 (13 Nisan 2011)
|
Dünyaya verilen son bilgilerde ruhların kainattaki tekamül akışları objektif ve subjektif olmak üzere iki safhaya ayrılmıştır. Fakat, subjektif safha içinde kalan tekamül akışları aktif ve pasif olmak üzere yine kendi içinde ikiye ayrılmaktadır. Subjektif safhaya dahil olan aktif ve pasif safhalar dahil, objektif ve subjektif tekamül safhalarının sınırlarının nereden başlayıp nerede bittiği hakkında verilen bilgileri basitçe izah etmeye çalışalım. Fakat önce, subjektif safha içinde kalan ve sembolik olarak anlatılan aktif ve pasif tekamül safhalarından kısaca bahsedelim. Yalnız, burada bahsettiğimiz aktif tekamül safhaları insanlık safhasından sonra başlayan tekamül safhaları değildir.
Devamını oku...
Tekamülün ilk safhalarında bulunan varlıklar dahil, bu varlıkların bağlı oldukları bedenleriyle nasıl gelişmeler kaydedip ilerlediklerini izlemek, bu varlıklara bağlı ruhların o anki tekamül akışlarını izlemek demek olmaktadır. İnsanlık safhasına kadar gelen bu tekamül akışı bir otomatizma içerisinde gerçekleşmektedir. Ruhların tekamül ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli hazırlıkları bir otomatizma içerisinde gerçekleştiren varlıkların, insanlık safhasındaki günümüz otomatizmalarından kısaca bahsedelim. Bu otomatizmalar hakkındaki bilgiler yine bir otomatizma içinde bulunan fakat aslını ve neden var olduklarını öğrenmek ihtiyacı içinde bulunan insanlara hitap etmektedir.
Devamını oku...
Dünyaya verilen son bilgilerin birinci bölümü eğer bir senteze tabi tutulacak olursa, irade hürriyetinin nasıl ve ne zaman doğduğu kendiliğinden bulunacaktır. İrade hürriyetinin nasıl ne zaman doğduğunu verilen son bilgilere göre basitçe izah etmeye çalışalım. Fakat önce, iradenin veya hürriyetin bulunmadığı pasif tekamül safhalarındaki durumlara dönelim. Kainatlar üzerinde bulunan ruhların tekamül ihtiyaçları, kainat maddelerinin temelini oluşturan amorf maddeler ortamına tesirler halinde yansıtılmıştır. Ruhlar, uzun bir süre sonra bu yansıtılan tesirleriyle küçük bir amorf madde parçasını yakalamıştır. Ayna zamanda, yakalanan bu madde parçasının ortasına üniteden de bir tesir inmektedir. Bu madde parçası, hem ruhtan hem de üniteden gönderilen iki ayrı tesir altında kalmış ve basit bir hidrojen atomu haline gelmiştir.
Devamını oku...
İcap kelimesi gereklilik anlamındadır fakat, dünyaya verilen son bilgilerde bu kelime kainatlar ve üstü durumların geneli için kullanıldığından dolayı bilinen bu basit anlamında çok daha derin manaları taşımaktadır. Bu son bilgi, bu gerekliliklerin, yani icapların bu kainatta baştan sona nasıl gerçekleştiğinin temellerini açıklamaktadır. Çok geniş anlamda kullanılan bu icabın kaynağı asli prensiptir. Bunu biraz açalım. Asli prensip, kainatlara ve kainatlar üzerinde bulunan ruhlara hakim ilahi bir prensiptir. Asli prensibin bu hakimiyeti bizzat kendisinden yayılan ilahi kudretle sağlanmaktadır. Fakat, kainatlar üzerinde yayılan ve her şeye hakim olan bu ilahi kudret, insanlar tarafından ne anlaşılabilecek nede onlara anlatılabilecek bir özellikte olacaktır. Onun için, kainatlar üstü durumlar hakkında verilmiş olan bilgilerle yetinmesini bilmek gerekir.
Devamını oku...
Dünyaya verilen son bilgilere göre, vazife planlarına adım atılırken varlıkların idrakleri birleşerek bir vahdet hali içine girmeye başlamaktadır. Varlıkların bir vahdet hali içerisinde iken nasıl vazife yaptıkları henüz insan idraklerinden uzak kalmaktadır.
Bu durum, sadece teknik olarak değil, içinde bulundukları realite için de geçerlidir. Dolayısı ile bir dünya insanından, bu varlıkların içinde bulundukları realitelerin veya katıldıkları vahdet mekanizmalarının teknik olarak idrak edilmesi beklenemez. Aynı şekilde yine bu insandan, maddelerin manyetik alanları kullanılarak büyük doğa olaylarının, dünyaların, galaksilerin nasıl kontrol edildiklerinin idrak edilmesi de beklenemez.
Devamını oku...
|