 (13 Nisan 2011)
|
Kişisel plan, Bir varlığın toplumsal plana katılmak için dünyadaki bir insan bedeni adına yapmış olduğu bir plandır. Varlık bu planı yaparken daha öncesinden kazanmış olduğu bir gelişmişlik seviyesi vardır, ve her plan bir önceki seviyenin devamını getirecek şekilde yapılır. Varlık bir plan yaparken bunu yardımcılarıyla birlikte yapar, onun bu plan yapımına idrakinin genişliği oranında katıldığını biliyorsunuz. Kişisel planlar diğer varlıkların yapmış olduğu planlar göz önüne alınarak yapılır ve ona göre ayarlanır. Onlardan bağımsız yapılan bir plan işlemez, çünkü beden yalnız kalacağı için işe yaramaz. Toplumsal planla, yani diğer varlıklarla işbirliği yapılması şarttır.
Devamını oku...
Maşeri plan, en derin anlamıyla, ilahi planın ifadesi olan kainatın kendisidir. İnsan kendi seviyesi üzerinde bulunan toplumsal planların varlığını idrak edemez. Çünki onlar insanlık seviyesinin çok üzerinde ve organizasyon sistemleri içinde üniteye kadar çıkan vazife planlarıdır. İnsan kendi seviyesinin altında bulunan çok ilkel toplumsal planları da idrak edemez. Önce bu toplumsal planlardan göz önünde bulunanların meydana getirdiği topluluğu farketmek gerekir. Bunun için geçmişe dönüp otomatik işleyen birkaç mekanizmayı hatırlatalım.
Devamını oku...
Rüyadan önce uykunun nasıl meydana geldiğini kısaca hatırlatalım. İnsan uyanıkken şuurüstünden gelen tesirler şuurdışına, oradan da beynin şuurmerkezine gelirler. Şuurmerkezi beynin yönetici merkezlerini, onlar da bedende bulunan birçok küçük merkezleri yönetirler. İnsan uyanıkken bütün merkezler çalışır durumdadır. Günün sonunda insan dinlenmeye çekildiğinde ise, beyin merkezleri ve şuurmerkezi faaliyetlerini şuurdışına doğru çevirir. Bu çevirme anında da insanın uykusu gelir, merkezler dış dünyadan içe dönmüştür. İnsan uyurken, şuurmerkezine herhangi bir yerden bir tesir gelecek olursa bu tesir, şuurmerkezinde bulunan idrak moleküllerini harekete geçirebilir.
Devamını oku...
İnsan bedenini şuurmerkezi yönetir. Özvarlık ise şuurmerkezine şuurdışı kanalıyla hakimdir. İnsan uyanıkken şuurmerkezi, şuurötesiyle ve beyin merkezleriyle sürekli irtibattadır. Bedene hakimiyet şuurötesinden gelen tesirlerle sağlanır. Günün sonunda, beyin merkezleri ve şuurmerkezi, faaliyetlerini şuurdışına doğru çevirmeye başladıklarında insanın uykusu gelir. Bu merkezler şuurdışına tam olarak çevrildiğinde ise insan uyumuş olur. Merkezlerin bütün faaliyetleri şuurdışıyla alışveriş yapmaya başlar. Buna, merkezlerin kendi içine dönmesi denir. Bu durumda, bu merkezler şuurötesine karşı aktif, dış dünyaya karşı pasif durumda olurlar.
Devamını oku...
Obsesyon mekanizması yüksek varlıkların uygun görüp izin vermesiyle çalışan bir mekanizmadır, bu izin olmadan çalışamaz. Oldukça geri ve basit bir varlık, tesirlerini bir insanın özvarlığının şuurüstü sahasına gönder- meye başlar. Bu tesirler kaba tesirlerdir, azaltılması için şuur sahalarından geçmesine gerek yoktur, zaten bu kabalığı ve geriliği yüzünden aşağılardadır. Bu tesirler doğrudan doğruya şuurüstü sahasına gider, oradan şuurdışına, oradan da şuur merkezine inerek insanın şuuruna hakim olur. Bu geri varlık, şuur merkezinde bulunan idrak moleküllerini de harekete geçirmez. Bu mekanizma yavaş çalışır ve varlığın hakimiyeti de yavaş yavaş genişler. Bu geri varlık, şuur merkezine tam olarak hakim olduktan sonra bu hakimiyetini genişletir ve şuurüstüne de ha- kim olmaya başlar. Şuurüstü dışarıya açık bir kapıdır. Oraya hakim olunca oraya gelen tesirleri de engeller ve oraya kendisi yerleşir. İnsana öz varlığından gelen tesirler yavaş yavaş kesilirken basit varlıktan gelen tesirler artmaya başlar. Şuurun, şuurüstüyle önceki bağı azalınca şuuraltına doğru döner.
Devamını oku...
|