 (13 Nisan 2011)
|
Düşüncelerin farkında olmanın beden ve çevre ilişkileri üzerinde ne kadar çok büyük etkileri olduğunu biliyorsunuz. Her insan düşünür fakat bazıları da nasıl düşündüğünü düşünür. Düşüncelere hakim olmayla ilgili birçok bilgiler bulmak mümkün. Ayrıca düşüncelere hakim olmak o kadar kolay olsaydı, yıllarca uğraşan insanlar birkaç basit yöntem bulur ve herkes düşüncelerini çoktan kontrol altına almış olurdu. Bu kadar sabırlı ve gayretli uğraşılara rağmen, sonuçta hakim olanın kim olduğunu görebilirsiniz. Şu anda bile duygu ve düşüncelerin ne olduğu hakkında yeterli bilgiye sahipken onları hala kontrol edemediğimizi, tam tersine onların kontrolü altında olduğumuzun farkındayız. Burada biraz duralım, bu düşüncelere hakim olmanın zorluğu nereden kaynaklanıyor veya bu zorluğu kolay hale getirecek olan şey nedir?. Düşüncelerin gerçekte ne olduklarıyla ilgili verilen yeni bilgiler olacaktır. Bu bilgiler bin sene önce verilseydi daha iyi olmaz mıydı, ne faydası veya ne zararı olurdu?. Tekamül seviyelerini, hayat planlarını, ihtiyaç duyulan ve maddi tatbikatı zorunlu olan büyüme aşamalarını düşündüğünüz zaman bu sorunun cevabını kendiniz bulabilirsiniz. Ve, her bilgi yerli yerinde ve zamanında verilmelidir, sonucunu çıkarırsınız.
Devamını oku...
Dünyanın her yerinde ruhsal konularda verilen bilgilerin içeriğini nitelik bakımından tetkik ederseniz, aralarındaki benzerlikleri görebilirsiniz. Biri diğerinden farklı olan ruhsal bilgilerin ve isimlerin ifade ettiği şeyler birbirine bağlı olan şeylerdir, daha doğrusu bir bütündürler. Bütünün parçaları çok çeşitli şekillerde ve dillerde ifade edilebilir. Kısaca anlatmak istediğimiz şey, hayatın arka planında saklı görünen ruhsal bilgilerin aktığı ruhsal alemdir ve bu alem insanlar onu keşfetmeden önce de vardı. Dünyadayken bütün mesele iki alem arasında olan biteni fark etmektir. Bu farkındalığı çeşitli derecelerde ortaya çıkartan şey de çok değişik şekillerde ve dillerde ruhsal alemlerden yapılan lokal yardımlar ve verilen bilgiler olmuştur.
Devamını oku...
Asli prensip konusunun anlaşılmasında bir takım bilgiler kolaylık sağlayacaktır. Mesela bunlar, yüksek vazife planlarından insanlığa bilgiler verilirken bu bilgilerin nasıl alındığıyla ilgili konulardır. Kaynağından çıkan yüksek bir tesirin nasıl azaltıldığı, bir insanın manyetik alanıyla uyumlu hale nasıl getirilip bağlandığı, sonra o insanın şuur dışında bulunan malzemeler kullanılarak o insanın lisanıyla nasıl ifadelere dönüştüğünü bilmek gerekir. Aynı tesirin yabancı bir insanda, o insanın kendi lisanıyla o tesirin aynı manaları taşıyan ifadelere dönüşmesi, kullanılan kelimelerin veya ifadelerin sadece dünyaya ait kelimeler veya ifadeler olduğu rahatlıkla anlaşılır.
Devamını oku...
Kainat yönetimiyle ilgili olan bu konuyu kısaca gözden geçirelim. Vazifeli varlıklardan oluşan organizasyonların hiç birinin bu boyutta bulunmadığını, yani içinde bulunduğumuz zaman ve mekanın dışında bir zaman ve mekanda bulunduğunu biliyorsunuz. Aynı zamanda varlıkların bireysel olarak vazife almadıklarını, vazife planlarının hiyerarşik yapısına katılabilmek için üç beş varlığın idraklerinin birleşerek tek bir vücut gibi hareket etmesi gerektiğinin bir kural olduğunu öğrenmiştiniz. İdraklerin birleşimi konusu çok önemli bir konudur. Bu konuda birkaç bilgiyi hatırlattıktan sonra devam edelim.
Devamını oku...
Vazife ve sorumluluk açık olarak bilinen konulardır. Vazife sorumluluğu hakkında yinede birkaç konuyu hatırlatmak gerekiyor, çünkü insana gerçek anlamda bir vazife verilmez.
Bir vazifeden sorumlu olmakla bu sorumluluğu kazanmanın tatbikatı içinde bulunmak ayrı şeylerdir. Dünya hayatı, insanları vazife sorumluluğuna hazırlar ve insanlar da bu sorumluluğu kazanmanın çeşitli tatbikatlarını yapar. Hiç kimse acemi birine çok önemli işleri teslim etmez.Vazife, insanlık alemi tamamlandıktan sonra insan varlığına verilen veya kendisinin istediği bir yetkidir. Bu cevaptan sonra genellikle insanın aklına bir sürü soru gelir ve onlar da ‘ben’ ile ‘benim varlığım’ arasındaki ikilikle ilgili sorulardır. Yani insanlık alemi tamamlandıktan sonra benim varlığım vazife alacaksa burada ben ne oluyorum? gibi akla gelen sorulardır. Sen, onun bir aracısın demek genellikle bir kültür bilgisi olarak kalıyor ve insanı tam tatmin etmiyor.
Devamını oku...
|