 (13 Nisan 2011)
|
Findhorn topluluğunun büyümesi iş başındaki tüm tezahür kanunlarına ait demonstrasyonlar çerçevesinde gerçekleşti. Topluluğun üstesinden gelmesi gereken sorun, topluluğun sayı bakımından büyürken, bu tezahür olaylarını aynı etkinlik seviyesinde nasıl tutabileceği ve üyelerin birey olarak, kendi şuur gelişimleri için tezahür olaylarını bizzat gerçekleştirebilmelerinin nasıl sağlanacağı olmuştur.
Bu sorun çeşitli şekillerde hissedilmiştir. Şimdiden ortaya çıkmış ve hızla büyümekte olan sorun, cemaatin öncekine oranla daha büyük masrafları karşılama zorunluluğudur. Mali alanda vakıf gelirinden çok daha fazlasını ödemektedir ki bu hangi alanda olursa olsun, sağlıklı bir gidiş değildir. Her ne sebeple ise, görünüşe göre tezahür mekanizması işlememekte. Niçin? Şüphesiz, mali sıkıntı duygusu başlı başına, etkin tezahür olayları için şart olan grup birliği şuurunu zedelemeye yeterlidir. Fakat gerçek sebep bu değil. Acaba çok hızlı büyüme bu durumda neden olabilir mi?
Devamını oku...
Tezahürün ardında yatan spiritüel ilkeler tartışılırken, bu kavramın bütünlüğüne işaret etmeye çalışıyorum; ve bir yandan onun enerjiyi forma dönüştürerek ( şekle bürüyerek) şekil içinde ifadelenmesine imkan veren bir araç olduğunu kabul etmekle beraber, onun sadece birtakım şeyleri elde etme yolu olmaktan çok daha öte bir mana ifade ettiğini de anlatmak istiyorum. Eğer “ OLMAK” Tezahür Kanunu’nun sırrı ise, o zaman tezahürün gerçekte ne olduğunu iyice bilmek de “ VAROLUŞ”un sırrını anlamak için bir yoldur. Paylaştığımız kavramlar, meditasyon ( murakabe) ve kontamplasyon ( temaşa) için ve yine kendi şuurumuzda ve grupsal şuurda daha öte aşamalara varmak üzere bir başlangıç noktası olarak kabul edilmelidir.
Devamını oku...
Findhorn'un gelişimi büyük ölçüde tezahür kanunlarının uygulanmasına dayanmaktadır. Uzun yıllardan bu yana bu kanunlar şöyle ifade edilmişlerdi: Küçük benlik bütün bütüne feda edilmeli ki kişi Tanrı'nın iradesi altında berrak bir görüş ve ilhama ( vizyona) sahip olabilsin; ve gerçek ihtiyaç ile kişisel arzu ve istekleri birbirinden ayırt edebilsin. Yöntem ise, o ihtiyacın karşılanmasını Tanrı'dan, yalnızca O'ndan beklemek. Gerçekleşmesi gereken her ne ise, onun hakkında kesin ve net bir vizyon veya düşünce taşımak ve gerekirse, onu onunla ilgili herkes ile paylaşmak, aynı görüşe sahip olmalarına imkan vermek, ihtiyacın kusursuz şekilde karşılanacağı tam bir inanç bütünlüğü içinde bilerek bir kez istemek. Böyle olduğuna şükretmek ve bu inancı ve düşünceyi serbestçe salıvermek.
Devamını oku...
İnsan şuuru farklı kademelerde fonksiyon yapar. Ve onun temel fikirlerinin ve davranışlarının şekillendirilmesinde bu şuur seviyesinden hangisi veya hangileri daha büyük rol oynuyorsa, o ferdin hayat ve kainat hakkındaki yorumu da buna göre şekillenir. Şuurun çıkış yeri ( başlangıç yeri değil – Ç.N.) bireyin doğa kanunlarını anlayış biçimini ve o kanunlarla iş birliği etme şeklini tayin edecektir. Tezahür olayı esas itibariyle bütün seviyeler için temelde bir ise de, tezahür süreci ile ilgili yaklaşım ve kullanım, tezahürün mekanizması, bireyin şuur düzeyine bağlıdır. Bu noktanın anlaşılması, “ eski” ve “yeni” tezahür kanunlarından bahsedilirken ne kastedildiği hususuna ışık tutacaktır.
Devamını oku...
Tezahür ( tecelliyat) sihir veya efsun değildir; o, enerjiyi bir realite seviyesinden bir diğer realite seviyesine (düzeyine) aktarmak üzere, doğayı yöneten ilkeler ve kanunlar ile işbirliği yapma sürecedir.
Örnekler:
Bir yazarın bir fikri vardır. Bu fikir, onda zihinsel bir enerji halinde bulunmaktadır. O bu fikri bir piyes ya da bir roman şeklinde yazıya döker. Şimdi o enerji artık fizik form içinde, basılı bir kitap haline gelmiştir.
Bir mucit yeni bir makine tasavvur eder ( tasarlar). Uygun malzeme ile çalışarak bu fikrine fiziksel bir form verir.
Devamını oku...
|