KISA NOTLAR : ( üçüncü bölüme ait notlar )

http://www.dunyaana.com/images/aaaaaaaaturk.white.jpg        Dünyanın fiziki olarak nasıl değişeceği konularına girmeden evvel, daha önceki devirlerde dünya nasıl değişmiş ve hayat nasıl devam etmiş, önceki değişimlerden kısaca bahsedelim. Bu bilgilerle birlikte birinci ve ikinci bölümlerdeki maddenin, dünyanın, kainatın, sadece ruhların tekamül ihtiyaçlarını karşılamak için var olduğu bilgileri iyice anlaşılmamış ise, bu bölümde anlatılan dünyanın fiziki değişimiyle ilgili bilgiler insanın huzurunu bozup rahatsız edebilir. Elbette rahatsızlıkların tek çaresi de bu konularda verilen bilgilerin sezgilerini kazanmak olacaktır.

       Verilen son bilgiye göre yetmiş bin yıl kadar önce dünyada iki büyük kıta vardı. O zamanlarda dünyanın görünüşü bugünkü dünyadan tamamen farklıydı. O kıtalardan birisi şimdiki pasifik okyanusunun bulunduğu yeri dolduruyordu ve buna Mu kıtası denmişti. Diğeri de şimdiki Atlantik okyanusunun bulunduğu yerdeydi ve buna da Atlantis kıtası denmişti. Bu kıtalarla birlikte bu günkü Himalaya dağlarının bulunduğu yerlerde, ta o zamanlarda küçük büyük bir takım kara parçaları da bulunuyordu.

Devamını oku...

KISA NOTLAR : ( ikinci bölüme ait notlar )

           http://www.dunyaana.com/images/aaaaaaaaturk.white.jpgVicdanın ne olduğundan başlayarak ikinci bölüm notlarına devam edelim. Her şeyden önce insanın içinde veya dışında gizli saklı bir şeyin kalmayacağını er veya geç bir şekilde ortaya çıkacağının bilinmesi gerekir. Dünyada bedenleri olan varlıkların gerçek vazifeleri, kendilerine bağlı olan ruhların tekamül ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu ihtiyaçlar, alemlerin yükselen basamaklarında belli bir safhadan sonra karşılanmaya başlanmaktadır. Ondan evvelki bütün safhalar varlıkların gerçek vazifelerine başlamaları için birer hazırlık niteliği taşımaktadır. Bu, vazifeye hazırlık safhalarının en sonuncusu da insanlık alemidir.
        Tüm varlıklar, bu vazifeye hazırlık safhalarını tekamül mekanizmalarını kullanarak bitirmektedirler. Tekamül mekanizması ise düalite prensibi ve değer farklanması mekanizmasını kullanarak faaliyet gösterebilmektedir. Varlığı, bu hazırlık safhalarında vazifeye hazırlayan tekamül mekanizması, bir birim düaliteye sahiptir yani zıt kutupları vardır. Bu safhalar bitkiler aleminden başlamaktadır.
        Varlık bir bitki bedenini ilk defa yönetirken, o bitkinin kök salması veya topraktan su çekmesi onun bir hareketi olmaktadır. Tekamülünü içgüdüsel atılımlarla otomatik olarak sağlamaya çalışan varlık, ne kadar yavaş görünürse görünsün orada meydana gelen hareketleri düalite prensibi ve değer farklanması mekanizmasını kullanarak meydana getirmektedir.

Devamını oku...

KISA NOTLAR: ( birinci bölüme ait notlar )

http://www.dunyaana.com/images/aaaaaaaaturk.%20blue.jpgNormal kültür seviyesindeki bir insan, maddenin tarifiyle başlayan son bilginin kısa notlarını dikkatle incelediği takdirde, ihtiyacı olabilecek bilgi ve idrakin de ön sezgilerini kazanacaktır. Mesela, dünyaya verilen bilgiler maddenin ne olduğunu tarif etmekle başlıyor. Dikkatli bir insan, kendisinin de bir madde olduğunu bilir ve bu tarife kendisinin de dahil olduğunu hesaba katarak düşünür. Sonunda da, onun bu dikkati, onu hayatın amacı olan gerçeklerin sezgisine ulaştırır. Kaynağı dünyaya ait olmayan bilgilere yabancı kalanların, bu yabancılığı mesafesinde yürüyeceği yollar olacaktır. Bu yolların kat edilmesi, o insanların özgür irade ve idraklerine bırakılmıştır.

Devamını oku...

40 - AHENK ;

http://www.dunyaana.com/images/aaaaaaaaturk.white.jpg‘Madde ile sen, her şeyle hiç olan ve her şeyin ahengine uyabilen sen, o ahenkten olacağın anı özle.’ Bu basit görünen cümlenin manası, kainat ahenginin sezgisini vermektedir. Bu konuda birkaç şey söylememe izin verin.
Her şeyiyle bir bütünlük arz ettiği için kainatın kendisi olduğu gibi bir ahenktir, dolayısıyla kainat içinde bulunan hiçbir şey bu uyum ve ahengin dışında kalamaz. Bu ahenge nokta bile olmayan dünya gezegeni de dahildir.

Devamını oku...

39 - IRKLAR NASIL ORTAYA ÇIKTI ?.

http://www.dunyaana.com/images/aaaaaaaaturk.white.jpgIrkların ortaya çıkışı, dünyanın ilk zamanlarına doğru daha insanların köy kasaba kurmaya akıl erdiremedikleri zamanlara kadar uzanır. O zamanın insanlarının  yemek, içmek, barınmak, çoğalmak, gibi zorunlu ihtiyaçların dışında fazla bir şeye ihtiyaçları yoktu. Herkes kendisi için veya ailesi için yaşıyordu, onun için bir toplum hayatı da yoktu. O zamanlarda yaşayan insanların vicdan dengeleri de çok aşağılardaydı. Nefsaniyet sahası içindeydi ve idraksizceydi. İdrakler daha çok otomatik sezgi seviyesindeydi. İnsanlık alemine geçmeden önceki hayatların alışkanlıklarına daha yakındı. Fakat kazanılan bu alışkanlıkla, yani idrakleriyle bedenlerine müdahale edip de kendilerini geliştiremiyorlardı. Eğer bir müdahale yapılmazsa bu insanların idrakleri de, nefsaniyet içinde kalmış vicdanları da hep bu seviyelerde kalacak, ve bir gelişme gösteremeyecekti.

Devamını oku...

Bu site özeldir ve ticari amaç taşımaz.

Copyright © Dünya Ana