılarını başkalarıyla paylaşmaya isteksiz olmalarının temel nedenlerinden birisidir.
Sevgililer, ya başkalarının başarılarını başarının size de gelmekte olduğunun kesin göstergesi olarak görseydiniz ne olurdu? Diğerlerinin gelişimini ve neşesini kendinizinki gibi kutlasaydınız ne olurdu? Birbirinizi gördüğünüz anda hayatlarınızda yolunda ve harika giden şeylerle birbirinize bağlansaydınız ne olurdu? Evreni herkese yeteceğinden daha fazlasına sahip tam bir bolluk içerisinde görseydiniz ne olurdu?
Biz size ne olacağını söyleyelim. En sonunda, yaratıma ve daha fazla deneyimlemeyi istediğiniz şeye bağlı olan gerçek gücünüze ve birlik bilincine doğru adım atardınız. Yargının dışına çıkar, bir başkasının neşesini kendinizin olarak deneyimler ve koşulsuz sevgiye doğru ilerlerdiniz. Hepiniz birbirinizi yüreklendirir ve yükseltir ve en sonunda, en sonunda küçük oynama ve üzüntü ve yoksunluk içerisinde yaşama alışkanlığınızı üzerinizden korkusuzca atardınız, ki bu hayatlarınızın olağanüstü biçimde iyiye gitmesine ve gelişmesine olanak sağlardı.
Zamanı gelmedi mi? En sonunda birisinin başarısının herkesin başarısı olduğunu gösteren, paylaşmak ve ışıldamak için birbirinizin güvende olacağı bir yer yaratmanın zamanı gelmedi mi?
Başmelek Gabriel
Çeviri: Matilda Ercan
