DOGONLAR’DA SİRİUS GİZEMİ - BÖLÜM9

http://www.dunyaana.com/images/flower%2035.jpgSİRİUS İLE GÜNEŞ’İN EVLİLİĞİ

Dogonlar, daha önce gördüğümüz Ogo’nun sünneti sırasındaki olayları, «ikizlerin ayırılma şeması (tonu)» denilen bir şekille temsil ederler ( Şekil-27). Bu şekil, Sirius ve Güneş’in, «Amma’nın rahmi»ne nazaran birbirleri karşısındaki durumlarını, karşılıklı mevkilerini ifade etmektedir. «Amma’nın rahmi»nde plasentasından koparılma fiiline maruz kalarak dişi ikizinden ayıran Ogo, burada, tüm yaratılanların tapınağı olmak üzere sonradan meydana getirilen Sirius-B yıldızı («Po yıldızı») ile temsil edilir. Nommo tityayne de Sirius yıldızı («Sigi yıldızı») ile temsil edilmektedir.

Devamını oku...

DOGONLAR’DA SİRİUS GİZEMİ - BÖLÜM8

http://www.dunyaana.com/images/flower%2037.jpgGÜNEŞ SİSTEMİ

Tüm ilkel toplumlar yermerkezci bir düşünüşle, hemen hemen her zaman Dünya’yı evrenin merkezi olarak kabul edegelmişlerken ya da Güneş’in dünya’nın çevresinde döndüğüne inanmışlarken, Dogonlar tam tersine, Dünya’nın evrenin merkezi olmayıp Güneş’in çevresinde döndüğünü kabul ederler. Evet, Dogonlar Kopernik öncesi Batı uygarlığıyla karşılaştırıldığında bile ilkel kalan bir düzeyde yaşantılarını sürdürmektedirler ama, Batı uygarlığı Galile’yi mahkûm ettiği sıralarda onlar Dünya’nın diğer gezegenler gibi hem Güneş’in çevresinde dolandığını, hem de kendi ekseni etrafında döndüğünü bilmekteydiler.

Devamını oku...

DOGONLAR’DA SİRİUS GİZEMİ - BÖLÜM7

http://www.dunyaana.com/images/flower%2025.jpgKAN YOLU YILDIZLAR SİSTEMİ

Daha önce, Nommo’nun Adanması kısmında bazı yıldız ve gezegenlerin yaratılışlarını görmüştük; Amma, adanan Nommo’nun vücudunu küçük parçalar halinde bölüp pay etmiş ve Nommo’nun her organını koyduğu yerden bir veya birkaç yıldız ya da gezegen ortaya çıkmıştı ( 37). Böylece Amma «kelâmın telâffuz» yerleri, merkezleri olarak kabul edilen organları, adanan Nommo’nun kan hattı ve plasentası üzerine yerleştirerek bir âlemin uzaysal morfolojisini belirlemişti.

Devamını oku...

DOGONLAR’DA SİRİUS GİZEMİ - BÖLÜM6

http://www.dunyaana.com/images/flower%2018.jpgKÂİNAT MODELİ

Mali’nin Bandiagara yarlarında yaşayan ve sayıları ancak 250.000’i bulan Dogon yerlileri, bugün, ekime elverişli olmayan topraklarında büyük bir sebatla tahıl yetiştirmeye çabalayarak, siyah Afrika’nın tarım ve hayvancılıkla uğraşan milyonlarca yerlisi gibi sade bir yaşantı sürdürmekteler. Fakat ileri bir uygarlığın Astronomi alanında kullanabileceği her türlü araç gereçten yoksun olan Dogon Astronomisinin içerdiği bilgiler, pek çok konuda, bugünkü Astronomi biliminin vardığı sonuçlara paralellik göstermektedir. Bu yerlilerin, günümüze dek pek çok bilginin tasarlayamamış olduğu, Astronomik gerçeklere uygun bir evren modeline sahip olduklarını görmekteyiz.

Devamını oku...

DOGONLAR’DA SİRİUS GİZEMİ - BÖLÜM4

http://www.dunyaana.com/images/flower%2051.jpgİNSANLARIN YARATILIŞI

Dogonlar’a göre, insanlar «en yüksek Gök Katı»nda yapılmış, imal edilmiş ve Tilki Ogo’nun henüz ancak yontmuş, kabasını almış olduğu boş, işlenmemiş Dünya’ya nakledilmişlerdir ( 17). ( 17) «Beşer varlığının... ( yeryüzünde) mevcudiyetine imkân veren şartlar teşekkül ettikten sonra, bir bedenin meydana getirilmesi zarurî olmuştu. Bedenin hâsıl olması için gereken bütün malzeme, şüphesiz sadece yeryüzünde mevcut değildi. Dünya insanı beşerin ilk numuneleri, ilk tipleri yeryüzünde meydana gelmemiştir.» ( Sâdıklar Plânı)

Devamını oku...

Bu site özeldir ve ticari amaç taşımaz.

Copyright © Dünya Ana