Özel notlar: 09 İDRAK, KENDİ KENDİSİNE NASIL MÜDAHALE EDER ?.

http://www.dunyaana.com/images/crc31zf.jpgBu konu, idrak hakkında verilen çok geniş bilgilerin sentezi sonucunda anlaşılabilecek bir konudur. İdrakin nasıl ortaya çıktığını, nasıl geliştiğini ve hangi seviyeden sonra, kendi kendisine müdahale etmeye başladığını, kısaca hatırlatalım. Siz uyuyan bir insanı tutup sarsarsanız ne olur? Uyanır. İdrakin ortaya çıkması, uyuyan bir insanı sarsarak uyandırmaya kabaca benzer. Bu konu hakkında verilen ön bilgileri, hızla gözden geçirelim.

Ruh, amorf bir madde parçasına bağlandığı zaman, o maddenin hareketlerinin dışına çıkamıyordu. O maddenin hareket şekilleri ise asli prensip tarafından düzenleniyordu. Ruhun bağlanmış olduğu madde geliştirildikçe, onun mekanik hareketlerine uyum sağlayan ruhta otomatik olarak o hareketlere uyum sağlıyor ve tekamül ediyordu. Bu mekanik tekamül, maddenin ne şekilde hareket ettirildiğine dair ruhta içgüdüsel davranış şeklini uyandırıp ona bu mekanik tekamülü kazandırmış oluyordu. Amorf maddenin sadece hareketlerine uyum sağlayarak kazanılan bu tekamül şekli, ruh bir özvarlığa sahip oluncaya kadar devam edecekti.

Devamını oku...

Özel notlar: 07 KAPIYI AÇMAK :

http://www.dunyaana.com/images/crc4d.jpgSembolik olarak ifade edilen kapıyı açmak, insanlar için ilk defa meydana gelecek olan bir olaydır. İnsan, arkasında ne olduğunu bilmediği bir kapıyı açmaktan çekinir. Bu kapının arkasında ne olduğu ve yolunun nereye çıktığı İlahi Nizam ve Kainat adlı kitapta insanlara bildirilmiştir. Hatta kitabın tamamı kapının önü ve arkasıyla ilgilidir. Bu kapının arkasındaki oda sevgi planına, o odanın da çıkış kapısı vazife planına açılmaktadır. Bu, dönüşü olmayan fakat huzura giden bir yoldur. Her insanın özvarlığı eninde sonunda mutlaka bu kapıdan geçecektir. 

Bu kapı, sembolik olarak tarif edildiği gibi, içinde bulunduğumuz hidrojen aleminden çıkış kapısıdır. Özvarlık kainatta ruhu temsil ettiği gibi, insan da dünyada özvarlığı temsil eder. Bu alemin, yani hidrojen aleminin, en son hazırlık yeri insanlık alemi olduğu için kapının açılması özvarlığın insanlık alemindeki işlerini bitirmesine bağlıdır. Fakat, insanların bu kapıyı açacak liyakate, kendi arzu istek ve gayretleriyle ulaşması şarttır çünkü bu tekamülün bir kuralıdır. Yoksa kapıda her gelene buyurun içeri diyecek biri bulunmaz.

Devamını oku...

Özel notlar: 08 İNSAN BEYNİNDE ŞUUR MERKEZİ NASIL MEYDANA GELİR ?.

http://www.dunyaana.com/images/crc4p.jpgBunun cevabı aynı zamanda özvarlığın kendi zamanından uzaklaşıp dünya zamanına nasıl dahil olduğunu da açıklar. Bu konuyu kısaca gözden geçirelim. Özvarlık şuurlu bir varlıktır. Maddi özelliğinden dolayı kürevi zaman dediğimiz bir zamana bağlıdır. Dolayısıyla ne dünya maddelerine ne de bu maddelerin bağlı olduğu dünya zamanına doğrudan doğruya bir bağlantısı olamaz. Bir insanın özvarlığı sevgi planına veya vazife planına geçmemişse, yani insanlık alemini bitirmemişse, beyin hücresi varlıklarını ilk defa toplayıp ilk insan bedenini kurduğu andan itibaren insanlık alemini bitirene kadar o topladığı beyin hücresi varlıklarını bir daha bırakmaz. O ilk gününden insanlık aleminin son gününe kadar binlerce beyin hücresi varlıklarını hakimiyeti altında tutar, ve her insan bedeni kuracağında da ayni hücre varlıklarını kullanır.

Devamını oku...

Özel notlar: 14 AN’DA OLMAK :

http://www.dunyaana.com/images/crc4r.jpgGeçmiş zamanda, şimdi de ve gelecek zaman içinde aynı anda bulunmak konusu birçok insanın aklının almadığı bir konudur. Gerçekten bir insan geçmişi düşünebilir hatıralar içinde yaşar. Bedeninin bulunduğu zaman içinde de yaşar, yani gününü yaşar. Umutları ve beklentileri olan geleceği düşünür, bu defa hayal kurarak gelecekte yaşar. Kısaca bir insan geçmişi, şimdiyi veya geleceği ayrı ayrı veya birinden öbürüne atlayarak yaşayabilir. Fakat bu akıp giden zaman çizgisi, çizgi değil de nokta ise nasıl olacak?. Hem geçmiş hem gelecek ayni anda nasıl yaşanacak?. Pratik olarak bedenli bir insanın an’da bulunması mümkün değildir. Şimdi’de yaşıyor olmak o tek nokta olan an’da bulunmak değildir. Yine zaman çizgisinin üzerinde geleceğe doğru gidiyor halde bulunmak olur ve rasyonel olarak zaman geçmişte birikmeye devam eder. Dikkat ederseniz geçmişi veya geleceği yaşarken o yaşanan ortama fizik beden taşınamıyor, beden şimdiki zamanda kalıyor. Eğer insan, an’da bulunabilseydi bedeni de geçmişe veya geleceğe birlikte gitmesi gerekirdi. Bu durumda beden, bağlı olduğu zamanın dışına çıkamaz.

Devamını oku...

Özel notlar: 11 REALİTE FARKINDALIĞI:

http://www.dunyaana.com/images/crc4m.jpgHer insanın bir realitesi vardır, her insanın bir planı vardır. Okuyorsunuz, şimdi bir dakika durun ve bekleyin: Bu bilgiye o kadar çok aşinasınız ki sizin için yeni bir bilgi olmadığı için artık üzerinde düşünmez devam ederdiniz. Her insanın bir realitesi var, bilgisini önce hayata geçirelim sonra devam edersiniz.

Bir bilginin faydası, onu uygulayınca veya yaşayınca görülür fakat önce onun anlaşılması ve benimsenmesi gerekir. Bilgi aynı bilgi olmasına rağmen her insan o bilgiyi kendi bakış açısına göre ayrı ayrı şekillerde yaşar. 

Bu cümle, her insan, diye başladığı için buna siz de dahilsiniz. Bu demek oluyor ki sizin de bir realiteniz var, yani sizin de bir gerçekliğiniz var, herşeye karşı bir bakış açınız var. İşte bu her şeye karşı olan bakış açınız sizin realitenizdir. Her insanın bir realitesi var, cümlesine siz hangi açıdan bakacaksınız? Elbette kendi açınızdan bakacaksınız. Diğer insanların realitelerinin olduğuna hangi açıdan bakacaksınız? Elbette kendi açınızdan bakacaksınız. Diğer insanlar bu bilgiye hangi açıdan bakacak? Elbette kendi açılarından bakacaklar. Pekala, siz burada yapılacak olan yoruma hangi açıdan bakacaksınız veya değerlendireceksiniz? Elbette Kendi açınızdan bakacak ve değerlendireceksiniz. Şimdi, her insanın bir realitesi var cümlesine biraz yakından bakalım.

Devamını oku...

Bu site özeldir ve ticari amaç taşımaz.

Copyright © Dünya Ana