EDGAR CAYCE İNSANIN KADERİ - BÖLÜM 1

http://www.dunyaana.com/images/edgar%20cayce%204.jpgEDGAR CAYCE

Zaman zaman adamın biri ortaya çıkıverir ve o ana kadar kabul edilmiş olan fikirleri tamamen alt üst eder. Söyledikleri ve yaptıkları, “doğal” ya da “normal”e ilişkin kavramlarımıza meydan okur; bilinmezler ormanında yeni bir yol çizilmiştir artık.

Sigmund Freud, büyük bir buluşun üç devresi olduğunu yazmıştır. Birinci safhada, hasımları, mucidin deli olduğunu iddia ederler. Biraz daha sonra, bedenen ve akıl bakımından sağlıklı olduğunu, ancak buluşunun önemsiz olduğunu belirtirler. Ve en sonunda da, bu buluşun hiç şüphesiz önemli olduğunu, ama bir yenilik getirmediğini, çünkü herkesin zaten uzun zamandan beri bundan haberdar olduğunu açıklarlar.

Devamını oku...

UZAYLI ÖĞRETMEN ASHTAR SHERAN’dan - YEDİ EMİR - BÖLÜM 17

http://www.dunyaana.com/images/ashtar%20sheran%201.jpgYEDİ EMİR

1- Başlangıçta mekânsız kudret ve müteal zekâ vardı. Bu kudreti ve bu zekâyı, rasgele bir mesel ile anlaşılabilir hâle getirmeye gücün yetmez. Bu konuda hiçbir düşünce öne süremezsin; bu zekâyı, kendi zekân ve duyguların vasıtasıyla Yaradan’ın olarak kabullenmeye bak.

2- Tabiat yasalarına zıt düşecek anlamda, yaşama ve hareket etme hakkına sahip değilsin; böyle davrandığın takdirde, sadece astral bedenine ve kendine değil, fakat ayrıca soyundan gelecek olanlara da zarar verirsin. Hâl böyle olunca da onlara artık kimse yardım edemez.

Devamını oku...

UZAYLI ÖĞRETMEN ASHTAR SHERAN’dan - SORULARIMIZA DEVAM EDİYORUZ - BÖLÜM 15

http://www.dunyaana.com/images/ashtar2.jpgSORULARIMIZA DEVAM EDİYORUZ

Soru: Küçük Azizler’in Almanca’yı tercih ettiklerini fark ettik. Bunun sebebi nedir?

Cevap: Bu dil, ihtiyacımıza pek güzel cevap veriyor, çünki deyimler açısından pek zengin bir dil. Küçük Azizler, Dünyalılar’a kıyasla her bakımdan daha geniş bir kelime hazinesine sahiptirler; onun için, meramlarını ifadede çok geniş kapsamlı deyimlere başvurmak zorundadırlar. Başka dil kullanmış olsaydım, örneğin İngilizce’yi kullanmış olsaydım, büyük ihtimalle birçok hususu açıklayamamış ve belki de söylemek istediklerimi tam anlamıyla anlatamamış olacaktım.

Devamını oku...

UZAYLI ÖĞRETMEN ASHTAR SHERAN’dan - SONUÇ - BÖLÜM 16

http://www.dunyaana.com/images/ashtar3.jpgSONUÇ

Böylece size yanılgılarınızı göstermeye çalışmış oldum. Ne yazıktır ki zamanım pek kısıtlı. Sözlerime artık son vermek zorundayım. Dünya insanlığı, zaman içinde gerçi büyük düşünürler yetiştirmiştir, ama onlara iyi malzeme sunamamıştır. Savaşlar ve din mücadeleleri, yücelik taşır türden örneksemeler (analogie) meydana getirmeye elverişli bir malzeme değildir.

Dünya, özellikle de barıştan mahrum durumda bulunmaktadır; ama yanılgıların bir bir ele alınıp irdelenmesi ve giderilmesi gerektiğini var gücünüzle ifade etme cesaretini göstermediğiniz sürece barışı kurmanız mümkün olamayacaktır.

Devamını oku...

UZAYLI ÖĞRETMEN ASHTAR SHERAN’dan - FATİMA OLAYI - BÖLÜM 14

http://www.dunyaana.com/images/ashtar1.jpgFATİMA OLAYI

Tüm yeryüzü ülkelerindeki din adamları, nerede bir mucize olacak diye gözlerini dört açarak beklemektedirler. Açıklanamaz türden bir olay cereyan ettiği zaman, TANRI ile ilgisi olmasa bile, bu olay hemen ilâhî mucize diye yorumlanıvermektedir.

Fatima olayı içinde bir yorumda bulunmak gerekiyordu ve bu yorum da Kutsal Kitap’a, yani Yeni Ahit’e tüm ayrıntılarıyla uymalıydı. Kilisenin böyle delillere ihtiyacı vardır, yani gözle görülür olaylara ihtiyacı vardır. Aynı Fatima olayı birçok kez cereyan etmiştir. Ama bunlara insan yığınları tanık olmamıştır. Bu bakımdan Fatima mucizesi bir istisna teşkil etmiştir, çünki bu olaya tam 70.000 kişi tanık olmuştur. Ancak ne var ki, Katolik kilisesi bu olayı, bir Meryem Ana mucizesi olarak nitelendirmiştir; çünki medyom çocuklar Meryem Ana’yı gördüklerini ifade etmişlerdir.

Devamını oku...

Bu site özeldir ve ticari amaç taşımaz.

Copyright © Dünya Ana