 (13 Nisan 2011)
|
Kıyas bilgisi, idrakin illiyet prensibine uyması yoludur. Bunu açalım. İnsanlardaki idrakler farklı farklı olduğu için kıyas bilgileri de farklı olacaktır. İnsanların dünya hayatında farkında olmadan yaşadıkları kıyas etme şekillerine dikkatlerini çekmek ve fark etmelerini sağlamak, idraklerin genişlemesinde yardımcı olacaktır. Olayların sebeplerinin sonuçlara bağlandığı noktalar illiyet prensibinin kanunlarıdır. İlli, nedensel, illiyet, nedensellik. Kainatta bütün irtibatların kuruluş ve dağılışlarına ait mekanizmalar illiyet prensibine göre işler. Her olay bir üsttekinin sonucu ve bir alttakinin sebebidir, ya da bir öncekinin sonucu veya bir sonrakinin sebebidir. İdrakler, kainattaki illiyet prensibine uyum sağlayabildikleri oranda gelişirler. Uyum sağlayamadıkları oranda da basit durumlarda kalırlar. İlliyet prensibi ile kıyas bilgisi olaylar yoluyla fonksiyon yaparlar. Olaylar olmayınca illiyet prensibi incelenmez, kıyas bilgisi de meydana gelmez, İdrak de gelişmez. Olaylar, bir çok mekanizmayı işleten anahtardır, fakat bu mekanizmalar da, olayları meydana getirir ve işletir. Olaylar daima sebep sonuç kanunlarına göre meydana gelir veya getirilir.
Devamını oku...
Dünyaya ait bilgilerin nasıl meydana geldiğini kısaca hatırlatalım. Her insan dünyaya tekamül etmek maksadıyla gelir. Tekamül ise bilgilerle sağlanır, bilgileri ise olaylar meydana getirir. Olaylar ise sebep sonuç kanunları dahilinde meydana gelir. Bilgilerin oluşmasını sağlayan olaylar, varlıkların ihtiyaçlarına göre yardımcı varlıklar tarafından düzenlenir ve insanların karşılarına çıkartılır, veya bir insana gönderdikleri tesirlerle bir olayın meydana gelmesi sağlanır. İnsanlara bilgileri hazırlayan olayların meydana getirilip düzenlenmesi bir sürü kişileri ve sonuçta toplumu ilgilendirir. Onun için bu olayları düzenleyen kanunlar yüksek vazifeli varlıkların himayesinde meydana gelir. İnsan ise, bu olayların içinde doğrudan veya dolaylı yollardan yaşar, ve prensiplere bağlı mekanizmalarla idrakini geliştirmeye çalışır. İdrak ise iki yoldan gelişir. Dolaylı veya dolaysız yollardan, yani direkt veya endirekt yollardan. İdrakin direkt olarak gelişimi insanın kendisiyle ilgili olayları inceleyerek ilerlemesidir. Endirekt olarak gelişimi ise kendi dışındaki olayları gözlemleyerek ilerlemesidir. Birincisinde olayın içinde bizzat yaşar, ikincisinde ise olayı başkası yaşar, o da ona bakarak faydalanır.
Devamını oku...
İdrak, sonsuz madde sistemlerini birbirine bağlayan bir kudrettir. Yalnız, bu konuyu anlayabilmek için biraz bilgi birikimiyle birlikte çok geniş çaplı düşünmek gerekir, çünkü bir ucu kainat üstüne uzanıyor diğer ucu kainatın her yerine dağılıyor. İdrakin kainata girdiği noktaları kısaca hatırlatalım. İlk başlarda ruhların ihtiyaçlarını kainat maddelerine yansıtan asli tesir, maddeleri harekete geçirdikten sonra ruhlar bu maddelere pasif olarak bağlı kalıyorlardı. Buradaki madde hareketleri ruhta uyuyan bir kabiliyeti yavaş yavaş uyandırıyordu. Ruh maddeden kopamadığı için ruhta uyanan kabiliyet tekrar dönüp maddeye yansıyordu. Maddeye yansıyan bu kabiliyet, maddeye değil ruha ait bir kabiliyet oluyordu. Maddede ortaya çıkan ruha ait bu kabiliyet, bağlı olduğu maddenin hareketleri hızlandırılınca ayni şekilde kalmıyordu. Hızlandırılan madde hareketiyle birlikte ruhtaki kabiliyetin vibrasyonu da yükseltiliyordu. Ayni anda, hareketleri hızlandırılmış maddeler ilk hallerine göre büyük fark atıyordu. Bu büyük farkın nedenleri hakkında ruh ilk bilgileri almaya başlıyordu. Bu ilk bilgiler, sebep sonuç yasalarıyla ilgili bilgilerin kainatta ilk ortaya çıktığı noktalardır.
Devamını oku...
Realite, İnsanların, hislerinin ilgili olduğu mevcudiyetlere inanmaları, demektir. Hisler daima değiştiğine göre, dünyada değişmeyen sabit bir realite yoktur. Realiteler de idrakle beraber gelişir. İdrakler ne kadar artarsa realitelerin kapsamı da o oranda genişler. Yani hislerin kapsamına giren mevcudiyetler çoğalır. Realiteler aşağıdan yukarılara doğru kesintisiz olarak birbirini izler. Her hangi bir kademenin vazifeye yönelmiş realitesi, üst kademenin nefsaniyet realitesini, nefsaniyete yönelmiş realitesi de alt kademenin vazifeye yönelmiş realitesini oluşturur. Geçmiş bir realite gelecek realiteyi hazırlarken, gelecek realitenin öz bilgileri içinde o geçmiş realitenin de izlenimleri bulunur. Böylece gelecek realiteler geçmiş realitelerin sonuçlarını içine ala ala genişler. İnsanın tekamül ihtiyacına ve idrak kapasitesine göre bu realiteler değişerek birbirini takip eder.
Devamını oku...
İnsanlık safhasındaki vicdan mekanizması idraklere göre ayarlanır. İnsanlar arasında en basitinden en yükseğine kadar çok çeşitli idrak seviyeleri vardır, bu idrakler farklı olunca vicdanlar da farklı olacaktır. Vicdan mekanizmasının herhangi bir kademesinde, birbirine zıt olan iki unsur, aşağıdan yukarıya doğru sıralanıp düzenlenmiş realitelerin alt ve üst iki basamağını oluşturur. Alttaki basamaklar nefsaniyete doğru iner ve yaşanmış realiteler olur. Üstteki basamaklar da vazifeye doğru çıkar ve yaşanacak realiteler olur. Bu durumda, vicdan mekanizmasının dengeleri hangi seviyelerde bulunursa bulunsun, unsurlarının her biri, insanın yaşadığı ve yaşayacağı realiteleri içerir. Vicdan mekanizmasının zıtları arasındaki bağlantıları, ihtiyaç duyulan realiteleri idrak ayarlar. İdrak ne kadar gelişmişse vicdan mekanizması da o kadar iyi çalışır. Bu mekanizmanın her hangi bir seviyesinde bulunan zıt unsurlardan üstteki sevgi ise alttaki nefret olur. Üstteki başkalarını düşünmek ve önem vermek ise alttaki bencillik olur, fakat standart bir sıralama yoktur, ihtiyaca göre düzenlenir.
Devamını oku...
|