 (13 Nisan 2011)
|
ALLAH DUYGUSU
Daha önce Mutlak hakkında konuşurken, Üstat’tan naklen bazı tebliğler yazmıştım. Üstad’ın bu sözlerinin diğer varlıklar tarafından verilen devamı üzerinde durmazsak, bazı kimselerin bunlardan yanlış fikirler çıkarmaları tehlikesiyle karşılaşabiliriz.
Mesela, bu düşüncelere göre, hiçbir duygu ve mana içinde Allah’a yaklaşmanın mümkün olmayacağı ve ilahi kavramlardan insanların uzaklaşmaları icap edeceği kanaatinde olduğumuzu zannedenler bulunabilir.
Aslında Üstad’ın “Mutlak’tan bahsetmeyiniz. O’nun yakınına varmak manasında, O’na yaklaşmak mümkün değildir.” sözleri hakikati özlü bir şekilde ifade etmiş olmakla beraber, bu alandaki yüksek ve derin fikrin manasını, herkesin anlayabileceği tarzda biraz daha açıklamak mecburiyeti ortaya çıkmaktadır.
Devamını oku...
Uzaklardan bir bulut gelip yukarıda durdu. İnce ince çilselemeye başladığı zaman kimse ne olacağını bilmiyordu. Herkes kendi işine kendi gücünde yaşayıp gidiyordu. Bir zaman sonra, yağmur hızını arttırmıştı. İnsanlar şaşırdılar ve bir araya geldiler. Onlar orada, bunlar burada, toplandılar ve kendilerine yuvalar yaptılar kamıştan, kerpiçten.
Yağmur devam ediyordu, oturup beklediler. Dinecek gibi değildi. Sonra, aralarında anlaştılar. Her ne olursa olsun yağmur altında çalışacaklardı. Ve öyle yaptılar. Günler aylar geçti, birbirlerinden hiç ayrılmadılar. Artık, alışmışlardı ve yağmur devam ediyordu. Hava biraz daha karardı ve evlerde yeni doğan bebeklerin sesleri ..
Devamını oku...
İntihar, Hayatın zorluklarına veya sorunlarına karşı koyamayıp çeşitli yollarla hayata bir son vermektir. İnsan hayatı kesinlikle programlıdır. Bu programı siz yapıyorsunuz. “Hayat benim, problemler benim, bu hayata istediğim gibi bir son verme hakkına sahibim” diye düşünüyorsanız çok büyük bir yanılgı içerisindesiniz demektir. Hiçbir kimse altından kalkamayacağı, üstesinden gelemeyeceği sorunları hayat planına dahil etmez.Bu problemlerin size ağır gelmesinin sebebi hayat planınızı hazırladıktan sonra dünyaya, bu planı unutarak doğmuş olmanızdan kaynaklanmaktadır.
Metapsişik araştırmalar bir insanın kendi eliyle “hayatına bir son vermeyi” de inceler. Bu araştırmaların sonunda problemlerin sona ermediği gibi çok acı tabloların ortaya çıktığı görülmüştür. Tek bir hayat programını uygulamak için dünyaya enkarne olan ruhsal varlığın kontrol ettiği az şuurlu bir bedenin bağlı iradesi tarafından hayatına son vermesi bu enkarnasyon için hazırlanmış olan tüm planın iptaline sebep olur. Bilgisayar programlarındaki “uninstall” komutu buna benzer ve program görevini bitirmeden biraz zorlanınca kendi kendisini “uninstall” yapması anlamına gelir.
Devamını oku...
3- KENDİLERİNİN BİZZAT ALLAH OLDUĞUNA VEYA GÜNÜN BİRİNDE ALLAH'LA TEK VÜCUT OLACAKLARINA İNANLAR
İnsanlar kendilerini tanımaya ve ruhlarını duymaya ilk başladıkları zaman, büyük dostumuz Kadri’nin yukarıdaki tebliğinde açıkladığı gibi, öz varlıklarından fışkırdığını hissettikleri ruhsal kudretlerin tesiri altında kalarak, onların kuvvetli çekimine tutulmuşlardır. Ve bunun sonucu olarak da ya kendi öz varlıklarını evrenin en büyük kudreti sanmışlar ve kendilerine Allah demişler veya içlerindeki bu kudretin büyüklüğünü hissederek, onun Allah’la bir ilişkisi olabileceğini düşünmüşler ve günün birinde Allah’la tek vücut olacaklarını, yani kendi varlıklarını Allah’ın varlığında kaybederek, -haşa- Allahlık mertebesine çıkabileceklerini veya çıktıklarını sanmışlardır.
Devamını oku...
Öyle görünüyor çünkü hazineye taş atılmaz, meyveler için atılır. Ağaç da bir taş yemeyle herhalde kurumaz, üstelik 7000 yaşlarında olduğunu düşünürseniz pek etkilenmez. Maksatlı bir benzetmeyle, dikkate alınmayan bir meseleyi anlatmak istiyorum. Bir ağacın bekçisi var iken, hangi aklı başında bir insan o ağaca taş atabilir? Öyle ki, meyvelerine değil, ağaca da taş atanlar var, ve hatta ağacı sahiplenmeye kalkanlar bile vardır. Pratik olarak herkes buna haddini bilmezlik der. Bekçinin işi, ağacı korumak ve taş atanları saf dışı bırakmaktır..
Meyveleri için tamam da insan ağaca niye taş atar. Hadi, bekçi taş atanların hakkını verdi diyelim. Her şey ortada, dönüp tekrar taş atmak veya attırmakla ne demek isteniyor?
Devamını oku...
|