 (13 Nisan 2011)
|
Ünlü medyum Edgar Cayce’a göre dünyanın tüm tarihinin korunduğu kayıt odasının girişi Sfenks’in sağ pençesinin altında bulunacaktır. Bu geometrik olarak açıkça bellidir. Şekil 11-1’e bakarak incelediğimizde eğer altın oranlı üçgeni Giza platosundaki spirale yerleştirdiğimizde tam Sfenks’in başının içinden geçtiğini görürüz. Ayrıca bir çizgi güneydeki orta piramite doğru, bir tanesi de altın oranlı piramitin çaprazına doğru uzatıldığında kesişme noktaları Sfenks’in sağ omuzu olacaktır.
Sfenks bu aralar büyük bir restorasyona tabi tutulmaktadır. Restorasyon geçirmesi gereken bir bölge de sağ omuzdur (kesişme noktası) Mısırlılar bu noktadaki parçaları düzeltmeye çalışıyorlar. Ayrıca Sfenks’in kafası dA düşmek üzeredir. Yaklaşık altı veya yedi yıl önce Thoth Drunvalo’ya kafanın düşeceğini ve boyun kısmında, aslında bir zaman kapsülü olan geniş altın bir küre bulunacağını söylemişti.
Devamını oku...
Horus’un sol gözü Mısır’da, duygusal beden eğitimi derslerinde verilmişti. Çeşitli duygu, his ve korkular üzerinde yapılan eğitim chakraların hem olumlu hem de olumsuz yönlerini ele alıyordu. Mısır’daki tüm tapınaklar Horus’un sol gözü eğitimi sonucunda yapılmıştır. Bu kursta, katılımcılar insan doğasının farklı yönleri üstünde çalışıyorlardı. Her bir chakrayla ilgili korkular inceleniyordu.İkinci chakradaki korkuyla mücadele eden tapınak, Drunvalo’nun anlattığı kadarıyla, yere açılmış dev bir çukurdan ibaretti. ( Şekil 10-1) Mısırlı modern rehberler dahi, günümüzde turistlere bu çukurun eğitim süreçlerinde kullanıldığını anlatmaktadır. Öğrenci, bu çukura girmek zorundaydı. Daha sonra çukur suyla doldurulurdu. Sonra dikkatli bir şekilde üstü koca taşlarla kapatılırdı. Yapılması gereken alttaki küçük deliği bulup ufak geçitten geçerek diğer taraftan çıkmaktı.
Devamını oku...
Ben, kendim birleşik bir bilinçle bütünleşmenin gerekliliğinin farkındayım. Zaten ben de yıllardır bunu öğretiyordum. Çünkü yeniden doğuş felsefesinin amacı da tam olarak bu bütünleşmedir. Ölümsüzlük düşüncesini ve tekamülü de biliyordum. Bu amaçla da yıllardır çalışıyordum.
Aydınlık ve karanlık güçlerin varlığının da farkındaydım. Ama gene de eksik olan bir şeyler vardı. Drunvalo’nun video kasetlerini izledikten sonra bile, onlar her ne kadar bir çok sorunun cevabını vermiş olsa bile, hala bir şeyler eksikti. Drunvalo’nun anlattığı kutsal geometriye uzun süre dikkat etmedim. İlgileniyormuş gibi görünmek bile zor geliyordu. Bu konuyla ilgilenmem için çok uzun zaman geçmesi, sabrımın olgunlaşması gerekti. Bir çizimi anlayabilmek bile bazen saatlerimi aldı. Çünkü konuyu sadece video kasetlerden öğreniyordum. Ancak sonuç, harcadığım zamanın her saniyesine fazlasıyla deydi.
Devamını oku...
Daha önce de bahsettiğim gibi Thoth Drunvalo’ya 1 Kasım 1984’te yeniden göründü. Birkaç ay boyunca düzenli biçimde iletişimde oldular.
Thoth Drunvalo’nun kutsal geometriyi öğrenmesini istiyordu. Önce Drunvalo bildiklerini anlattı. Ardından Thoth ona daha öğrenmesi gereken çok şey olduğunu söyledi. Bunun ardından iki, üç ay boyunca Thoth ona kutsal geometriyi öğretti.
Temelinde matematiksel kuralların yattığı kutsal geometri gerçekliği de arkasına alarak yapısını sağlamlaştıran bir sistemdir. Çoğu matematikçi ve fizikçi sayıların gerçekliğin bir tür yansıması olduğundan bahsetmiştir. Aslında tüm bu sayılar fizik kurallarının ta kendisidir.
Devamını oku...
Drunvalo Melkisedek kim? Size Drunvalo’nun büyük-büyük-büyük babası Machiavinda Melkisedek’ten başlayarak anlatmama izin verin. Machiavinda galaksinin merkezinden bizimle birlikte olmak için görevlendirilmişti. Yaratıldığımız andan beri bizimleydi.
Büyük Ak kardeşliği ve Büyük Karanlık Kardeşliği, tahmin edilebileceği gibi birbirine zıt iki bilinçti. Machiavinda büyük Ak kardeşliğindendi. Bu kardeşlik yaptığı her şeyi öncelikle evrimimize uyarak yaparken, karanlık kardeşliği korkuyu üretir, evrimi geciktirirdi.
Bu güçler öyle bir denge sağlarlardı ki tekamülümüz ( evrimimiz) tam zamanında gerçekleşirdi. Evrim ne olması gerekenden daha hızlı ne de daha yavaş olurdu. Bir üst düzeyden bakıldığında ( dördüncü veya daha üst) bu birleşik bilinç olarak kabul edilirdi. Bu iki kardeşlik tek gücün armonik bir biçimde çalışan farklı yansımalarıydı.
Devamını oku...
|