 (13 Nisan 2011)
|
Yeniden doğuş her an her yerde olan Tek ruhun varlığını hissedebilmek için gerekli olan bir araçtır. Yeniden doğuş, ancak bundan ibaret değildir. O, aynı zamanda, size ilerleyen süreçte kendi içsel dünyanızı oluşturma becerisi sunan bir öğretidir.
Ruhla birleşebilmenin tek yolu onu içinizde hissetmektir. Bu evrenin sonsuz gücüyle birleşebilmenin tek yoludur.
Yeniden doğuş havadaki enerjiyi solumayı öğrenmektir. Bu bedenimizi inşa eden, yaşam gücü, ya da parana dediğimiz şeyle aynı enerjidir. Bu enerji bedenimizi dengeleyebilmeyi, iyileştirebilmeyi sağlayan enerjidir. Ancak yeniden doğuş sadece soluma egzersizleri de değildir. Yeniden doğuş bilinçli nefes almayla, aklın uyum içinde kullanımıdır. Bu da iki gücün işbirliği içinde, ahenkle işlemesidir.
Devamını oku...
Drunvalo eğer bu sıralarda bir kutup hareketi gerçekleşirse bunun nasıl bir etkisi olacağını bilmemektedir. Bunu başka hiç kimse de bilemez. Zira şu an yaşadıklarımız son derece sıra dışıdır. Thoth ve diğer ilerlemiş ustalar bizim bu boyutta olmamız gerekenden daha hassas , daha organik ve bilinçli olduğumuzu da belirtmektedirler. ( bu da alışılmadık bir başka durum ).
Drunvalo bir kutup hareketi gerçekleştiğinde neler olduğunu ( normal durumlarda ) bilmektedir. Değişiklik noktasına yaklaşıldığında, yeryüzünde her şey alt üst olur. Kim ve ne olduğumuz, hafızamızın tümü, dünya manyetik alanına kayıtlıdır. Bir anlamda bir bilgisayara benzemekteyiz. Bilgiyi işleyebilmek için bu alana ihtiyaç duyarız.
Devamını oku...
Bu öyküye başlamadan önce Thoth ve diğer tekamül etmiş ustaların Marslılar’ın Atlantis’e yaptıklarını düzeltmek için yarattıkları suni Mesih bilincine dönmek istiyorum. Tekamül etmiş ustalar bu sistemi yaratırken Mısır’da Amenti koridorlarındaki yaşam çiçeğine bağlı bir çukur açıp işler hale getirdiler. Ustalar, ardından ancak 1998 kışından itibaren dördüncü boyuta aday olduğumuzu, o tarihte de çok az sayıda insanın bunu başarabileceğini hesapladılar. Bu durumda suni bir Mesih bilinci yaratmak gerekiyordu. Bu aslında çok önemli bir deney değildi. Sadece gezegeni boyutsal anlamda bir ileri seviyeye atlatmak gerekiyordu.
Devamını oku...
Resmi adı Gökkuşağı Projesi olan, Philadelphia deneyi, bir savaş gemisini görünmez yapmayı hedefleyen, son derece gizli, askeri bir deneydi ( en azından görünüşte). Evet, hedef buydu. GÖRÜNMEZLİK! Aynı adlı filmi izlediniz mi? Bu deney 1943 yılında, yani ikinci dünya savaşının tam ortasında gerçekleşti. Bir savaş gemisini görünmez kılmak o kadar da zor bir şey değildir. Yapmanız gereken tek şey gemiyi bu boyutun bir üst tonuna almaktan ibarettir. Bu durumda bir alt ton seviyesindeki herkes için gemi görünmez olacaktır. Drunvalo bunun herkesin yapabileceği kadar basit bir şey olduğunu söylüyor ( bu Klingonların buluşuydu). Philadelphia Deneyi’ndeki teknolojiyi Grilerden aldık. Bizim, ikinci dünya savaşını kazanmak için çok özel bir silaha ihtiyacımız vardı. O nedenle bunu istemiştik. Ancak onların bize bu teknolojiyi sağlarken, çok daha farklı amaçları vardı. Bundan daha sonra bahsedeceğim.
Devamını oku...
Kutupların son kez hareket ettiği ve bizim bilincimizin derecesinin azaldığı milattan önce 10.500 yılında Drunvalo bizim öteden beri yapa geldiğimiz doğru nefes alabilme yetimizi yitirdiğimizi söylüyor. O sırada, son derece tuhaf olan şu anki nefes alma şeklimize geçiş yaptık. Neredeyse, evrenin hiçbir yerinde, hiçbir kimse bu şekilde nefes almamaktadır.
Genelde nefes aldığımızda iki şeyi içimize çekeriz. Birincisi hava, diğeriyse pranadır. Prana yaşam gücü enerjisidir ve var olabilmemiz için havadan çok daha fazla önemlidir. Prana sadece havada değil, her yerdedir. Bulunmadığı hiçbir yer yoktur. Bir laboratuar tüpünün yada bir vakumun içinde bile bulunur.
Devamını oku...
|