Özel notlar: 34 YANLIŞ YERDE VE YANLIŞ ZAMANDA BULUNMAK : İyi veya kötü yorumlanan ve bilinmeyen bir sebebin sonucu, uygun yer ve zamanda ortaya çıktığı zaman, eğer olumsuz olarak değerlendiriliyor ise, insan yanlış yerde ve yanlış zamanda bulunduğunu düşünecektir. Fakat olumlu olarak değerlendiriliyor ise bu defa da şanslı olduğunu, doğru yerde ve doğru zamanda bulunduğunu kabul edecektir. Her iki halde de, sebebin özelliğine göre, bir veya birden fazla sonucun meydana gelmesi ve bunlarla karşılaşılması uygun ortam ve şartların oluşmasına bağlıdır. Bilindiği gibi, sebep ve sonuç kainatta işleyen bir kanun olduğu için, bu kanunlara bağlı olarak meydana gelen olayların şansla, tesadüfle, rasgele bir karşılaşmayla alakası yoktur. Ayrıca herhangi bir yerde tesadüf gibi meydana gelen karşılaşmaların, sebebi bilinmeden ortaya çıkan olayların ve dünyaya doğmanın zamanı dahi, şans olmayıp dakik olarak ayarlanmaktadır. Özel notlar: 32 İNSAN VE ÖZ VARLIK İKİLEMİ :
Çünkü insanın içinde bulunduğu zaman ve mekan, insanın şuuru ve idraki, öz varlığının dahil olduğu zaman ve mekandan, şuur ve idrakinden farklıdır. Dolayısıyla bedende bulunan insanla öz varlığı arasında bir ikilem ortaya çıkmaktadır. Fakat, insan bedeninin var olabilmesi ve var oluşunu sürdürebilmesi öz varlığa bağlıdır. Bu durumda bedendeki insan ben kim oluyorum veya varlıkla aramdaki bağ nedir veya ne olmalıdır diye merak edecektir. Özel notlar: 31 KAÇ TANE RUH VAR ?
Özel notlar: 29 ÖZ VARLIK AÇISINDAN DÜNYA HAYATI:
Özel notlar: 28 DÜNYA DIŞI HAYATI BENİMSEMEK :
Dünya dışı hayatın benimsenmesi konusunda, dünya hayatının arka planında mevcut olan gerçeklerin, sezgisini veren bazı bilgilere kısaca bir göz atalım. Örnek olarak, siz bu yazıları böyle kolaylıkla okumadan önce, nasıl okunacağının eğitimini alırsınız. Bir daha da asla unutmaz ve bundan faydalanırsınız. Dünya dışından verilen bilgilerin de bir alfabesi, bir lisanı vardır. Bunlarla verilmek ve öğretilmek istenen bir maksat da vardır. Bu maksat bir kez anlaşıldığı zaman, okumayı öğrenmiş olmak gibi bir daha asla unutulmaz. Bu konu hakkında bazı sezgiler veren bilgileri basitçe ifade etmeye çalışalım. Diğer Makaleler... |
Bu site özeldir ve ticari amaç taşımaz.

Eğer bir insan ruhsal temel bilgilere sahipse, olayların neden var olduğunu ve insanların bu olaylarla neden karşılaşıp yaşamak zorunda kaldıkları hakkında bir fikre de sahip olacaktır. Yaşadığımız olayları, geniş bir açıyla değerlendirme alışkanlığını kazanmamız gerekiyor. Bu alışkanlık ancak bilgiyle ve bilginin uygulamasıyla kazanılabilir.
Her insan bir öz varlığının olduğunu bilir ve kendisini ondan ayrı görür. Fakat insan her ne kadar kendisini öz varlığından ayrı görse de öz varlığını kendisinden ayıran sınırların bilgisine sahip değildir. Fakat insanın öz varlığını ayrı görmesinin haklı sebepleri de vardır.
Bu ilginç sorunun cevabı büyük bir gerçeği içerdiği için büyük bir değere sahiptir. Önce, ruhların kainatlarda bulunmadığını, rakamların veya miktarların kainat içinde işleyen prensiplere bağlı mekanizmalara ait olduklarını hatırlamak gerekir. Fakat, kainata giren ruhlar hakkında bir şeyler söylenebilir.
Varlık dediğimiz zaman, dünyada görünen insan bedenini arka plandan kontrol eden, ve o varlığı o bedene kaymış bir kısım şuuruyla birlikte bir bütün olarak düşünmek gerekir. Bir varlığın dünyada bedeni olsa da olmasa da tek parçadır. Dolayısıyla insan kendi varlığının bir kısım şuuruna sahipken öz varlığının dünya hayatını gördüğü gibi aynen göremez. Varlığın dünya hayatını nasıl gördüğünü varlık hakkında verilen bilgileri kavradıktan sonra sezmek mümkündür. Bu sezgiyi verecek olan bazı bilgileri basitçe ifade etmeye çalışalım.