 (13 Nisan 2011)
|
Hayatın, dünyanın, alemlerin ve kainatın var oluş sebebi ruhların tekamül ihtiyaçlarından kaynaklanmaktadır. Ruhların bu tekamül ihtiyaçları olmasa idi ne kainatlar, ne alemler, ne dünyalar, ne hayatlar, ne sevgiler, ne cesaretler, ne ölümler, ve ne de ölüm korkuları var olurdu. Var olan her şey ruhların tekamülüne hizmet etmek için vardır ve gereksiz olan hiçbir şey bulunmamaktadır. Tekamül ihtiyaçları bu kainatta karşılanacak olan yeni ruhlar, önce bir uyum ve hazırlık sürecinden geçmektedirler. Bu uyum ve hazırlık süreci içerisinde kalan ve ölüm korkularının da yer aldığı bir kısım hazırlık sürecinden biraz bahsedelim.
Devamını oku...
Son verilen bilgilere göre kainatlar ruhların tekamül ihtiyaçlarını karşılamak için vardır, peki ya insanların bu ruhlara verdiği değerler ne ölçülerdedir? Bu konuda bazı sezgilere varabilmek için insanlığın hangi safhalardan geçerek bu seviyelere geldiğini, bu alemin üzerinde bulunan sevgi aleminin fonksiyonunu ve onun da üzerinde bulunan vazife alemlerinin neden var olduğunun anlaşılmış olması gerekmektedir. Bu konuda verilmiş olan bilgilerden bazılarını kısaca ve basitçe ifade etmeye çalışalım. Ruhlar, bu kainatın amorf maddeleri üzerinde sonsuzluk kadar uzun zamanlar içinde pasif ve otomatik tekamül safhalarını tamamladıktan sonra, birer varlık sahibi olma liyakatini kazanmaktadırlar. Ruhlar, birer varlığa sahip olunca pasif tekamül safhasında iken otomatik olarak harekete geçirilmiş bir iç güdü diyebileceğimiz sonsuz kabiliyetlerinden bir tanesi de sahip olduğu bu varlığa yansımaktadır.
Devamını oku...
Her şeyden önce, ilk hidrojen atomunun oluşturulması ve geliştirilmesi hakkında verilmiş olan bilgiler gelecek için bir alt yapı oluşturmaktadırlar. Varlığın ne olduğunu nasıl meydana getirildiğini, özelliklerini veya idrakin ne olduğunu ve varlıkla nasıl bir bağlantısı bulunduğunu kavrayabilmek için en azından bir temel teşkil eden bu alt yapının teorik olarak anlaşılmış olması gerekmektedir. Çünkü, varlığa ait gerçekler hidrojen atomundan meydana getirilmiş hidrojen aleminin, dünyanın ve dolayısı ile insan hayatının arka planında kalmaktadır. Hayatın arka planında kalan bu gerçekler sadece insanlık alemi için de değildir, hidrojen aleminde var olan bütün safhalardaki hayatlar için de geçerlidir.
Devamını oku...
Tekamül düzeyleri insanlık safhasının altında olan varlıklar, kendi safhalarını tamamlayıp üst bir safha için hazır olunca yeni bir dünya devresinin başında eski dünyadan sağ kalan bir kısım insan topluluğu aracılığı ile dünyaya gelebilmektedirler. Dünyanın büyük değişimi ve bir kısım insanın özellikle sağ olarak bırakılması onlara bu büyük fırsatı vermekte ve yaşayabilecekleri ilkel bir ortamı yaratmaktadır. Fakat yeni dünyada sağ kalan insanlar akli dengelerini kaybettikleri için içgüdüleriyle yaşamaya başlamakta ve bir korku içerisinde bulunmaktadırlar. Dünyaya yeni gelen varlıklar ise korku içerisinde bulunan bu beden materyallerini kullanarak yeni bir beden sahibi olabilmektedirler.
Devamını oku...
İnsanlık safhasında bulunan ve bir bedene sahip olan her varlığın farklı derecelerde ölüm korkuları bulunmaktadır. Varlıkların bedenlere bağlanmalarıyla birlikte ortaya çıkan ve terk edilmeleriyle birlikte sona eren ölüm korkuları insanlık safhası bitene kadar her bedene bağlanışlarında tekrar etmektedir. Varlıklar için gerekli ve içgüdüsel bir korku olan ölüm korkusunu son realite bilgilerine göre kısaca ve basitçe bir değerlendirmesini yapmaya çalışalım. İnsanlık safhasına geçmeyi hak etmiş olan bütün varlıklar bir bedene bağlanmadan evvel dünyaya ait bir hayat planı hazırlamaktadırlar. Daha doğrusu bu planı insanlık safhasının ilk zamanlarında vazife planlarına ait yardımcı varlıklar hazırlamaktadır. Dünyaya bedeniyle doğan varlıkların idrakleri arttıkça, tekamül seviyeleri yükseldikçe kendi hayat planı hazırlıklarına katılmakta ve bu safhanın sonlarına doğru da kendileri hazırlamaya başlamaktadırlar.
Devamını oku...
|