(05) RUHU İNSANLIKTA VE İNSAN BEDENLERİNDE GÖREBİLMEK :

 http://www.dunyaana.com/images/aaaaaaaaturk.white.jpgVarlıklar, dünyadaki bitki ve hayvan bedenlerinden başka insan bedenlerini de aynı amaç için kullanmaktadırlar. Şimdiye kadar anlatılan bitkiler ve hayvanlar alemine ait bedenleri varlıklar kullanırken, o varlıkların ve o varlıklara hakim olan ruhların, bedenlerin içine girmedikleri ortaya çıkmaktadır. Bu durum insan bedenleri içinde geçerlidir.
          Yani ruh, öz varlığın bedeni içine girmeden ona nasıl hakim olmakta ise, varlık da insan bedeninin içine girmeden ona hakim olmaktadır. Ruhun içgüdüleri varlığa nasıl yansıyor ise, varlıktaki içgüdüler de dünyadaki bedenine yansımaktadır. Fakat varlıktaki bu içgüdüyü dünya bedeni ancak gelişmişliği oranında yansıtabilmektedir.
          Tecrübeli bir varlığın gelişmemiş bir bedene bağlanması ona bir fayda sağlayamaz, çünkü bedenin imkanları varlıktaki içgüdüleri ifade edemez. İçgüdüler ifade edilmeyince ona bağlı mekanizmalar çalışmaz ve varlığı geliştiremez. Yani insan bedenlerini kullanan varlıklar hayvan bedenlerini kullanmazlar.
          Tecrübesiz bir varlığın gelişmiş bir bedene bağlanması da ona bir fayda sağlamaz. Çünkü karmaşık bir bedeni kontrol etmekte varlık yetersiz kalır, ve kendini geliştirme imkanları yine ortadan kalkar. Yani hayvan bedenlerini kullanan varlıklar insan bedenlerini kullanamazlar.
          Bu durumda varlıklar, kazanmış oldukları tecrübeleri oranında hakim olup kontrol edebilecekleri bedenlere bağlanırlar, ve o bedenler de hareket imkanlarına göre varlıktaki içgüdüleri yansıtırlar. Bu konuya biraz gerilerden başlayarak devam edelim.

Devamını oku...

(04) RUHU BÖCEK VE HAYVANLARDA GÖREBİLMEK :

  http://www.dunyaana.com/images/aaaaaaaaturk.white.jpg      Dünyadaki bitki bedenlerine bağlı olan varlıklar olduğu gibi, bunların yanında böcek ve hayvan bedenlerine bağlı olan varlıklar ve bu varlıklara hakim olan ruhlar bulunmaktadır. Bitkiler alemi sayesinde gelişmiş hücreler ve bu hücrelerden kurulmuş bedenler, başka bir zaman ve mekandaki varlığın içgüdüsel davranışlarını bu dünyanın zaman ve mekanında daha iyi ve çabuk ifade etmeye başlamaktadır.
          Bitkiler aleminde bir bitki bedeni, hücrelerinin manyetik alanlarından nasıl kontrol ediliyorsa, hayvanlar aleminde de hayvan bedenleri hücrelerinin manyetik alanlarından öylece kontrol edilmektedir. Şimdi, bu konuya biraz gerilerden başlayarak devam edelim.
          Ruh, tekamülünü kainattaki varlığını kullanarak sağlamaktadır. Varlığın maddesi o kadar incedir ki ruhta uyanmış içgüdüleri kusursuz olarak yansıtmaktadır. Ruhtaki içgüdüler kainat üstünde kalan bir durumdur ve ruhun ihtiyaçları gibi onun da niteliği bilinmemektedir.
          Varlığın bitki bedeninden insan bedenine kadar sonsuz çeşitlilikte bedenler kullanması esas yapacağı işlerin hazırlığından ibarettir. Esas yapacağı işler için sonsuzluk kadar görünen bu hazırlık süresi, bir insanın dünya hayatında ilk defa gittiği bir ana okulunun süresi kadar süreden çok daha kısadır. Bu kısa hazırlıkta varlığın kullandığı beden şekillerinin sonuncusu insan bedenidir. Ancak bu hazırlıklar bittikten sonra kazanılan tecrübelerle varlık esas işine başlamaktadır.
          Şimdi, ruhun varlığını ve varlığın da maddelere hakim olup kullanması bir takım prensip ve mekanizmalarla gerçekleşmektedir. Maddeler, ilk oluşumlarından itibaren bir düaliteye sahiptir. Düalite, bir prensiptir ve tüm madde topluluklarının her bir zerresine kadar denge halinde bulunmaktadır.

Devamını oku...

(03) RUHU ÇİÇEK VE AĞAÇLARDA GÖREBİLMEK :

http://www.dunyaana.com/images/aaaaaaaaturk.white.jpgDünyada çiçek veya ağaçları bir beden olarak kullanan varlıklar ve bu varlıklara hakim olan ruhlar vardır. Bitki safhasından evvel, geliştirilmekte olan bir atomun hareketlerine pasif olarak bağlı olan bir ruh, o atomdan kurtarılıp bir varlık sahibi olduğu zaman, onun pasif tekamül süreci sona ermekte ve aktif bir tekamül süreci başlamaktadır.
          Bir ruh, pasif tekamül sürecini tamamladıktan sonra, bu süreç içerisinde iken kendisinde uyandırılan iç güdüsüyle, yeni tahsis edilen varlığına hakim olmakta ve onu aktif olarak kullanmaya başlamaktadır. Ruha yardımcı olmak için, bu varlığa artık diğer varlıklardan tesirler de gelmeye başlamaktadır. Ruh kainatta hedefine ulaşana kadar, artık onun hakim olduğu varlık hiçbir zaman, hiçbir yerde yardımsız ve başı boş bırakılmamaktadır. Yardımcı varlıkların ilk defa gelmeye başlayan tesirlerinin yanı sıra, ünitenin atomu geliştirmekte olan tesirleri de arka planda atomlara gelmeye devam etmektedir.
          Ruh bir varlığa hakim olduğu zaman, pasif tekamül safhasında iken uyanmış olan içgüdülerini de o varlığa yansıtmaktadır. Dağa doğrusu, ruhu atomdan koparıp varlığa bağlayan tesirler, ruhta uyanan içgüdüleri de varlığa bağlamaktadır. Bu durumda, kainat üstünde bulunan bir ruhun kabiliyeti ilk defa bu noktada, kainat maddeleri içinde ortaya çıkıp kendini göstermiş olmaktadır.

Devamını oku...

(02) RUHU TAŞ VE TOPRAKTA GÖREBİLMEK :

http://www.dunyaana.com/images/aaaaaaaaturk.white.jpgÇevremizde gördüğümüz bir çiçek, bir ağaç, bir böcek, bir hayvan, bir insan, her şey birer beden olmaktadır. Taş ve toprak da daha farklı manalarda yine bedenlerdir ve bunlara kullandığımız eşyalar da dahildir.  
          Maddelerin oluşum mekanizması, dünyaya verilen en önemli temel bilgi ve prensiplerden birisidir. Taş ve toprakta ruhu görebilmek konusu bu bilgi ve prensiplerin bilinmesiyle daha iyi anlaşılacaktır. Burada, ruhu görmek kavramı objektif değil sübjektif manada kullanılmıştır.
          Dağların ve taşların ruhları konusunda genel bir iç görüye sahip olabilmek için, bu önemli bilgi ve prensipleri basitçe izah edelim. Bu prensiplere bağlı mekanizmaların çalışması, var olduğu teorik olarak kabul edilen amorf maddelerde mikro seviyelerden başlayıp gelişerek büyüdüğü için, zihin gözüyle görüp anlamaya çalışmak gerekir.
         Ayrıca bu bilgiler, ruhların ve kainatların üzerinde bulunan yüksek prensiplerin, yani ilahi olarak anılan ve adlandırılan asli prensibin sadece kudretiyle ruhlara ve kainatlara nasıl hakim olup, kontrolü altında bulundurduğunun sezgilerini de kazandıracaktır. Bununla birlikte kainat maddeleriyle, kainat üstü durumların kıyasının veya idrakinin mümkün olmadığını da unutmamak gerekir.

Devamını oku...

(01) SON REALİTEYE GİRİŞ :

          http://www.dunyaana.com/images/aaaaaaaaturk.white.jpgSon verilen bilgiler yavaş da olsa insan hayatına girmiş bulunmaktadır. Özellikle, daha önce ruhsal alemlerden dünyaya verilen eski bilgilerin realitesine sahip olanlar, bu son realitenin bilgilerini daha hızlı kavramış ve yüksek sezgilere ulaşmışlardır.
          Realite değiştirmenin kolay olmadığı görülmekte ve yaşanmaktadır. Mevcut realitelerinde yaşamakta olanlar ihtiyaç duydukları sürece yüksek realite bilgilerine sahip olsalar dahi eski realitelerini terk etmeleri ve yeni bilgilerin realitesinde yaşamaları için bir zamana ihtiyaç duyacaklardır. Realiteler ve ihtiyaçlar eşit derecelerde olmadığı için büyük bir realitenin hemen kabul edilmesi ve benimsenmesi beklenemez. Bir alışma ve uyum sağlama süreci gerekir ki bunun da bir kanun olduğu bilinmektedir.
          Bir ağacın tüm çiçekleri aynı anda açmaz. Son realiteyi dünya hayatlarında yaşamaya başlamış olanların sayısının, bilgilerin yeni ve yüksek oluşundan dolayı ilk açan çiçekler gibi az olması doğal olacaktır. Realite değiştirmenin kolay olmadığını söylemiştik, hiç kimse mevcut realitesinde ebediyen kalamaz.
          Bir insan, mevcut realitesinde bir doygunluğa ulaşmamış ise, bir tatminsizlik duymuyor veya vicdanen bir ağırlık yada bir yük hissetmiyor ise, bu onun mevcut realitesine hala ihtiyacı olduğunu gösterecektir. Her ruhun hayat tatbikatı kutsaldır ve tekamülüyle orantılıdır. Gelişmişliğin rölatif olduğunu ve derecelerini hayatın her alanında görebilmek gerekir.

Devamını oku...

Bu site özeldir ve ticari amaç taşımaz.

Copyright © Dünya Ana