 (13 Nisan 2011)
|
Yetmiş bin yıl kadar önce dünyada iki büyük kıta vardı ve çökerek okyanuslar altında kaldı. Şimdiki dünyanın kıtaları ise bu çöküşten sonra ortaya çıkan kara parçalarıdır. Bu iki kıtanın çöküşünden kurtulan insanlar, dünyanın farklı kıtaları üzerine yayıldı. Hayat yeniden başlamıştı. Zor günler geçiren dünya insanları binlerce yıl birbirinden ayrı kaldı. Birbirinden ayrı kalan dünya insanları zamanla bulundukları yerde kendi köylerini, kasabalarını, şehirlerini, ve milletlerini kurdular, ve kendi medeniyetlerini geliştirdiler. Ve bu gün, dünyanın ulaşmış olduğu medeniyet insanlığın yetmiş bin yıl içinde kat etmiş olduğu yolları göstermektedir.
Devamını oku...
Gerçek ortada, o, tamamen sessiz. Gerçek ortada, o, gözle görünmez. Gerçek ortada, o, asla değişmez. Gerçek ortada, o, her yerde.
Gerçek ortada, o, sonsuz ellere ve kollara sahip. Gerçek ortada, o, her yeri sarmış. Gerçek ortada, o tüm zamanlarda. Gerçek ortada, o, hem yakın, hem uzaklarda.
Devamını oku...
Düaliteleri görmeye çalışmak, her şeyin denge halinde bulunan zıt kutuplarını, ve bu kutuplara gelen tesirlerin nasıl dengeleri bozduğunu, ve bozulan dengelerin tekrar kurulurken nasıl değerlerin yükseldiğini, veya düştüğünü görmeye çalışmaktır. Aslında, denge halinde bulunan farklı kutupların içeriğinin ne olduğunun bilinmesi, var olan her şeyin gerçek durumuyla ilgili çok yüksek sezgiler verir. Yüksek sezgilerin arkasından ise yüksek prensiplerle karşılaşmak ve onlara karışmak gelir.
Her insan varlığının er veya geç bir gün kainat prensipleriyle karşılaşıp onlara karışacak olması, gerçekte tüm varlıkların kaderinde vardır. Ayrıca her seviyedeki varlıkların mevcut tekamül süreçleri ve bir sonraki süreçlerinin neler olacağı daha yukarıdaki vazifeli varlıklar tarafından açıkça bilinmektedir.
Aslında kainat prensiplerinin ne olduklarıyla ilgili bilgileri hidrojen aleminin son aşamalarına gelmiş insanlığın kendi gayretleriyle bulup ortaya çıkarmaları gerekirdi. Bunu insanlık tam olarak tespit edip ortaya çıkartamamıştır.
Devamını oku...
Konu, birincisi dünya hayatının gerçeği hakkında, ikincisi bu gerçeğin nasıl bilindiği hakkında. Bunlar yeni konular değil fakat bazen insan bilgiye sahip olduğu halde göz önünde olup bitenleri göremeyebiliyor, böyle bir durumda ise kendisinde olup bitenleri hiç göremeyecektir. Hata yapmak veya yanılmak bilgi sahibi olmayanlar içindir ki bu da çok normal bir durumdur. Her şeyin temeli bilgiye dayanmaktadır, olumsuz olarak değerlendirilen her şey bilgisizlikten kaynaklanır fakat, bilgiye de ancak bilgiyle ulaşılır.
Şimdi, her bilgi bir tesir içermektedir fakat, hayatın gerçekleri hakkında bir bilgiye sahip olmak o bilginin tesirine de sahip olmak demek değildir. Bilgiye sahip olmak ve tesirlerini alıp sorumluluk duyabilmek ileri bir seviyedir. Fakat, ileri bir seviyeye geçebilmek için de geri seviyenin bilgilerinin yeniden idrak edilmesi gerekir. Eğer, bir bilgi insanı daha ileri bir seviyelere ulaştırmıyor ise o bilginin artık etkisiz olduğu veya miadını doldurmuş olduğu ortaya çıkar. Yeni bilgi ise miadını doldurmuş bir bilgiyi beslemez, her şeyin gelişmekte ve değişmekte olduğunu görüyorsunuz.
Devamını oku...
Verilen bilgiler ve prensipler gösteriyor ki, kainatlar üzerinde bulunan ruhlar ve onların da üzerinde bulunan asli prensip hiçbir zaman hiçbir kainatta bulunmamıştır. Ruhların tekamüllerinin, asli prensibin tesirleriyle kainat maddelerinin kullanılarak sağlandığını biliyorsunuz. Bu durumda kainatta asli prensipten gelen tesirlerin dışında bir şey bulunmayacak ve bu da doğal olarak insanın kavrama gücünün üzerinde kalacaktır.
Kainatta her hareketin, her oluşumun, arkasında tekamül etmekte olan ruhlar bulunmaktadır. Ruhlar, varlıklarını kullanarak diğer tüm bedenlerde olduğu gibi insan bedenlerine de tam olarak hakim durumdadırlar. Yani ruh, varlığı vasıtasıyla insan bedeninin tümünü elinin altında bulundurmaktadır, ona o kadar yakındır. Fakat gerçekte, ruhun da üzerinde bulunan asli prensip ise insana ruhundan çok daha yakın bulunmaktadır. Asli prensibin, insana nasıl ruhundan daha yakın bulunabileceğini basitçe izah edelim.
Devamını oku...
|