 (13 Nisan 2011)
|
Tekamülün pasif adaptasyon safhası, ruhların madde hareketlerine ilk kez alıştırılmaya başlandığı ilk safha olmaktadır. Ruhlar, bu kainatta varlıklarını bir araç olarak kullanmakta ve tekamüllerini tamamlamaktadırlar fakat, bu ilk safhada ruhların sahip oldukları her hangi bir varlıkları bulunmamaktadır. İnsan idraki dışında kalan ve görünmeyen bu ilk safha hakkında verilen bilgileri değişik bir tarzda kısaca ve basitçe ifade etmeye çalışalım. Eğer ruhlar, ihtiyaçlarını taşıyan tesirleriyle bu kainata ait amorf madde parçalarına bağlanabilirlerse, bu kainatı yöneten ünite de bu ihtiyaçları karşılayan tesirleriyle aynı madde parçalarına bağlanmaktadır. Fakat her ruh amorf madde parçalarına aynı anda bağlanamamaktadır. Ruhların bağlandıkları veya bağlanmaya çalıştıkları bu madde parçalarının milimetrenin milyonda biri kadar küçük olduğunu ve görünmediklerini göz önünde tutmak gerekir.
Devamını oku...
Dünyaya verilen son bilgilerde, kainat maddelerinin nasıl meydana getirildiği ve bu maddelerin nasıl topluluk oluşturdukları ayrıntılarıyla anlatılmıştır. Bu bilgiler topluca bir senteze tabi tutuldukları takdirde, kainatta var olan her şeyin ve dolayısıyla kainatın olduğu gibi bir topluluktan ibaret olduğu ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte, kainatta bulunmayan ruhun sonsuz tekamül ihtiyaçlarından sadece bir tanesinin bu toplulukla tamamlandığı da ifade edilmiştir. Ruhun tekamül ihtiyacıyla paralel olarak gelişen madde topluluklarının genel durumu hakkında kısaca bir değerlendirme yapalım. Kainatta var olan her şey bir topluluk oluşturmaktadır. Fakat ruhlar, kainata ilk defa geldikleri zaman meydana getirilmiş her hangi bir topluluğa hemen bağlanmamaktadırlar. Sadece varlığı teorik olarak kabul edilen amorf madde topluluğunun çok küçük bir parçasına, kendilerinden direkt olarak yansıtılan tesirlerle ve gösterdikleri büyük bir gayretle ancak bağlanabilmektedirler.
Devamını oku...
Bir insan şuurunun, öz varlığın insan beyninin manyetik alan sentezine direkt bağlantısından yansıyan bir kısım manyetik alanı olduğu ve bir insan idrakinin de, öz varlığın kendi idrakinden ayrı beyin merkezinde meydana gelen molekül hareketleri olduğu bilgisi eğer hatırlanacak olursa, açık bir şuur ve geniş idrakli bir hayatın ancak dünya hayatından sonraki hayatlardan devam edebileceği kolayca anlaşılacaktır. Dünya hayatından sonra insanların öz varlıkları yarı süptil bir alem olan sevgi aleminde yaşamaya devam etmektedirler. Fakat, bu sevgi alemi öz varlıklar için bir son durak değildir. Çünkü bu alem kabul ettiği her varlığı bir süre sonra kendi üzerinde bulunan vazife planlarına yolcu etmektedir. Hiçbir varlık sevgi aleminde sonsuza dek kalamamaktadır.
Devamını oku...
Dünyadaki insanlık hayatının, her büyük dünya devresinin sonunda özellikle sağ bırakılan insanlar sayesinde yeniden başladığı dünyaya verilen son bilgilerde açık olarak ifade edilmiştir. Dünya dillerinin nasıl ve ne zaman ortaya çıktığını bu son verilen bilgilere göre kısaca ve basitçe izah etmeye çalışalım. Her büyük dünya devresinin sonunda mevcut kıtalar çökerek okyanus tabanından yeni kıtalar ortaya çıkmaktadır. Fakat, bu mevcut kıtalar çökerken tamamen sular altında kalmayıp yüksek dağların tepeleri okyanus üzerinde bir ada şeklinde ortada kalmaktadır. İnsan neslinin devamı için özellikle hayatta kalması gereken insanlar da bu adalara sığınarak canlarını kurtarmaktadırlar. Kısaca her devre sonunda yeni ortaya çıkan büyük kıtalarda insan bulunmamakta ve dünyanın manyetik alanı da tersine dönmüş olmaktadır.
Devamını oku...
Dünyaya verilen son bilgilere göre, dünya hayatı ve dünya hayatında meydana getirilen olayların tümü, ruhların tekamül ihtiyaçlarını karşılayacak olan öz varlıkların öz bilgilerini sağlamak ve onları bu büyük göreve hazırlamak içindir. Öz varlıkları vazife hayatlarına hazırlayan unsurlar onların öz bilgileri olmaktadır ve bu öz bilgiler de dünya olaylarıyla temin edilmektedir. Dolayısıyla, tüm dünyada meydana gelen olaylar insanların idrak edemedikleri büyük ve ilahi bir amaca yönelik olduğu için, vazifeli varlıkların kontrolü altında meydana getirilmekte ve herhangi bir tesadüf bulunmamaktadır.
Devamını oku...
|